Deylemi’nin rivayetine göre Hz.Aişe (R.A) şöyle buyurmuştur: “Peygamberimizi “ Allah şu dört gece de rahmet yağdırır; Kurban bayramı gecesi, Ramazan bayramı gecesi; Şaban ayının on beşinci gecesi (Beraat kandili), ve Recep ayının birinci gecesi (yani Regaip kandili) “ buyururken işittim. (İ.Gazali, Mükâfeşet’ül Kulûb/552)
Peygamberimiz (SAV) şöyle buyuruyor:
“- Beş gece vardır ki, Allah o geceler içinde kendisine yapılan duaları mutlaka kabul eder: Recebin ilk gecesi, Şabanın onbeşinci gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban bayramı geceleri” (İ.GAZALİ, a.g.e./ 553)
Bu mübarek gecede çokça tövbe ve istiğfar etmek, nafile ve kaza namazlarımızı kılmak, Kur’an okumak, aile fertlerimizi sevindirmek, büyüklerimizi ziyaret etmek veya uzakta iseler telefonla onların kandillerini kutlayarak geçirmekte ayrıca sadaka vermekte büyük faydalar vardır. Bilhassa fakirleri, kimsesizleri, yaşlıları sevindirmeye azami gayret gösterelim.
Recep ayı, Regaip kandilinden sonra ayrıca Miraç Kandili ile şereflendirilmiş bir aydır. Recebep’in 27. gecesi Miraç, Şabanın 15. gecesi ise Beraat Kandilidir. Ramazanın 27. gecesini de “Bizzat Kur’an-ı Kerim’de “leyletü’l Kadri hayrün min elfi şehr” “O Kadir gecesi ki bin aydan daha hayırlıdır “ denen, Kadir Gecesi olarak kutlamaktayız.
Sevgili Peygamberimiz bir hadisi şeriflerinde:
“Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geri dönmez: Recebin ilk gecesi, Şabanın yarısında olan gece (Beraat Kandili ), Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban bayramı geceleri “buyurmuşlardır.
Cenab-ı Allah, zaman zaman kendisini unutan, nefsinin esiri olan biz kullarına bazı fırsatlar vermiştir. “İnsa” sözcüğü ile “Nisyan- Unutmak” sözcüğü aynı kökten gelir. “Hafıza-ı beşer nisyan ile maluldur” diye boşuna denmemiştir. Unutmak dünya işleri ile ilgili olunca o kadar önemli değildir. Fakat kulluk ve kulluğun gerekleri ile ilgiliyse Allah korusun bizi felakete götürür. Bu aylar, unutkanlıktan, gafletten kurtuluş için birer fırsattır. Bu ayları unutmayıp, bu aylarda farklı olmaya ve diğer aylardan farklı bir şekilde yaşamaya gayret gösterelim. Recep ve Şaban’la temizlenip, Ramazanla inşallah kurtuluşa erelim.
Halk arasında üç aylar olarak bilinen, Recep, Şaban ve Ramazan ayları, Rahman, Rahim ve keremi bol olan Rabbimizin biz Müslümanlara ikram ettiği pek bereketli ve feyizli bir zaman dilimidir. Bu mana mevsiminin dinimizde bil hasa biz Türkler arasında apayrı bir yeri vardır.
Nasıl ki insanlar içinde farklı insanlar, mekânlar içerisinde farklı mekânlar varsa zamanlar içerisinde de farklı zamanlar vardır. Cuma günü Müminlerin haftalık bayramıdır. Geceler içinde kadir gecesi 364 günden, aylar içinde Üç Aylar diğer aylardan, Üç Aylar içerisinde de Ramazan ayı diğer iki aydan daha hayırlıdır. Sevgili kardeşlerim farklı mekânlar ve farklı zamanlar farklı insan, farklı Müslüman olmak içindir. Bunun şuurunda ve dikkatinde olalım ve bu farklı zamanları farklı şekilde değerlendirelim, feyiz ve bereketinden istifade edelim
Cenâb-ı Hakk böyle geceleri ve böyle saatleri rahmetinden ve şefkâtinden bizlere ihsan buyurmuştur.
İşte, bugünlerden ve bu gecelerden birisi de; Receb ayının ilk Cuma gecesi Ragaiip gecesidir. Sevgili Peygamberimizin sevgili torunu Hazreti Hasan Radiyallahü ahn, Fahri Âlem olan dedesinden şöyle rivayet ediyor:
“Senede dört gece vardır ki, o gecelerde Cenab-ı Hakkın rahmeti, mağfireti, ihsanı, lûtfü cihâna yağmurlar gibi yağmaktadır. Ta ki bu gecelerin kıymetini bilenler ve bilecekler için.”
Bu geceler şunlardır:
1. Receb-i Şerifin birinci gecesi
2. Şaban-ı Şerifin onbeşinci gecesi olan Berat gecesi,
3. Ramazan bayramı gecesi,
4. Kurban bayramı gecesi,
İslâm’da aylar Kameri olduğu için (Yani ay takvimine göre belirlendiği için) gece evvel, gündüz sonradır. Meselâ: Şaban-ı Şerifin on dördünü on beşine bağlayan gece onbeşinci gecedir.