Muharrem Günay

YÜCE ALLAH BİR KUDSİ HADİSTE ŞÖYLE BUYURMAKTADIR:

Muharrem Günay

9 Aralık 2013 Pazartesi 02:00:00
  Ben ortakların ortaklığından, uzağım, Bir kimse başkasını benimle ortak tutarak bir amel işlerse, ben o kimseyi ve ortak koştuğunu terkederim. (Amelinin ecrini ortak koştuğundan alsın.)” (İmam Suyuti, Camiu’s-Sağir Ve Tercümesi, Aydın Yayınevi: 1/4)
Yine bir başka rivayete göre Sevgili Peygamberimiz Tebük Muharebesi’nde buyurdu ki: “ Medine’de bazı kişiler vardır ki, geçtiğimiz herhangi bir vadi, ayak basıp da düşmanı kızdırdığımız bir yer, harcadığımız herhangi bin nafaka ve çektiğimiz bir açlık yoktur ki, onlar Medine’de oldukları halde, bunlarda (sevaplarında) bize ortak olmasınlar…”
Ashab-ı Kiram : “Ey Allah’ın Resulu! Onlar bizimle beraber olmadıkları halde nasıl bu fazileti elde ederler?” diye sordular.
Resulullah Efendimiz buyurdu ki: “Özürleri onları geri bıraktı. Binaenaleyh onlar niyetin güzelliğiyle bize ortak oldular“ (Muhakkak ki , Medine’de olan bazı kimseler, cihadımızda bize ortak oldular) (Buhari, İ.Gazali, İhya cilt 4/ 626)
Yine rivayetlere göre Peygamberimizden önceki devirlerde: Kişinin biri bir kıtlık senesinde, kumdan bir tümseğin kenarından geçerken kendi kendine: “Eğer bu kum yığını yemek olsaydı, halk arasında onu taksim ederdim“ diye niyet etti. Bunun üzerine Cenâb-ı Hak, onların Peygamberine vahy göndererek buyurdu:
“O kuluma de ki: Cenâb-ı Hak senin sadakanı kabul edip güzel niyetine teşekkür etti. O kum tümseği yemek olsaydı ve sen de onu sadaka verseydin elde edeceğin sevap kadarını sana sevap olarak verdi.” ( İ.Gazali, İhya cilt 4/626)
Yine bir başka hadisi şerifte Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
“İki Müslüman kılıçlarıyla karşı karşıya geldiklerinde hem öldüren hem de öldürülen cehennemdedir.”
Soruldu:
-Ey Allah’ın Resulu Şu öldüreni anladık. Fakat öldürülenin suçu ne?
Cevap olarak buyurdu:
“Çünkü öldürülen de arkadaşını öldürmeye niyet etmişti.” ( Müslim, Buhari, Ebu Davud ve Nesai )
“De ki, gönlünüzdeki duyguları saklasanız da, açıklasanız da Allah hepsini bilir.” (Âl-i İmrân sûresi (3), 29)

Yazarın Diğer Yazıları