Ebü Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Rasülullah sallallahu aleyhi ve sellem:
“Müflis kimdir, biliyor musunuz?” diye sordu. Ashab:
– Bizim aramızda müflis, parası ve malı olmayan kimsedir, dediler. Rasülullah sallallahu aleyhi ve sellem: “Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekât sevabıyla gelip, fakat şuna sövüp, buna zina isnad ve iftirası yapıp, şunun malını yiyip, bunun kanını döküp, şunu dövüp, bu sebeple iyiliklerinin sevabı şuna buna verilen ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilip sonra da cehenneme atılan kimsedir” buyurdular. (Müslim, Birr 59 ; Tirmizî, Kıyamet 2)
Nefis insanın en büyük düşmanı ve şeytanın taşeronudur. Nefsinin kötü istek ve arzularının esir olan bir insan gerçekte nefsini kendisine ilah edinmiş ve gizli şirke düşmüş ve İslam ahlakından uzaklaşmış bir insandır.
Peygamber Efendimizin ashabı ile birlikte Tebük seferinden dönüşte “Küçük cihattan büyük cihata döndük” buyurmuşlardır. Ashabın.
— Yâ Resûlullah büyük cihat hangisidir? Demeleri üzerine:
—Büyük cihat insanın kendi nefsi işle yaptığı cihattır” buyurmuşlardır. (Hadis zayıf bir hadistir)
“Kötü şeylerden kaçınan kimse için cennetin ortasında bir köşk ve ahlâkı güzel olan kimse için de cennetin en yüksek yerinde bir köşk verileceğine kefilim.” (Ebâ Dâvud)
Hazret-i Âişe’den Resûl-i Ekrem sallallâhu aleyhi vesellem şöyle söyleyerek, duâ ederdi:
“Allah’ım! Yaradılışımı güzel yaptığın gibi, ahlâkımı da güzelieştir.” (Ahmed îbn-i Hanbel)
Mâlik’den rivayet edildiğine göre, Muâz b. Cebel radiyallâhu anh şöyle demiştir:
“Yemen’e vali olarak giderken ayağımı üzengiye koyduğum sırada, Resûl-i Ekrem sallalâhu aleyhi ve sellem’in bana son Öğüdü:
“Ey Muâz b. Cebel insanlara karşı ahlâkını güzelleştir” Olmuştur. (Mâlik Muvatta)
Abdullah b. Amr radiyallâhu anhdan :
Resûl-i Ekrern sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle demiştir:
“En hayırlınız, ahlâkça en güzel olanlarınızdır.” (Tirmizî ve Müslim)
Aynı hadis Buhârî de şu şekilde yer almıştır: “En hayırlılarınızdan biri de ahlâkça en güzel olanınızdır.”
Sem’ân radiya’llâhu anh’ten:
“Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’e iyilik ve günâh¬tan sordum da Resûl-i Ekrem:
“İyilik, güzel huydur. Günah, vicdanını rahatsız eden, içinde sakladığın ve insanların duymasını hoşlanmadığın şeydir” buyurdu. (Müslim ve Tirmizî)
Sevgili Peygamberimiz (S.A.V.) şöyle buyurdu:
“Su, buzu erittiği gibi güzel ahlâk da günâhları eritir (yok eder); sirke balı bozduğu gibi kötü ahlâk da ameli bozar.” (Taberânî ve Beykakî)
Hazret-i Ali radyallâhu anhden: Resûl-i Ekrem salla’ilâhı aleyhi vesellem Efendimiz:
—”Cennette dışı içinden, içi de dışından görülen (şeffaf) köşkler vardır, “buyurdu. Bunun üzerine bir bedevi kalkarak: — Yâ Resûlallah! Onlar kimler içindir? Diye sordu. Peygamber Efendimiz:
—”Yumuşak ve tatlı konuşan, yemek yediren, oruca devam eden, insanlar uykuda iken namaz kılanlar içindir” buyurdu. (Tirmizi Ahmed b, Hanbel ve İbn-i Hibbân)
“Benim katımda en sevimliniz, ahlâkça en güzel olan ve etrafındakilerle hoş geçineninizdir ki, onlar herkesi sever ve herkes de onları sever. Benim katımda en sevimsizleriniz koğuculuk yapan, dostların arasını açan ve temiz kimselerde
Kusur arayanlarınızdır. (Taberânî ve Bezzâr)
Hazret-i Âişe radiyallâhu anha’dan, Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurdular: