Muharrem Günay

MİRAÇ'TA PEYGAMBER (A.S.) VERİLEN HEDİYELER

Muharrem Günay

Sahih rivayetlere göre: Miraç’ta Peygamber Efendimize üç büyük hediye verilmiştir:
Bakara suresinin son kısmı (Son iki ayet; amenerrasûlü)
Beş vakit namaz, ki “Mü’minin Miracıdır.”
Allah’a ortak koşmadıkları halde büyük günah işleyen müminlerin bağışlanacağı müjdesi.
ŞEFEAT: “Her Peygamberin makul bir duası vardır ki hemen hepsi bu hususta acele edip (Dünyada dile getirmiştir ) Ben ise duamı ümmetim için şefaatte bulunmam arzusuyla Kıyamet gününe bıraktım. Ümmetimden Allah’a bir şeyi ortak koşmadığı halde ölen kimse inşaallah buna nail olacaktır.” (Müslim/ İman, Buhari/ Daavat, Tirmizi/Daavat (C.Y.493)
“ Lailahe illallah diyen cennete girer.” İmam-ı Nevevi diyorki : “ Allah’ın varlığına ve birliğine inanıp (şirk ve ortak koşmayan) şahadette bulunan her müvahhid, ya affedilerek hemen Cennete konulur, ya da gereken cezayı çektikten sonra oraya alınır. Cehennem ateşinin ona haram kılınmasından maksat ise, orada ebediyen kalmayacağıdır.” Demiştir
Bilindiği gibi Miraçta Cebrail aleyhisselam Sidretülmünteha denen yere kadar Peygamber Efendimize refakat etti ve orada Peygamber Efendimize kendisi için sınırın bu mekân olduğunu artık daha ileri gidemeyeceğini belirtti. Münteha son nokta, nihâi hedef manasına gelir. Meleklerin ilmi orada son bulduğu için buraya “Sidretu’l-Münteha” dendiği belirtilir. Bu durumda Sidretu’l-Münteha tâbirini daha açık bir ifade ile hudud diyebiliriz Yaratılmışların âlemi ile esma ve İlahi âlemini ayıran hudud’dur. İmâm Nevevî, o hududu, Resûl-i Ekrem (aleyhissalâtu vesselâm) hariç hiç kimsenin aşamadığını söyler.
Peygamber efendimiz Sidre-i Münteha’da Cebrail’i yalnız bırakıp arşa yükseldi. Selam vererek huzuru bakiye vardı ve “Ettehiyyatü lillâhi vessalavatü vet tayyibât” (Dil ile beden ile mal ile yapılan ibadetler, bütün selamlar, senâlar ve dualar Allah içindir” dedi. Yüce Allah, Peygamberimizin bu hitabına “Esselâmü aleyke yâ eyyühennebiyyü ve rahmetüllahi ve berekatüh” (Selamım, rahmetim ve bereketim senin üzerine olsun Ey Nebim, Ey Peygamberim” diyerek selamını aldı. Bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz, “Esselâmü aleynâ ve alâ ibadillâhissalhîn” (Selam bize ve Allah’ın salih kulları üzerine olsun” dedi. Sonra : “Eşhedü enlâilâhe illallah” “(Ben şahitlik ederim ki Allah’tan başka Tanrı yoktur” dedi. Rabbi şu cevabı verdi: “Eşhedüenne Muhammeden abdühü verasulühü” Ben de şahitlik ederim ki Muhammed O’nun kulu ve elçisidir.” İşte Tahiyyat duasını okumak açısından da namaz mü’minin Miracı ve Cenâb-ı Hak’la konuşmasıdır. Namaz kılarken bu konuşmayı hatırlamak, Allah’ın huzurunda tıpkı Miraç’ta Peygamber Efendimizin olduğu gibi olduğumuzu ve Allah’la konuştuğumuzu düşünmek, namazda huşuyu yakalamak açısından çok önemlidir. (Muharrem Günay, Namaz ve Namazı İkâme Etmek, 157,158)
PEYGAMBERİMİZ MİRAÇTA
BAŞKA NELER GÖRDÜ?
Peygamber Efendimiz Miraç’ta gördüklerini şöyle anlatır:
“ Göğe çıkarıldığım gece Cebrail ( a.s ) gördüm, Allah korkusundan eski kilim gibi titriyordu.” (Rumuz el Ehadis: 353/6)
“ Miraç’ta ümmetler bana gösterildi, ümmetimin çokluğu beni sevindirdi. Razı oldun mu? Diye bana soruldu. Ben de evet razıyım, dedim. Yetmiş bin kişi hesapsız cennete girecek, denildi. Bunlar kin tutmayan, efsun-büyü ettirmeyeler, Allah (CC)a tevekkül edenler” dendi.
“Miraç’a götürüldüğüm gece cennette yüksek seviyede yapılmış köşkler gördüm. Cebrail’e:
– Bunlar kimin içindir, diye sordum. Cebrail:
“Öfkesini yenenler ve insanları af edenler içindir.” (Rumuz el Ehadis 287/11)
– “Karınları şiş kimseler gördüm. Firavun taifesi onları çiğniyorlardı.
-Kim bunlar, dedim. Cebrail:
-Faiz yiyenler, dedi.
Bazısı pislik yiyor, bazıları avret yerlerinde bir yama ile hayvanlar gibi otluyor, bazıları memelerinden, bazıları ayaklarından asılı bir topluluk gördüm:
– Kim bunlar, diye sordum. Cebrail:
– Zina edenler, çocuklarını öldürenlerdir. Dedi.
Kendi etlerini yiyenler, derilerinden kesilip ağızlarına tıkılanlar gördüm.
– Kim bunlar, diye sordum. Cebrail:
– Dedi kodu yapanlar dedi.
* Başları taşla ezilen bir topluluğa rastladım. Başlar eziliyor kısa zamanda tekrar eski haline dönüyor, tekrar eziliyordu.
– Kim bunlar, dedim. Cebrail (as)
– Başları namaz kılmayan kimselerdir, dedi.
Dil ve dudakları kesilen, kısa zamanda iyileşen, tekrar kesilenler gördüm.
– Kim bunlar, dedim. Cebrail (a.s.)
– İnsanları, fitneye çağıran, aralarına fitne sokan-insanların arasını açanlardır, dedi.
Dudakları deve dudağı gibi kimseler vardı. Parça parça et kesiliyor, ağızlarına da ateşten taş koyuyorlar, taşlar dübürlerinden çıkıyordu.
– Kim bunlar, dedim. Cebrail (as):
– Hak yiyenlerdir, dedi.
Bir topluluk gördüm önlerinde sofra vardı. Sofra güzel yemeklerle donatılmıştı, onlar o yemekleri bırakıp pislik yiyorlardı. Kim olduklarını sordum.
– Helal eşlerini bırakıp harama yönelenlerdir, denildi.
Miraç gecesi, bir kavme uğradım ki, karınları evler gibi şiş idi. Bu şiş karınlar yılanlarla dolu idi ve yılanlar dışarıdan gözüküyordu. Ben ey Cebrail! Bunlar kimlerdir? Diye sordum.
– Bunlar faiz yiyenlerdir, dedi. (Kütüb-i sitte: 17/ 264, Rumuz el Ehadis: 15/6)

Yazarın Diğer Yazıları