Türk tarihi zaferlerle doludur. Tarihe altın harflerle yazılan zaferlerimizden en önemlileri Ağustos ayı içerisinde kazanılmıştır. 26 Ağustos 1071’de elde edilen Malazgirt Zaferi ile birlikte Anadolu’nun kapısı Türklere açılmış, 17 Eylül 1176’da kazanmış olduğumuz Miryokefalon zaferi ile birlikte Anadolu’nun Türk yurdu olduğu tescillenmiştir. 26 Ağustos 1922 günü ise Afyon Kocatepe’den BÜYÜK TAARUZ başlamış, 30 Ağustos 1922 günü tarihin en büyük imha savaşlarından biri sayılan Dumlupınar’da Yunan kuvvetleri imha edilmiş ve 9 Eylül 1922 günü Milli Mücadele düşmanın denize dökülmesiyle neticelenmiştir. 26 Ağustos 1071’de kazanılan Malazgirt zaferi tarihimize “Yurt Açan”, 17 Eylül 1176’da kazanılan Miryokefalon zaferi “Yurt Yapan” ve 30 Ağustos 1922’de kazandığımız Dumlupınar zaferi ise “Yurt Kurtaran” bir zafer olarak Türk Tarihi’ne damga vurmuştur.
30 Ağustos 1922’de zaferle sonuçlanan Dumlupınar Savaşı, Türk milletinin yeniden dirilişidir. Malazgirt Savaşı’yla (1071) 26 Ağustos’ta Anadolu’nun Türklere kapıların açan kahraman ordumuz; Başkomutanlık Meydan Muharebesi’yle de Anadolu topraklarının Türk Vatanı" olduğunu dosta düşmana ispatlamıştır. 1922 Ağustos ayında Türk Ordusu taarruza geçmek için, Kurmay heyeti’nce karar verilir. 26 Ağustos sabah, saat 05.30’da Türk topçu birlikleri Afyon’un güneyinden düşman siperlerini ateşle vurmaya başlar. Ardından piyadeler hücuma geçerler. Planlandığı gibi Büyük Taarruz devam eder ve düşman bozguna uğrar.
30 Ağustos’ta Dumlupınar’da düşman ordusu çembere alınır ve ordumuz düşmana son darbeyi vurur. Düşman askerleri kaçmaya başlar. Mustafa Kemal Paşa; kaçan düşman askerlerini kovalamak için, "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!" komutunu verir. Yunan Başkomutanı General Tikopıs dâhil çok sayıda esir alınır. Şahlanan Türk Ordusu düşman güçlerini İzmir’e kadar kovalar. 9 Eylül 1922 günü Türk Ordusu İzmir’e girer. Düşman denize dökülür.
30 Ağustos 1922 tarihi, Türk milletini esir etmek isteyen emperyalist güçlere karşı; kadınıyla çocuğuyla, ordusuyla topyekûn verdiği bir savaşın ve milli benliğini kurtardığı ve Zafer Destanı’nın yazıldığı gündür. Bu mutlu günde, zaferi bize yaşatan Atatürk ve silah arkadaşları ile kahraman Türk Ordusu’na şükran ve minnetlerimizsunuyoruz. Mekanları cennet olsun. Yazımızı Malazgirt Marşı ile noktalayalım.
Malazgirt Marşı
Aylardan Ağustos, günlerden Cuma
Gün doğmadan evvel iklîm-i Rum'a
Bozkurtlar ordusu geçti hücuma
Yeni bir şevk ile gürledi gökler
Ya Allah... Bismillah... Allahuekber
Önde yalın kılıç Türkmen Başbuğu
Ardında Oğuz'un ellibin tuğu
Andırır Altay'dan kopan bir çığı
Budur, Peygamberin övdüğü Türkler...
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber
Türk, Ulu Tanrı'nın soylu gözdesi
Malazgirt Bizans'ın Türk'e secdesi
Bu ses insanlığa Hakk'ın müjdesi
Bu seste birleşir bütün yürekler...
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber!..
Nağramızdır bu gün gök gürültüsü,
Kanımızdır bugün yerin örtüsü
Gazi atlarımın nal parıltısı
Kılıçlarımızdır çakan şimşekler...
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber!..
Yiğitler kan döker, bayrak solmaya,
Anadolu başlar, vatan olmaya...
Kızılelma'ya hey... Kızılelma'ya!!!
En güzel marşını vurmadan mehter
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu