Afyonkarahisar, sadece erenler, evliyalar, şehitler yatağı, yiğitler, kahramanlar otağı, cumhuriyetin temellerinin atıldığı ve kazanıldığı mübarek topraklar olmakla meşhur değildir. Afyonkarahisar aynı zamanda büyük ediplerin, mütefekkirlerin, şair ve yazarların yetiştiği bir ildir
İşte ilimizin yetiştirmiş olduğu milli şairlerimizden birisi de Osman ATTİLA’dır, Türk edebiyatında büyük izler bırakan şairlerden birisi olan Osman ATTİLA, 10 Mayıs 1922'de Afyonkarahisar'da doğmuştur.
Babası, Tenekecioğulları'ndan Cafer Çavuş'tur. Tenekecioğlu Hacı Ali ile Dudu Hanım'ın küçük oğlu olan Cafer Çavuş, Afyon' da doğmuş, baba mesleği olan cam ve teneke ticaretiyle geçimini sağlayan bir esnaftır. Cihan Harbi sırasında Kafkas Cephesi'nde bulunan Cafer Çavuş, mütareke ve terhisinden sonra Afyonkarahisar’a dönerek, vefatı tarihi olan 1931 yılına kadar cam ve teneke ticaretine devam etmiştir. Annesi Emine Hanım, Afyonkarahisar'ın tanınmış ailelerinden Yolpazoğulları'ndan Hacı Mehmet Efendi ve Nazike Hanım'ın kızıdır. Osman Attila, Cafer Çavuş ile Emine Hanım'ın Celal ve Hayri Attila'dan sonra dünyaya gelen üçüncü oğludur.
Osman Attila'nın, şiirlerini Harabi mahlasıyla yazan halk şairi Çiloğlu Bekir (1830-1878)'in soyundan geldiği muhtelif kaynaklarda belirtilmiştir
Çocukluk yılları, ağabeyi Celal Attila'nın mahalli Haber Gazetesi'nde başmürettip olarak çalışması sebebiyle matbuata, annesi Emine Hanım'ın verdiği bilgilere göre "halk türkülerine ait güfteler üzerine uydurmalar ve mırıldanmalar" yapmak suretiyle folklora ve şiire ilk eğilimlerini etrafına hissettirdiği yıllardır.
İlköğrenimine 1928 yılında, kendi ifadesiyle "harf devriminin başladığı yılda" Gedik Ahmet Paşa İlkokulu’nda başlayan Osman Atila, dördüncü sınıfta iken, aralarında gazeteci-şair Muzaffer Görktan Behcetoğlu (1918-1993)'nun da bulunduğu okul duvar gazetesinde ilk yazılarını yazmaya başlar. O yıllarda emekli olarak Afyon' da ikamet etmekte olan şair Adanalı Ziya (1859-1932)'nın henüz ilkokulda öğrenci olan Osman Attila için, "Bu çocuğa dikkat edin" dediğini şairin kendi ifadesinden öğreniyoruz (Rahim Sağ, Osman Attila, Anılar Belgeler 1995)
Milli şairimiz Osman ATTİLA, öğrencilik yıllarında Alyon Halkevi tarafından yayımlanan Taşpınar Dergisi’nde yazı hayatına başladı. Sonraları Ankara'da Türk Dil Kurumu’nun "Türk Dili Dergisi" ile Halkevleri Genel Merkezi'nin yayım organı olan Ülkü Mecmuasında adını yurt çapında duyurdu. Afyonkarahisar'ın yetiştirdiği en önemli şairlerden birisi oldu. Şiirleri antolojilerde ve ansiklopedilerde yer aldı. Kütüphanesini, Afyon Gedik Ahmet Paşa
Kütüphanesi'ne bağışladı? 1965 Genel Seçimlerinde Adalet Partisi Afyonkarahisar Milletvekili olarak T.B.M.M.'ne girdi ve 4 yıl süreyle, çok sevdiği Afyonkarahisar'ı Meclis 'te temsil etti.
1969'da Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Basın Müşavirliğine atandı. Daha sonra Kültür Bakanlığı Basın Müşavirliğine geçti.
Yayımlanan 10'dan fazla kitapları arasında, Afyonkarahisar'la doğrudan ilgili olanlar şunlardır
1.İnaz Köyü Eğitmeni Hasarı Koçak'ın Türküsü
2.Afyonkarahisar Türküleri
3.Atatürk 30 Ağustos'u Anlatıyor
4. Memleket şiirleri antolojisi
5.Afyon'un Hazineleri. Osman Attila'nın şiirlerinin en güzelleri Afyonkarahisar ile ilgili olanlardır.
6. Başlangıçtan Bugüne Türk Kahramanlık Şiirleri Antolojisi
O'nun şu iki dizesi, bütün Afyonkarahisarlıların belleklerindedir: "Herkes beni Ankaralarda sanır, Afyon'da bir dam çökse yüreğim parçalanır!
50 yaşında evlenen Attila'nın çocuğu yoktur. Osman Attilâ, 20 Nisan 1978 tarihinde Ankara'da vefat etti. Naaşı, Afyonkarahisar'a getirilerek, Asrî Mezarlığa defnedildi.
Yazımıza Osman ATTİLA’nın "ŞEHİT ASKERİN MEZARI BAŞINDA" isimli şiiri
Bir tarihten gelinir, bir tarihe gidilir.
Yaşamak isteyenler savaşmasını bilir.
Zamanın kahramanlar gelebilir hakkından.
Bize sesler geliyor uzaktan yakından.
Duyuldu mu bir kere, "Haydi silah başına"
Yeniden girişiriz istiklal Savaşı'na …
Ödü varsa düşmanın meydan açık, hazırız.
Bu toprakta biz doğduk, biz yaşadık, biz varız.
Kınından sıyrılmış kılıç, top ağzında mermiyiz.
Dumlu çocuklarıyız hiç yoldan döner miyiz?
Söz verip baş koymuşuz: istiklal bize haktır.
Buna göz diken düşman çıksın, kahrolacaktır!