Devlet Başkanları, zirvelerinin en önemli sonuçlarından bir tanesi Türk Konseyi’nin kurulması ve bundan sonraki ilişkilerin her düzeyde koordineli ve kurumsal bir çerçevede yürütülebilmesinin sağlanması olmuştur.
Söz konusu anlaşmanın imzalandığı 3 Ekim günü kurucu üyeler tarafından “Türk Birliği Günü” olarak ilân edilmiştir.
Nahcivan Anlaşmasının önsözünde; Türk Keneşinin amacı, Birleşmiş Milletler Anlaşması’nın amaç ve ilkeleri çerçevesinde Türk Dili Konuşan Devletler arasındaki kapsamlı iş birliğini derinleştirmek, bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkıda bulunmak olarak belirtilmiş ve bu iş birliğinin üye ülkeler arasındaki ortak tarih, kültür, kimlik ve Türk dili konuşan halkların dil birliğinden kaynaklanan özel dayanışma temelinde inşa edildiği vurgulanmıştır.
Nahcivan Anlaşması’nın ikinci maddesine göre Türk Keneşinin kuruluş amacı ve görevleri: Taraflar arasında karşılıklı güvenin güçlendirilmesi; bölge ve bölge dışında barışın korunması; dış politika konularında ortak tutumlar benimsenmesi; uluslararası terörizm, ayrılıkçılık, aşırılık ve sınır ötesi suçlarla mücadele için eylemlerin koordine edilmesi; ortak amaçlarla ilgili her alanda etkili bölgesel ve ikili işbirliğinin geliştirilmesi; ticaret ve yatırım için uygun koşulların yaratılması; kapsamlı ve dengeli bir ekonomik büyüme, sosyal ve kültürel gelişimin amaçlanması; hukukun üstünlüğünün sağlanması, iyi yönetim ve insan haklarının korunması konularının tartışılması; bilim, teknoloji, eğitim ve kültür alanlarında etkileşimin genişletilmesi; kitle iletişim araçlarıyla etkileşimin ve daha yoğun bir iletişimin teşvik edilmesi ve hukuki konularda bilgi değişimi ve adli işbirliğinin teşvik edilmesidir.
Türk Keneşinin ana karar organı Devlet Başkanları Konseyi olup, diğer organları Dışişleri Bakanları Konseyi, teknik bilgi sağlayan Kıdemli Memurlar Komitesi, Aksakallar Konseyi ve sekretaryadır. Örgütün sekretaryası İstanbul’da bulunmaktadır. Sekretarya, bir genel sekreter ve her üye ülkeyi temsil eden birer genel sekreter yardımcısı, proje yöneticileri ve uzmanlar ile faaliyetlerini yürütmektedir. Örgütün ilk genel sekreteri Büyükelçi Halil Akıncı 2010-2014 yılları arasına görevini sürdürdükten sonra, 2014-2018 yılları arasında Azerbaycan’ı temsilen Rami Hasan bu görevi yürütmüştür. Örgütün genel sekreterliğini şu an Kazakistan’ı temsilen Büyükelçi Baghdad Amreyev yürütmektedir. Türk Keneşinin ortaklık ilişkisi yürüttüğü kuruluşlar arasında Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenterler Asamblesi (TÜRKPA), Uluslararası Türk Akademisi- Türk Dünyası Eğitimsel ve Bilimsel İş birliği Örgütü (Turkic World Educational and Scientific Cooperation Organization-TWESCO), Türk-Kültür ve Miras Vakfı bulunmaktadır.
2019 yılında Özbekistan da Türk Keneşi’ne resmen üye olmuştur. Macaristan ise 2018 ‘den bu yana gözlemci üye statüsündedir. Yakın zamanda Ukrayna’nın Kırım Tatarı olan, Dışişleri Bakan Yardımcısı Emine Ceppar Ukrayna’nın da Türk Keneşi ’ne gözlemci üye olarak katılma isteğini dile getirmiştir. “Daimî tarafsızlık” ilan etmesi sebebiyle Türkmenistan, Türk Keneşi ‘ne hukuken dâhil olamayacağını ifade etse de örgütün birçok faaliyetlerine fiilen katılmaktadır. TDT’de, Macaistan,Türkmenistan ve KKTC gözlemci üye olarak yer almaktadırlar.
Gülperi Güngör, “Avrasya’nın Merkezinde Türk İş birliği: Türk Keneşi” başlıklı analizinde, Türk Keneşi’nin Bölgesel ve küresel anlamda iş birliğine ve barışa olan katkılarına dikkat çekmiştir:
“Türk Keneşi’nin üye ülkelerinin bir taraftan da rekabette olan örgütlerin üyeleri oldukları bilinmektedir. Kazakistan ve Kırgızistan Rusya liderliğindeki Toplu Güvenlik Anlaşması Örgütü’ne (CSTO) üyedirler. Yine Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan Şanghay İş birliği Örgütü’ne üyedir. Ayrıca Kazakistan ve Kırgızistan Avrasya Ekonomik Birliği’nin üyeleridir.
Türk Keneşi çerçevesinde iş birliği, Avrupa Birliği ile tam müzakere sürecinde olan ve AB Gümrük Birliği üyesi, NATO ittifakının parçası olan Türkiye’nin doğuda başka alternatifler aradığı anlamına gelmemektedir. Bölgesel ve küresel anlamda iş birliği ve barışın tesisi için Türk Keneşinin rol oynayabileceğini söylemek mümkündür. Türk Keneşinin ilk Genel Sekreteri Büyükelçi Halil Akıncı bu durumu “çatışma yerine çakışma” olarak ifade etmektedir” (Gülperi, G. (2021)