Muharrem Günay

ZEKAT VE İNFAK YAZILARI – Kocatepe Gazetesi

Muharrem Günay

7 Temmuz 2012 Cumartesi 03:00:00
  3- “ALLAH’A VE PEYGAMBERİNE İMAN EDİN! VE SİZİ HALEF KILDIĞI MALLARDAN ALLAH YOLUNDA HARCAYIN!” -1
Allah’ın bizi halef kılması; birinin arkasından bir başkasının gelip sahip olması demektir. Bugün birinin cebindeki para, dün bir başkasının cebindeydi. Bugün birinin tohum attığın tarlaya, dün bir başkası tohum atıyordu. Bugün birinin bindiği araba, dün bir başkasına aitti, yarın da bir başkasına ait olacaktır. Bugün size yağmur gönderen bulut dün başkalarına hizmet ediyordu. Bugün size süt veren inek dün başkalarına hizmet ediyordu.
Bir zamanlar sultan iken İbrahim Ethem hazretlerinin sarayının önüne bir derviş gelir ve başlar saray nöbetçileri ile “İllâki ben bu handa bu gün misafir olacağım” diye münakaşa etmeye, münâkaşayı duyan İbrahim Ethem Hazretleri dervişi çağırır ve:
—Ey Adam! Buranın bir han değil bir saray olduğunu görmez misin? Der. Derviş sorar:
Bu sarayda sizden önce kim kalıyordu? Sultan cevap verir:
—Babam.
—Ondan önce kim kalıyordu?
—Dedem. Ondan da önce?
—Onun da babası. Bu cevaplar üzerine derviş der ki:
—Bu kadar insanın konup geçtiği bu yer han değil de nedir?
Mevlânâ, dünyanın gerçek yüzünü şöyle ifâde eder:
”Bu dünya hayatı, rüyada define bulmaya benzer. Sabah kalkınca ne define kalır, ne de başka şey!.. Ölümle daldığı uykudan uyanmış bulunan insanoğlu da hakikat ile rüyayı birbirinden ayırır ama nafile! Elde bir şey kalmamıştır”.
Mesnevî’de, bu dünyaya dalanların boş hayal ve hülyâlarla, paha biçilemez ömürlerini nasıl heder ettikleri de şöyle tasvir edilmektedir:
”Dünyaya gönül verenler, tıpkı gölge avlayan avcıya benzerler. Gölge nasıl onların malı olabilir? Nitekim budala bir avcı, kuşun gölgesini kuş zannetti de onu yakalamak istedi. Fakat dalın üzerindeki kuş bile bu ahmağa şaştı kaldı.”
Bu gün sahibi olduğumuz mallar dün bir başkasına aitti. Dedelerimizindi; onlara da babalarından kalmıştı. İstesek de istemesek de, versek de vermesek de bilelim ki; bir gün ya o mallar bizi terk edecek, ya da biz onları terk etmek zorunda kalacağız. Ya bir iflasla, bir felâketle o mallar bizi terk edecek, ya da bir ölümle biz onları bırakıp gideceğiz. Bu iki seçenekten başka bir imkânımız yoktur.
Zaten bu inançta olmayan insanlar, Allah’ı mülkün sahibi bilmeyen, kendilerini mülke sahip zanneden insanlar zırnık bile veremezler. Böyle inananların, böyle düşünenlerin vermeye, verebilmeye asla güçleri yetmez. İsteseler de veremezler böyleleri. Ama mülkün sahibi Allah’tır, bu elimdekiler, bu cebimdekiler benim değildir, bunlar Allah’ındır, ben zaten Allah’ın olanı Allah yolunda, Allah’ın kullarına veriyorum! diyebilen kişi infak edebilecektir. Mülkün Allah’a ait olduğuna iman eden kişi verebilecektir.
Yukarıda meali verilen Hadid suresi 7. ayetteki İnfakın anahtarı istihlaf kelimesidir. İstihlaf, Hulf, halife kelimelerinden meydana gelir.
(Devamı Yarın)

Yazarın Diğer Yazıları