Muharrem Günay

NAMAZ DİNİN DİREĞİ ZEKÂT İSLAM'IN KÖPRÜSÜDÜR-2

Muharrem Günay

29 Aralık 2012 Cumartesi 02:00:00
  İktidar ve servet sahiplerinin hakka karşı mücadelelerinin en önemli nedeni budur. İnsanlık tarihi bu yönüyle, bir bakıma bir iktidar mücadelesinden ibarettir. Bu mücadeleyi Hz. Peygamberimiz ve ona inanan insanlarla Mekkeli müşrikler arasında da görmek mümkündür. Mekkeli müşriklerde faize, köleliğe ve sömürüye dayanan düzenlerinin değişmesini istemiyorlardı, İslam dinine düşman olmalarının en önemli sebeplerinden biriside buydu.
Kur’an’a göre cehennemlik olanlara soruluyor: “Sizi şu cehenneme sürükleyip-iten nedir?” Onlar: “Biz namaz kılanlardan değildik” dediler. “Yoksula yedirmezdik.” (Müddessir suresi, 42–44)
Bir başka ayette ise: (zebanilere şöyle denir): “Onu yakalayın da bağlayın. Sonra cehenneme atın onu. Sonra da boyu yetmiş arşın zincir içerisinde onu oraya sokun. Çünkü o, büyük Allah’a inanmıyordu. Yoksula yedirmeye teşvik etmiyordu. Bu sebeple bugün burada onun candan bir dostu yoktur “(Hakka suresi 69: 30–35) denilmektedir.
Bu ayetlerde insanın cehennemlik olmasının sebebi anlatılırken; dini yalanlamalarının yanında yoksulu yedirmemeleri de önemli bir sebep olarak gösterilmiştir. Aynı konuya Maun ve Fecr surelerinde de dikkat çekilir.
“Dini yalanlayanı gördün mü? İşte yetimi itip-kakan; Yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur.”(Ma’un suresi: 1–3) “Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.” (Fecr suresi: 18)
Yüce Allah, namaz kılan ve zekâtını veren kulları için ebedi mutluluk yurdu olan cennetler hazırladığını beyan ederek, şöyle buyurmaktadır:
“İnanıp yararlı işler işleyenlerin, namaz kılıp zekât verenlerin Rabb’ leri katında ecirleri vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.”(Bakara: 277)
Âyet ve hadislerde iyi ve erdemli olmak için sadece namaz kılmanın yeterli olmadığına dikkat çekilerek, iyi ve erdemli olmak istiyorsanız, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda ve sokakta kalmış kimsesizlere yardım edin, namazı dosdoğru kılın ve zekâtı verin buyrulmaktadır:
“(Ey ibadet edenler!) İyi ve erdemli olmak (yalnızca) yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. (Önceki Hıristiyanlar doğuya, Medine ve civarındakiler ise kuzeybatıya düşen Beyt-i Makids’e yüzlerini dönerek, Müslümanlarda önce Beyt-i Makdis’e dönerek ibadet ediyorlardı. Burada gerek böyle gerekse namazda selam verirken yüzü doğu ve batıya dönerek selam vermek ve namaz kılmak kastedilmektedir.) Fakat iyi ve erdemli (muttaki) kişi; Allah’a, âhiret gününe, meleklere, kitab’a (Kur’an’a) ve peygamberlere inanıp malı(nı), sevgisine rağmen (Allah rızası için) akrabaya, yetimlere, yoksullara ve yolda/sokakta kalmışlara, dilenenlere ve boyunduruk altında bulunanlara (kurtulmaları için) veren, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, ahitleştiği zaman sözlerini yerine getiren, sıkıntıda, hastalıkta ve savaşın şiddetlendiği anda sabredendir. İşte (imanlarında, yaptığı iyilik ve tatta) doğru olanlar onlardır. Ve takvaya erenler de onlardır.” (Bakara: 177) (Son)

Yazarın Diğer Yazıları