Muharrem Günay

ZEKAT VE İNFAK YAZILARI – Kocatepe Gazetesi

Muharrem Günay

9 Temmuz 2012 Pazartesi 03:00:00
  3- “ALLAH’A VE PEYGAMBERİNE İMAN EDİN! VE SİZİ HALEF KILDIĞI MALLARDAN ALLAH YOLUNDA HARCAYIN!” -2

Yeryüzünde bizi kendi halifesi olarak yaratan Allah, Bizden halifesi ve vekili olarak, yarattıklarından infak etmemizi emrediyor. Bu nedenledir ki; yeryüzünde tüm mahlûkata karşı, özellikle de insanlara karşı tam manasıyla ilahi sıfatların temsilcisi gibi hareket etme durumundayız. Sanki bir müessesenin vekil harcı gibi çevremizdeki herkesin ihtiyacını gidermekle yükümlüyüz. Böyle olmasaydı Allah “ İnfakı, size verdiğim nimetlerden verin.” emrini bu tarzda açıklamazdı.
Allah’ın yarattığı ve bize emanet olarak verdiği nimetlerden gerektiği gibi infak etmezsek, halifelik görevini yerine getirmemiş oluruz.
Maun suresi üçüncü ayette de:”Velâ yehuzzu alâ taamil miskin” “Yoksulu doyurmaya yanaşmaz” denilmektedir.
Dikkat ederseniz burada “İtam’ulu miskin” denmemiş de “Taam’il miskin” denmiştir. Yani miskini doyurmazlar, fakiri yedirmezler değil de mâna, onun kendi yemeğini ona vermezler demektir. Onun kendisine ait olanı kendisine vermeye teşvik etmezler demektir. Yani o yemek zaten o miskinin hakkı iken, onun kendi hakkını ona vermezler, yedirmezler. Hâlbuki o yedirecekleri yemek onların kendilerinin değil, bizzat o miskinindir. Binaenaleyh birine bir şeyler verirken, bir fakire bir şeyler yedirip ikram ederken söylenebilecek en güzel söz şöyle demektir: “Al kardeşim! Bu benim değil senindir! Ben şu anda sana benim olan, bana ait olan bir şeyi değil, senin kendinin olan bir şeyi veriyorum. Bu senin hakkındır. Bu benim malımın içinde sana verilmek üzere Allah’ın hakkıdır. Allah bunu sana verilmek üzere bana vermiştir, al hakkını da beni bu sorumluluktan kurtar!” Hani Meâric sûresinde:
“Onların mallarında isteyen ve isteyemeyenlerin hakkı vardır.” (Meâric 24,25)
Buyuruluyordu ya, işte bu verdiğimiz bizim malımızın içinde onlara verilmek üzere Rabbimizin koyduğu fazlalıktır ve onu onlara güzellikle ulaştırmak zorundayız. (Besâiru’l -Kur’an/Ali Küçük)

Yazarın Diğer Yazıları