Bizans On birinci asrın başlarından itibaren Balkanlarda Müslüman olmayan Uzlar-Oğuzlar, Peçenekler ve Kıpçaklar-Kumanlar tarafından, Anadolu’da da Müslüman Oğuzlar tarafından tam bir kıskaca alınmıştı. Balkanlarda Peçeneklerle Bizans’ın savaş halinde olması Anadolu’da ki Müslüman Türk ilerleyişine olumlu katkılarda bulunmuştur. Bilhassa İzmir dolaylarında bir beylik Kuran Türk denizcisi Çaka Bey, Peçeneklerle anlaşarak onların karadan, kendisinin de denizden İstanbul’u kuşatarak İstanbul’u fethetmek istiyordu. Kuşatma sırasında Bizans’ın (Kıpçaklarla)Kumanlarla anlaşarak, onları Peçenekler üzerine göndermesi ve savaşın 29 Nisan 1091 günü Peçeneklerin ağır bir hezimeti ile neticelenmesi sonucunda İstanbul’un Türkler tarafından ilk fetih girişimi başarısızlıkla neticelenmiştir.(Auguste Baılly, Bizans Tarihi 2. cilt, s.316, Tercüman 1001 Temel Eser, ayrıca, İbrahim Kafesoğlu, İzmir ve Efes Beylikleri, T.D.E.K. s.295)
“Peçenekler ve Oğuzlar gibi arkadan göçen Kıpçaklar (Kumanlar) da Balkanları ve Kafkasları aşıyorlardı. Balkanlarda Bizanslılarla savaş halinde bulunan Peçenekler, soydaşları Kumanlardan yardım beklerken, 1089 yılında, Silstre’de şiddetli bir muharebeye tutuştular ve Bizans ordusunu müthiş bir bozguna uğrattılar. Fakat Türk kavimlerini birbirine düşürmekte mâhir bir siyaset güden Bizanslılar şimdi de Kumanlar ile Peçenekleri birbirinden ayırmak imkânını buldu. Filhakika Bizans 1091 ve nihayet 1122 yılında Peçenekleri mağlup etti ve doğradı; pek çoğunu da esir etti; bir kısmını orduya aldı, bir kısmını da Balkanlarda ve Anadolu’da yerleştirdi; bir miktarı kaçıp kurtuldu. 1122 yılında kazanılan bu zafer İstanbul’da “Peçenek Bayramı” adı ile kutlanıyordu. ”(O.Turan, Selç.Tar. ve Türk İsl. Md. s.267-268)
Kumanlarla ittifak ederek Peçenekleri mağlup eden Bizans böylece İstanbul’u Peçenek Türklerinin ve Çaka Bey’in eline geçmekten kurtarmıştır. İzmir Beyi Çaka, daha sonraları Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan tarafından ortadan kaldırılmıştır. Balkanlara geçen ve sayıları 600.000 dolayında olan Uzlar-Oğuzlar ve her ikisi de Türk boyu olan Peçenekler ve Kumanlar Bizans’ın oyununa gelmeyip, birbirleriyle savaşacaklarına birlikte hareket etselerdi belki de İstanbul 12. asrın başlarında Türklerin eline geçecek ve Bizans tarihin derinliklerine gömülecekti.
Türkler tarafından İstanbul’un ilk ciddi kuşatması Yıldırım Bayezid (1389-1402) tarafından gerçekleştirilmiştir. Yıldırım’ın iki kuşatmasından sonra, Fetret Devri’nde, oğlu Süleyman Çelebi’nin İstanbul kuşatmaları bir yana bırakılırsa, Fatih’e kadar II.Murat Gazi’nin giriştiği İstanbul Fethi teşebbüsü çok mühimdir. Bu kuşatmaya başta Emir Sultan olmak üzere bir çok şeyh ve evliya katılmıştır.
“Bir Bizans kaynağı O’nun diğer şeyhlerle birlikte surların önüne gelişini tasvir ederken Osmanlılarda maddi, mânevi kuvvetlerin ne derece tesirli ve yüksek olduğunu ortaya koyar. Filhakika O’nun yaklaşması üzerine ordu: “Peygamber Efendimiz bizi irşad etmiştir. Eşref saatinin haberini ondan alacağız” diyorlardı. Türk dünyasının velisi Emir (Seyyid) Sultan’a gelince Müslüman askerleri sanki gökten melek inmiş gibi seviniyor ve O’na koşuyorlardı. Herkes O’nun ellerini ve atının üzengilerini öpüyordu. Padişah ta aynı şeyleri yaptı. Emir Sultan Hazreti Peygamberin torununa yakışır bir tavırla şunları söyledi: “Ey padişah ve Müslümanlar biliniz ki beni buraya O büyük insan, Muhammed, gönderdi. Sizlere haber vermeğe, taarruz zamanını bildirmeğe ve şehrin fethini haber vermeye geliyorum. (Devamı Yarın)