Muharrem Günay

RAMAZAN AYI VE ORUÇ YAZILARI-7

Muharrem Günay

27 Temmuz 2012 Cuma 03:00:00
  ORUCUN KAZASI

Ramazanda bir gün veya daha fazla oruç tutmayan kimselerin, bunları kazâ etmeleri gerektiğinde görüş birliği vardır. Tutmama hastalık, yolculuk, hayız, nifas ve benzeri özürler sebebiyle yahut kasden veya yanılarak niyeti terk etmek suretiyle olabilir. Hangi sebeple olursa olsun Ramazanda tutulmayan oruçların kazası gerekir. Ayrıca başlanıp ta bozulan nafile orucun kazası gerekir. Ramazan orucunun kazası yasak günler dışında her zaman yapılır.
Oruç Tutmanın Yasak Olduğu Günler
Ramazan bayramının birinci günü, kurban bayramının dört günü( tamamı )nde oruç tutmak haram bir diğer görüşe göre tahrimen mekruhtur.
Hayız ve nifas halinde olan kadınların oruç tutmaları haramdır. Bazı günlerde oruç tutmak ise çeşitli sebeplerle mekruh sayılmıştır. Sadece Aşure gününde oruç tutmak Yahudilere benzemek ve onları taklit etmek anlamını içerdiği için mekruh sayılmıştır. Yine Cumartesi günü de aynı sebeple oruç tutmak mekruh sayılmıştır. Çünkü Cumartesi Yahudilerin kutsal günüdür. Cuma günü Müslümanların bayramı olduğu için bu günde de oruç tutmak mekruhtur. Fakat Perşembe ile birlikte Cuma günü de oruç tutulabilir.
Şek günü oruç tutmak mekruhtur. Havanın bulutlu olması gibi sebepler yüzünden Şaban ayının yirmi dokuzundan sonraki günün Şaban ayana mı yoksa Ramazan ayına mı ait olduğu konusunda şüphe meydana gelirse bu güne “Şek Günü “ denilir.
Peygamberimiz Ramazan ayına bir kaç gün kala oruç tutarak karşılamayı da (Ramazan ayı orucuna ilave olur endişesiyle) yasaklamıştır. İki ya da daha fazla günü, arada iftar etmeksizin birbirine ekleyerek oruç tutmak ta mekruhtur.
Oruçluya Müstehap Olan Şeyler
Müstehap, dinde yapılmasında sevap olan işler demektir. Sevgili Peygamberimiz “Kolaylaştırın, zorlaştırmayın, müjdeleyin nefret etmeyen” buyurmaktadır. Bu bakımdan bizim dinimiz kolaylık dinidir. Kimseye taşıyamayacağı bir yükü yüklemez. Bu bakımdan Peygamber Efendimizin oruç tutmayı da kolaylaştıran bir takım tavsiyeleri olmuştur. Bunlar, sahur yapmak ve sahuru son ana kadar uzatmak, iftar vakti gelir gelmez hemen iftar etmek, varlıklı kimselerin durumu iyi olmayanlara iftar yemeği vermesi gibi şeylerdir. Yine iftar ederken dua etmek te sünnettir.
Sahur Yapmak: Sahur, İkinci fecirden az önceki vakit olan seher vaktine kadar yenilen yemek demektir. Sahura kalkmak la hem bir sünnet yerine getirilir hem de yenilen yemeklerle ve içilen şeylerle tutulacak oruç için enerji toplanmış olur. Sahur yemeğini mümkün olduğunca gecenin son vaktine kadar geciktirmek daha uygun olur. Sevgili Peygamberimizin Sahura kalkmayı teşvik eden birçok hadisi vardır:
“ Oruç tutmak isteyen sahurda bir şeyler yesin.” (Müsnet 111, 367,379 ),” Sahura kalkın, çünkü sahur yemeğinde bereket vardır.”( Buhari,”Savm”,20,Müslim,”Siyam”,45”) “
İftarı Hemen Yapmak: Peygamberimiz, sahuru mümkün olan vakte kadar tehir etmeyi teşvik ettiği gibi iftarın da vakit girer girmez yapılmasını teşvik etmiştir. İftar vakti gelince önce yemek yemek sonra namaz kılmak daha güzeldir. Yemeğe oturmadan namaz kılmak isteniyorsa yine de biraz su ve hurma ile orucu açıp, ondan sonra akşam namazını kılmak daha yerinde olur.
Cenab-ı Hak, “Yiyiniz, içiniz, israf etmeyiniz, muhakkak ki Allah israf edenleri sevmez.” Buyuruyor. Bu bakımdan iftar vaktinde israf derecesinde aşırı, yemek içmek, mideyi aşırı bir şekilde doldurmak İslam’ın ve oruç’un özüne ters düşer. İftarda hurma ile, hurma yoksa su ile oruç açmak sünnettir.
Dua Etmek
Oruç açılırken dua etmek sünnettir. Her kes içinden geldiği gibi duasını ve şükrünü edebilir. Örnek olarak şöyle dua yapılabilir:
“Ya Rabbi! Senin rızanı kazanmak için oruç tuttum, ve yine senin rızanı kazanmak için senin verdiğin rızkla orucumu açıyorum. Hamdolsun verdiğin nimete, sağlık ve afiyete! .Ey lütuf ve ikramı bol olan Allah’ım! Bizi bağışla. Âmin!”
İftar Yemeği Vermek
Varlıklı kimselerin, özellikle durumu iyi olmayan kimselere iftar yemeği vermesi güzel ve sevabı çok olan bir davranıştır. Peygamber Efendimiz, ”Oruçluya iftar ettiren kimse, oruçlunun sevabında bir eksilme olmaksızın, oruçlunun alacağı kadar sevap alır.” (Tirmizi.”Savm”, 82, İbn Mâce, “Sıyam”, 45) buyurmuştur. İftar yemeklerini lüks otellerde vermekten ve zengin yemekleri haline getirmekten kaçınmak gerekir. Bir takım İslami cemaatler ve bazı siyasi partiler mübarek Ramazan ayında lüks otellerde ve israf içerisinde ve özellikle hali vakti yerinde olanlara iftar vermektedirler. Bu iftar gösterişten, riyadan başka bir şey olmayıp, sevaptan çok günaha girmeye vesile olur.
İslam’da “Ameller niyetlere göredir.” Eğer verilen iftarın niyeti Allah rızasını kazanmak ve fakirleri doyurmak değilse sevap kazanmak şöyle dursun insanı yığınla günaha sokar.
Kur’an Okumak
Ramazan ayında fırsat buldukça Kur’an okumak gerekir. Kur’an en büyük zikir ve Allah’ın lafzı olması bakımından, kulun Allah’ı ile randevusuz, aracısız buluşması ve konuşmasıdır. Kur’an okurken, meal ve tefsirini okumaya ve Kur’an-ı anlamaya özel çaba harcamak gerekir.

Yazarın Diğer Yazıları