Muharrem Günay

NAMAZ MÜ'MİNİN MİRACIDIR – Kocatepe Gazetesi

Muharrem Günay

8 Mart 2012 Perşembe 02:00:00
  Sevgili peygamberimizin ifadesiyle “Müminin miracı” olan namaz insanı Allah’a yaklaştıran bir ibadettir.
Bu amaçla Allah’ü Ekber diyerek Allah’ın huzurua duran kul; önce, “Sübhaneke” yi okur, “Allah’ım hamt ederek seni tespih ede-rim, senin ismin mübarektir. Sen yüceler yücesisin sen’den başka ilah yoktur. Teksin, eşin, benzerin yoktur” der. Sonra, “Eûzü billahi mine’ş şeytanirracim.” Şeytan’ın şerrinden sana sığınırım.” Daha sonra da “Bismillahirrahmânirrâhim” Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla başlarım” der. İşte bütün bunlar Miraç merdiveninin birer basamağıdır. Kul artık manevi bir asansöre binmiştir. Böylece mânâ âleminde yükselmeye başlayan kul, Fatiha suresini okumaya başlar.
“Hamt âlemlerin Rabbi, rahman, rahim ve din gününün sahibi olan Allah’a mahsustur,” mealindeki ayetleri okurken kulun miracı olan namazda perdeler tamamen açılmış, kul tam bu sırada huzura alınmıştır. İşte bu sırada kul, “Allah’ım ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dilerim” Diyerek ibadet ve kulluğunu Rabbine arz eder. “İhdinâ” “bize hidayet eyle” diyerek, Ya Rabbi muhtaç olduğum yardımı da yalnız senden isterim. “Allah’ım bizi doğru yola, nimetine erdirdiğin kimselerin, gazaba uğramayanların, sapmayanların yoluna eriştir.”der (Fatiha 1–7) Arz-u halinin sonunda bir mühür mesabesinde olan “ÂMİN” kelimesini söyler ve rabbinden duasının kabulünü ister.
Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor: “Kul, namaza kalktığı zaman, Allah kendisi ile onun arasındaki perdeyi kaldırır, onunla yüz yüze gelir. Melekler de omuzlarının hizasından itibaren tâ arşa kadar sema boşluğunu doldururlar. Onun namazı ile beraber namaz kılarlar ve onun yaptığı dualara “amin” derler. Göklerin tam ortasından, namaz kılan kimsenin tepesinden tırnağına kadar rahmet yağar. Allah’ın münadilerinden birisi şöyle bağırır:
—Eğer şu münacaat eden kul kiminle münacaat ettiğini bilseydi, gözleri sağa sola kaymazdı. Muhakkak göklerin kapısı namaz kılanlar için açılır. Cenâb-ı Hakk namaz kılan kulu ile meleklere karşı iftihar eder.” (İ.Gazali, İhya 1/ 428 )
Namaz Sosyal Hayatımıza Hakim Olmalıdır
Allah tarafından yapılması emredilen ibadetlerin hepsinin sosyal hayatı düzenleyici fonksiyonları vardır. Namaz sosyal hayatımızı düzenleyen ibadetlerin başı ve en önemlisidir.
Namaz İnsanı Kötülüklerden Alıkoymalıdır
Bizi kötülüklerden alıkoymayan, hayatımızı dü­zenleme konusunda etkili olmayan bir namaz, Al­lah’ın istediği bir namaz değildir. Sözgelimi; fakiri doyurmaya teşvik etmediği halde, yetimi itip, ka­kıp, azarladığı halde, randevusuna riâyet etmeyip sözünü yerine ge­tirmediği halde, emanete hıyanet edip, namus ve iffetine sahip çık­madığı, haram yiyip içtiği halde, kula kulluk edip, dünyevi menfaatler uğruna el el etek öptüğü hayatını Kur’an’a göre düzenlemediği halde sadece din kurtarmak ve borc ödemek için kılınan bir namaz, gerçek namaz de­ğildir.
Namaza tekbirle “Allahü ekber” diyerek başlıyoruz. Dilin Allah en büyüktür derken, kalbinde Allah’tan daha büyük olarak kabul ettiğin ve Allah’tan daha çok değer verip sevdiğin bir şey varsa, o zaman Allahü teala bize “Sen yalan söylemektesin” buyuruyor. Onun içindir ki Allah’ın Resulü.”Allah sizin şekillerinize ve mallarınıza değil, ancak kalplerinize ve amellerinize bakar.” (Müslim ve İbni Mace) buyuruyor.
Eğer namaz kıldığımız halde hayatımızda bir kısım bozukluklar varsa biz namazı Allah’ın istediği şekilde kılmıyoruz da namaz gösterisinde bulunuyoruz demektir. Eğer kişinin namazıyla sosyal hayatı aynı doğrultuda değilse bu namaz Allah’ın istediği bir namaz değildir. Bu tür namaz kılanlar Maun suresindeki “Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki onlar namazlarında gafildirler” hitabının muhatabı olurlar.
Peygamberimiz: “Kılmakta olduğu namaz-lar yaptığı kötülüklerini bile bıraktıramıyorsa, o kimse devamlı Allah’dan uzaklaşır” buyuruyor. (Taberani. İmam Suyuti, Camiu’s-Sağir, Aydın Yayınevi: 1/744) Bu bakımdan namaz kılan kimse ahlakını güzelleştirmek için gayret etmelidir.

Yazarın Diğer Yazıları