Muharrem Günay

RÜKÛDA KARAR KILMAK

Muharrem Günay

• Rükû’da karar kılmak, yani her aza yerini alıp karar kılacak kadar durmak vaciptir. O bakımdan organlar karar kılmadan eğilip kalkanın namazı kerahetle caizdir. İmâm Ahmed’in de ictihadı bu doğrultudadır. Bu, imam Ebu Hanife ile imam Muhammed’e göredir.
• Rükû’da her aza yerini alıp karar kılacak kadar beklemek farzdır. O bakımdan bir tesbih miktarı durmadan kalkan kimsenin farzı yerine getirmediğinden namazı bozulur. Bu, imam Şafiî ile imam Ebu Yusuf’a göredir.
• Ellerin diz kapaklarına kadar ulaşmasıyla rükû’, başın (alnın) yere değmesiyle secde gerçekleşmiş olur, yani farz yerine gelmiş sayılır. Bu, imam malik’e göredir.
• Rükû’dan kalkınca beli iyice doğrultmak da vâcibdir.
• İki secde arasında beli doğrultarak oturmak da vâcibdir.
• Özetle: namazda “tadil-i erkân” kimine göre vacip, kimine göre farzdır.
Kulun Allah’a en yakın bulunduğu an, secdede olduğu zamandır. Çünkü secde, kulluğun en yüksek mertebesi, teslimiyet ve mahviyetin en açık belirtisi, kula kul olmamanın en belirgin belgesidir. O bakımdan Rasûlüllah (a.s.) Efendimizin secde durumu ve sureti, tek ve değişmeyen ölçüdür. Çünkü o, kulluğun da en üst derecesinde bulunuyordu.
İlgili hadîsler:
Sevgili Peygamberimiz buyurdu ki:
“- İnsanların en hırsızı namazdan çalandır.”
“-Namazdan nasıl çalar Yâ Resûlallah diye sordular” cevap verdi:
“- Rükû ve secdesini tam yapmaz, kıraatini tam okumaz” buyurdular. (Darim’i, Salât: 78, 1/305; Muvattâ, Sefer:72, A. b. Hanbel: 3/56, 5/310)
Bir başka hadiste:
“Allah Teâlâ, rükû ile secde arasında belini düzeltmeyen (dik hale getirmeyen) adama rahmet nazarıyla bakmaz” buyurdular. (Ahmed İbni Hanbel: 2/525; 4/22, 23)
Peygamber Efendimiz tadil-ierkana uyulmadan kılınan namaz için şöyle buyurmuştur:
“- Bu şekil namaz, münafığın namazıdır; oturur, güneşi gözetir (tembellik eder, kerahat vaktine kadar namazı geciktirir) güneş şeytanın iki boynuzu arasında bulunduğu zaman kalkar da namazı dört rekât olarak (kuşun yemi gagasıyla acele acele toplaması gibi) gagalar. O, namazın içinde Allah’ı pek az anar.” (Enes)
Ebu Mûsa el- Eşâri şöyle anlatıyor:
“Resûlü Ekrem bir gün ashabına namaz kıldırdı, sonra oturdu. Bir adam içeri girdi, namaza kalktı, rükû ve secdesini (kuşun yemi) gagalaması gibi acelece kıldı. Bunun üzerine Peygamberimiz:
Görüyorsunuz ya şu adam bu halde ölse Muhammed (aleyhisselamın) milletinden hariç olarak ölür. Çünkü o karganın kanı gagaladığı gibi namazını gagalıyor buyurdu.” (Ebu Bekir b. Huzeyfe Sahihinde)

Yazarın Diğer Yazıları