Muharrem Günay

MÜ'MİN KENDİSİNE GÜVEN DUYULAN İNSANDIR

Muharrem Günay

14 Mayıs 2012 Pazartesi 03:00:00
  Bir insan eğer kâmil iman sahibi olmak isterse mutlaka güvenirliliği olmalı. Çevresindekiler ona güvenilmeli. O’nun için biz mü’mini Allah’a ve Resûlüne iman etmenin ötesinde; her konuda kendisine güvenilen, çevresine güven ve itimat telkin eden bir insan olarak tanımlıyoruz. Bakın Allah’ın Resûlü bir hadislerinde namazın bizim hayatımızdaki önemini şöyle anlatır:
“Güvenilirliliği olmayan kimsenin kâmil imanı yoktur, temizliği olmayanın da namazı yoktur, namazı olmayanın dine bağlılığı yoktur. Dinde namazın yeri, bedende başın yeri gibidir.”
İslam ahlakının en önemli prensiplerinden biri olan ahde vefa veya ahde riayet” Sözünde durmak, verdiği sözlere bağlı kalmak, özü ve sözü doğru olmak” anlamlarına gelir.
Sufiler, bezm-i elest’ te Allah’ın rab olduğunu ikrar etmeyi ahid, bu taahhüde bağlı kalmayı da “ahde vefa” kabul etmişlerdir. (Bkz. 7/A’raf–172)
Yüce Allah, “Antlaşma yaptığınız zaman, Allah’ a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin.” (Nahl,16/91) “Verdiğiniz sözü yerine getirin. Çünkü (söz veren) sözünden sorumludur.” (İsra,17/34) Buyrukları ile ahde vefa gösterilmesini istemekte; emirleri yoluyla ve peygamberleri aracılığı ile insanlardan ahid aldığını bildirmektedir. Kur’an’ da Allah ile kulları arasındaki ahitleşmeden bahsedilerek:
”Ey Âdemoğulları! “Ben size, şeytana kulluk etmeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye emretmedim mi ?” (36/Yasin–60,61) buyrulmuş ; “Antlaşma yaptığınız zaman, Allah’a karşı verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah’ı kendinize kefil kılarak pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın” (16/Nahl–91)
Kur’an- Kerim’de müminlerin özellikleri sayılırken; “Onlar ki faydasız işlerden ve boş sözlerden yüz çevirirler” (Müminun,23/3) “Onlar faydasız bir şeyle karşılaştıkları zaman, vakar ve hoşgörü ile geçip gidenlerdir. (Furkan,25/72) “Onlar boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam (barış) olsun. Biz kendini bilmezleri (arkadaş edinmek) istemeyiz, derler.” (Kasas,28/55) “Rahman’ın (has) kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu ile yürürler ve kendini bilmez kimseler onlara laf attığında (incitmeksizin) ‘selam’ derler (geçerler). (Furkan,25/63) Buyrulmaktadır.
Türk Demek Doğru İnsan Demektir”
Eski Türk Töresine göre de “İnsanlar sözünden hayvanlar yularından bağlanır”. Tarihte Türk denilince; özü ve sözü doğru insan akla gelmiştir. Türk’ün tanımı yapılırken: “Türk demek doğru insan demektir” denilmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları