Ramazan ayından sonra Şevval orucu tutmak öteden beri sevimli bir adet olarak gelmiştir.
Peygamber Efendimiz:
“Kim oruçlu geçirdiği ramazan ayından sonra Şevval ayında altı gün oruç tutarsa, bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi sevap olur.” Buyurmuştur.
Demekki, bir aylık Ramazan orucundan sonra Şevvalde de altı gün oruç tutarak orucunu otuz altıya çıkaran kimse, bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi sevap almaktadır. Âlimlerimiz, bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi sevap almanın izahını şöyle yapmaktadırlar: Ramazan boyunca oruç tutan insan her orucuna on sevap almışsa yekûnu üç yüz eder. Şevval ayında tuttuğu altı oruçtan da altmış sevap alınca, eder üç yüz atmış. Yâni bir sene; dolayısıyla hadis-i şerifin işaret ettiği sıra nâil olunmuş; Bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi mânevi kazanç elde edilmiş olunur.
Bu orucu altı gün üst üste tutmak şart değildir. Şevval ayındai 6 gün tutmak yeterlidir. Ramazan bayramının birinci günü oruç tutmak mekruhtur. İkinci günden başlayarak Şevval orucu peş peşe tutulabileceği gibi Şevval ayının değişik günlerinde de tutulabilir.
Ramazan ayında oruç tutmamayı mübah kılan haller yüzünden orucunu tutamayıp kazaya kalan oruçlarımız varsa bu oruçlarımızı da Şevval ayında tutmak daha faziletlidir. Bu durumda her iki sevaba birden nâil olunur.
Süfyâni Servi anlatıyor:
—Ben Mekke-i Mükerreme’de üç sene oturdum. Mekkelilerden bir kimse her gün Harem-i şerife gelir, tavaf eder, namaz kılar ve sonra bana selam verip giderdi. Ben bu kimse ile tanıştım. Bir gün o kimse beni yanına çağırdı ve bana dedi ki:
—Ben öldüğüm vakit kendi elinle beni yıka; Namazımı kıl ve defneyle. O gece beni terk etmeyip kabrimde gecele. Mükireyn suali anında bana tevhidi telkin et! Dedi.
Ben de o kimsenin dediğini kabul ettim. Bana emrettiğinin aynısını yaptım. Kabrinde geceledim. O gece uyku ile uyanıklık arasında iken:
—Ya Süfyan! Beni korumaya ve senin telkinine ihtiyaç kalmadı, diye bir ses işittim. O zaman:
Ne sebeple bu lütfe eriştin diye sordum. Bana cevap olarak:
—Ramazan-ı şerif orucunu tutup Şevval’den altı gün daha eklemem sebebiyle, dedi. O zaman ben uyandım. Yanımda kimseyi görmedim. Abdest aldım, namaz kıldım, uyudum, böylece aynı şeyi üç kere gördüm. Bildim ki rüya rahmânidir; Şeytâni değildir. O zaman ben de kabrinin yanından ayrılırken:
-Yâ Rabbî! Bana Ramazan orucuna ve Şevval’den altı gün orucuna muvaffak kıl! Diye dua ettim. Allahü Teâlâ hazretleri de beni muvaffak kıldı.