Muharrem Günay

YAVUZ'UN ELİNDE İKİ KIZILELMA

Muharrem Günay

“Tarihçiler Yavuz’un (Tüm Türk Hakanları gibi) Cihan hâkimiyetinin ilahi bir irade ile kendilerine verildiğine inandığını belirtirler ” (Turan, 1969, c, II, s. 83).
Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesinde 1. Ahmed albümü adıyla bilinen albümün içerisinde elinde “Kızılelma tutan on iki Osmanlı padişahı” içerisinde Yavuz Sultan Selim’in diğer padişahlardan farklı olarak her iki elinde birer Kızılelma vardır.
Özellikle “Kızılelma” bağlamında Yavuz Selim’in özel bir yeri olması sebebiyle üzerinde durmamız gerekiyor. Albümde Yavuz Selim’in portresi altında “Selim Şah-ı Rum” yazılıdır. Kürklü kahverengi bir kaftan ve yeşil entari giymiş olan sultan siyah bıyıklıdır ve her iki elinde de birer kızıl küre (Kızılelma) taşımaktadır. (Mahir,1997, 91- 98) Ayrıca başındaki sarıkta iki sorguç olması çok manidardır. Portrelerin içinde sadece Yavuz Selim’in elinde iki Kızılelma ve sarığında iki sorguç vardır (Gültepe, 2007, s. 205).
Kemal Paşazâde’nin anlattığına göre; Yavuz Selim’in en büyük emeli Turan ve Yunan (Asya ve Avrupa ülkeleri) padişahlığını birleştirip dünyayı tek bir padişahlık olarak idare etmekti. Bunun için Akdeniz ülkelerinin, Avrupa’nın, Çin’in Hindistan’ın haritalarını yaptırmış, öncelikle eski köklere doğru Orta Asya’ya bir sefer düzenlemeyi ciddi ciddi düşünmüştü. Kemal Paşazâde’nin Yavuz’un bu düşüncelerinde payı olduğu açıktır (Gültepe, 2007, s. 205-206).
Çizdirdiği dünya haritalarını inceleyen Yavuz’a göre, “Dünya bir padişah için küçüktü.” Belki de O’nun her iki elinde birer Kızılelma bulunması O’nun bu düşüncesinden kaynaklanıyordu.
Türk padişahlarının en bilginlerinden birisi olan Yavuz’un Meclisi, şairlere ve bilim adamlarına her zaman açıktı. Bilhassa O’nun âlimlere çok büyük bir saygısı vardı. Hocasının atının ayağından sıçrayan çamurla kirlenen kaftanını ölünce tabutunun üstüne örtülmesini vasiyet etmiş ve âlimin atının ayağından sıçrayan çamuru büyük bir şeref olarak kabul etmiştir. Yavuz’un belli başlı âlim ve hocaları, Müftü Zembilli Ali Efendi, Kadı Asker Kemal Paşa Zade, İdris-i Bitlisi ve kendi hocası Halimi’dir.
Yavuz’un savaşlarda kahramanlık gösterenlere de saygı duyduğu bir gerçektir. Bu nedenlerden dolayı Yavuz’un etrafında hem kalem erbabı hem de kılıç erbabı toplanmıştı. İhtişamdan, eğlenceden, süsten hoşlanmayan, çok sade giyinen ve savaşı her şeye tercih eden Yavuz’un vasıflarından birisi de değerli insanları seçerek iş başına getirmesi idi. Bu halin en başta gelen misali, Piri Paşanın defterdarlıktan vezirliğe, vezirlikten de Vezir-i Âzamlığa getirilişidir. O’na göre Osmanlı devletini tehdit eden tehlike doğuda ve güneyde idi. Bununla beraber Safavilerin ve Memlüklerin üzerine yürüme sebebi sadece bu tehlikeleri bertaraf etmek değildi. Onun hedefleri arasında “Hadimu’l Haremeyn” ve “İslam Halifesi” olmak ve İslam Birliğini sağlamak, cihanın tek padişahı olmak ve Osmanlı’yı bir Cihan Devleti haline getirmek ve Türk Cihan Hâkimiyeti Ülküsünü gerçekleştirmek ve Nizâm-ı Âlem’i kurmak gibi yüce ülkü ve hedefler vardı. Yine Yavuz, Orta Asya Türklüğü ve Müslümanlığını da idaresi altına alarak Türk Birliği’ni sağlamak istiyordu. Bütün bu hedefler peşinde koşarken O’nun da dedeleri gibi Ehlisünnet akidesine dayandığı da inkâr edilemez. Onun Şiilerin baş düşmanı olduğu ve çok Şii öldürttüğü iddiaları abartılı olup, gerçekleri yansıtmamaktadır.
Safavilerle yapılan savaşta karşı taraftan çok sayıda insanın ölmüş olması yapılan savaşın doğurduğu doğal bir sonuçtur. Yavuz’un Türk Birliği ve İslam Birliği hedeflerinin delili olarak şu dizeleri gösterilebilir:
“Bu sefere çıkmamız, bu sıkıntılara katlanmamız, perişanlığımız gönüller cemiyetini kurmak içindir.” (Tansel, 1969, s. 251)
“İhtilâfü tefrika endişesi
Kûşe-i kabrimde bi-karar eyler beni
İttihadken savlet-i a’dayı def’a çaremiz
İttihad etmezse millet, dağıdar eyler beni.“
(Milletimde meydana gelebilecek birbirine düşme ve bölünme endişesi, beni kabrimde bile rahatsız eder. Düşmanları def etmek için tek çaremiz bir ve beraber olmak iken, milletimiz bunu yapmazsa gönlüm yara bere içinde olur. Kabrimde dahi rahat edemem.)

Yazarın Diğer Yazıları