Muharrem Günay

NASIL Kİ ALLAH TEK VE BİR İSE YERYÜZÜNÜ DE TEK BİR HAKAN İDARE ETMELİDİR

Muharrem Günay

Türkler, inandıkları Tek Tanrı’nın dünya hâkimiyetini kendilerine ihsan ettiğine iman etmişlerdi. Eski Türklere göre nasıl ki Gökte bir Tanrı var ise yeryüzünde de onun adına dünyayı idare eden bir hakan olmalıydı.
Oğuz Kağan destanına göre, Oğuz Han Tanrı’nın gönderdiği bir hakandı. Oğuz Kağan insanların yaşadığı yeryüzünü zapt ederek, Tanrı adına idare etmeğe memur edilmişti (Ögel, 1993, s.43). Bu düşünceyi Gök Türk kitabelerinde geçen, “Üstte mavi gök altta yağız yer kılındıkta (yaratıldığında) ikisi arasında insanoğlu kılınmış (yaratılmış) ve insanoğlu üzerine ecdadım Bumin Kağan, İstemi Kağan oturmuş. Oturarak Türk milletinin ilini töresini tutu vermiş, düzenleyivermiş. Dört taraf hep düşman imiş. Ordu sevk ederek dört taraftaki milleti hep almış, hep tâbi kılmış. Başlıya baş eğdirmiş, dizliye diz çöktürmüş. Doğuda Kadırgan ormanına kadar, batıda Demir Kapı ’ya kadar kondurmuş, Doğuda gün doğusuna, güneyde gün ortasına, batıda gün batısına, kuzeyde gece ortasına kadar, onun içindeki millet hep bana tabidir. Bunca milleti hep (düşmanlıktan vaz geçirip) düzene soktum” (Kül Tigin Anıtı: Doğu Cephesi, Ergin, 1973,s.20-4)” sözlerinden ve Bilge Kağan’ın; “Tanrı buyurduğu için kendim devletli olduğum için.. (Bilge Kağan anıtı: Kuzey cephesi, Ergin, 1973, 49). “Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, babam kağanı, annem hatunu yükselten Tanrı, il (devlet) veren Tanrı, Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, kendimi o Tanrı kağan (olarak) oturttu tabiî…, Ondan sonra Tanrı buyurduğu için, devletim, kutum/kısmetim var olduğu için (Bilge Kağan Anıtı Doğu cephesi,Ergin, 1973, s38-39-42). “Dört taraf hep düşman imiş. Asker sevk edip dört taraftaki kavmi barışa mecbur edip, hep itaat altına aldım, hep muti kıldım. Başlılara baş eğdirdim, dizlilere diz çöktürdüm (Bilge Kağan Antı, Doğu cephesi, Ergin, 1973, s.33) sözlerinden anlamaktayız. Yine Bilge Kağan’ın ağzından bu düşünce şöyle ifade edilmekteydi; “Tanrı, Türk milleti yok olmasın diye babam İlteriş Kağan’ı ve anam İl Bilge Hatun’u gökten tutup yükseltmiştir” (Ergin, 1973, s.35).
Oğuz Kağan’ın doğumundan itibaren ilâhî bir nurla beslendiği tarihî ve efsanevî kaynaklarda yer almaktadır. Oğuz Kağan’ın Allah tarafından ilâhî kudretle teçhiz edilmesinin yanında yardımcısı ve rehberi de aynı kaynaktan beslenmiştir. Gökten indirilmiş Gök-Börü (Bozkurt) Oğuz’un seferleri sırasında ona kılavuzluk yapar. Oğuz Destanı’nda geçen şu mısralar bunu en güzel şekilde izah etmektedir: “Gökyüzü çadır, güneş bayrağımız. “Ben sizlere oldum kağan. Alalım yay ile kalkan. Nişan olsun bize buyan. Bozkurt olsun bize uran.”

Yazarın Diğer Yazıları