Muharrem Günay

ŞÜKÜR NAMAZI – Kocatepe Gazetesi

Muharrem Günay

20 Mayıs 2015 Çarşamba 03:00:00
  Allah’ın üzerimizdeki nimeti hiç şüphesiz sayamayacağımız kadar çoktur. Daha doğrusu, üzerimizde Allah’ın nimeti olmayan hiçbir şey yoktur. Bunu Kur’ân şöyle ifade ediyor: “O dilediğiniz her şeyi size verdi. Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız bitiremezsiniz.” (İbrahim Suresi: 14/34) Bir diğer âyette Kur’ân, “Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız saymakla bitiremezsiniz. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.” (Nahl Suresi: 16/18 buyuruyor.)
Bununla beraber, bazen kaderden bir sürpriz olarak ummadığımız bazı nimetlere kavuşuruz veya bizi üzüp yıpratan bir sıkıntıyı Allah’ın yardımıyla defederiz. Meselâ bir imkân doğar, ağır bir borcu öderiz, ağır bir hastalıktan şifa buluruz, memleketimize kavuşuruz, bir bolluk kazanırız ve bunlar gibi ummadığımız, ama bizi sevince boğan nimetlere kavuşuruz. Bu anlarda bize yardımını esirgemeyen, her şeyi gönlümüzden geçtiği gibi yürütüveren, işlerimizi rast getiren, önümüzden gelen, elimizden tutan Allah’ın avn ve inayetinin bizimle olduğunu çok daha yakından hissederiz.
Bu sevinç anlarında yapacağımız tek şey vardır: Şükür secdesine kapanmak veya şükür namazı kılmak. Şükür namazı sünnet olup iki rekâttır.
Bir nimete kavuşan veya bir sıkıntıdan kurtulan Müslüman, Allah’a şükrünü ifa maksadıyla, abdest alıp “Niyet ettim Allah’ım senin rızan için şükür namazı kılmaya” der, tekbir alır, ellerini bağlar ve iki rekât namaz kılar. Birinci rekâtta Fatiha’dan sonra “Kâfirun”, ikinci rekâtta Fatiha’dan sonra “İhlâs” sureleri okunur. Şükür maksadıyla secde de edebileceği gibi, her ikisini birden de yapabilir.
Cenâb-ı Hakk, İbrahim suresinde “Andolsun, eğer şükrederseniz gerçekten size nimetimi, mükâfatımı artırıtım” (İbrahim, 14/7) buyurmuştur. Namazın sonunda verdiği nimetlerden dolayı Allah’a dua ve şükür ederiz.
Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve selem- sevindiğinde veya sevindirici bir haber aldığı zaman Allâh’a şükretmek için secdeye kapanır ve namaz kılardı. Nitekim İslam’ın azılı düşmanı Ebû Cehil’in başının kesildiği kendisine müjdelendiği zaman iki rek’at şükür namazı kılmıştı (İbn-i Mâce, İkâmetü’s-salât, 192)
Enes bin Mâlik -radıyallâhu anh- de şöyle anlatmaktadır: “Nebiyy-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve selem-, bir ihtiyacının görüldüğü hususunda müjdelenmişti, bunun üzerine hemen secdeye kapandı.” (İbn-i Mâce, İkâmetü’s-salât, 192)
Şükür maksadıyla yapılan başka ibadetler de vardır: Meselâ fakire sadaka vermek veya bir ihtiyaç merkezine tasadduk etmek, bir miktar para bağışlamak, birisine sıra dışı iyilik yapmak, birisini sevindirmek, nafile oruç tutmak, fakiri doyurmak, adak niyetiyle kurban kesip fakire fukaraya dağıtmak gibi.

Yazarın Diğer Yazıları