Muharrem Günay

RAMAZAN AYI VE ORUÇ YAZILARI-2

Muharrem Günay

21 Temmuz 2012 Cumartesi 03:00:00
  İMSAK ve İFTAR
Ramazan Orucu Bakara suresinin 183–184. ayetleriyle Hicretin ikinci yılında Bedir savaşı öncesinde Şaban ayının onuncu günü farz kılınmıştır. Orucun farz olduğunu inkâr eden kâfir olur. Peygamberimiz (sas) hayatında dokuz sene Ramazan orucu tutmuştur. Bakara suresi 183. ayette orucun mutlak farz kılındığı bildirilmekte, ancak, orucun ne zaman, nasıl ve kaç gün tutulacağı bildirilmemektedir. 184. ayette bu kapalılık kısmen giderilmiş ve orucun ”sayılı günler” de tutulacağı belirtilmiştir ki sayılı günlerden maksat Ramazan ayıdır. On bir ayın sultanı olan Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu da ateşten-azaptan kurtuluştur
İMSAK
İmsak, Arapçada kendini tutmak, engellemek anlamına gelir. İmsak vakti tabiri, dilimizde, oruç yasaklarından (yeme içme ve cinsel ilişki) uzak durma vaktinin başlangıcı anlamında kullanılır. İmsak vakti, tan yerinin ağarması vakti olup, bu andan itibaren yatsı namazının vakti çıkmış, sabah namazının vakti girmiş olur; bu vakit aynı zamanda sahurun sona erip orucun başladığı vakittir.
İftar
İftar ise, oruç yasaklarının sona erdiği vakit anlamında olup, güneşin batma vaktidir. Kur’an-ı Kerim’de orucun başlangıç ve bitişi, mecazi bir anlatımla şöyle belirtilir:” …Fecrin beyaz ipliği (aydınlığı) siyah ipliğinden (siyahlığından) ayırt edilecek hale gelinceye kadar yiyip içiniz; akşama kadar orucu tamamlayın…” (Bakara/ 187.ayet)
İmsak vaktinden iftar vaktine kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmanın bir amacı vardır. Bu amaç Allah (CC) rızasını kazanmaktır ki kısaca “niyet“ tabiri ile anlatılır. Oruç bu amaç ve bilinçle tutulur. Bu amaç ve bilinç olmadan, söz gelişi rejim yapmak, zayıflamak ve perhiz amacıyla imsak vaktinden iftar vaktine kadar yeme, içme ve cinsi münasebetten uzak durmak oruç olarak değerlendirilemez.
Oruç riyanın yani gösterişin en az karışacağı ibadet olduğu için sevabı en fazla olan ibadetlerden sayılmıştır. Peygamberimizin nakline göre, orucun bu yönüyle ilgili olarak Cenâb-ı Hak, “Es’savmü lî“ “Oruç benim içindir; onun karşılığını ben vereceğim “ (Buhari, “ Savm “ 2, 9; Müslim, “sıyam“, 30), “Her hasene (sevap) on mislinden yedi yüz misline kadar yükselir. Ancak oruç benimdir ve ben onun mükâfatını veririm“ buyurmuştur. (Müslim ve Buhari, Ebu Hureyre’den rivayet etmiştir.)

Yazarın Diğer Yazıları