(Dünden Devamı)
ZALİMİ ASLA SEVEMEYİZ
Adalet toplumun huzuruna ve gelişmesine vesiledir. Yüce Allah, adaletle yaşayan devlet ve milletlere, hak dini üzere olmasalar bile, yardım eder, onları payidar eder. Ünlü Selçuklu veziri Nizamülmülk El Siyasetname adlı eserinde devlet hayatında adaletin önemine dikkat çekerek şöyle der:
”Bir melik (devlet başkaını) inkâr ve küfürle ayakta kalır, fakar adaletsizlikle ayakta kalamaz” (El Siyasetname)
Yine El Hac Muzaffer Özak’ta aynı konuya parmak basarak şöyle der:
“Bir millet, şaref-i İslâm ile müşerref olmuş olsa dahi, eğer zulum ve haksızlık yollarına sapar, zalime yardımcı olur ve ahlaksızlığı alıkşlarsa, o millet mutlaka cezasını görür ve asla beka bulamaz. (yani yaşayamaz) Buna karşılık, kâfir bile olsa hak ve adalatle milletini sevk ve idare ederse, pâyidar olur. Çünkü birincisi kavlen yâni sözde Müslümandır. İkincisi ise fiilen yani icraatıyla müslümandır. Bunun içindir ki, kavlan müslüman olan yıkılır, fiilen müslüman olan beka bulur.”(Envârul Kulub cilt 2, s. 274, Elhac Muzaffer Ozak)
Tarih, topsuzluk, tüfeksizlik ve parasızlık yüzünden değil; maneviyatsızlık, adaletsizlik, ahlaksızlıkları ve milli benliklerini yitirmeleri, başka milletleri taklit etmeleri ve insanlara zulüm etmeleri yüzünden yıkılmış ve yok olmuş nice millet ve devletlere şahittir. Bu konuda üzerinde yaşamış olduğumuz Türk toprağı olan Anadolu, Eti, Firig, Bizans, Roma, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok devlet ve millete mezar olmuştur.
Yüce kitabımızda “Her milletin bir eceli vardır” (Araf/34.) ayetiyle milletlerinde ölümlü olduğuna dikkat çekilerek; “Bir kavm, özlerini değiştirip bozuncaya kadar Allah şüphesiz ki onun (halini) değiştirip bozmaz” (Rad/11) buyrulmaktadır. Başka ayetlerde ise “Biz (şımaran ve güçsüz halka) zulmeden nice şehri kırıp geçirdik ve onların ardından başka kavimler meydana getirdik.” (21 Enbiya: 11.) “Biz, bir memleketi (zulüm, isyan ve taşkınlıklarından dolayı) helak etmek istediğimiz zaman, onun refahtan şımarmış (kendini yeterli görüp Allah’a ihtiyaç duymayan) elebaşılarına (tebliğcilerle ibadet ve itaati) emrederiz, onlar da fâsıklığa saparlar/dinî kuralları çiğnerler. Artık o (ülke)nin üzerine azap sözü hak olur. Derken biz de onu yerle bir ederiz.” (İsra 17/16) . “Nuh’tan sonra nice asırlar(da insanlar)ı helak ettik.”(İsra17/17) Buyrularak zulüm ve kaksızlıkları yüzünden helak olan toplumlara dikkat çekilmiştir.[bk. 22/45; 6/123; 11/116-117; 23/63-64; 34/33-35]
Yüce kitabımıza göre zalimlere meyletmek bile ateşe girmek için yeterlidir. Cenâbı Hakk bir ayetinde:
“Zulmedenlere meyletmeyiniz; sonra ateş size de dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.” (Hud/113) buyurur.
Unutmayınınız ki zulüm ile âbad olanın sonu berbat olur.. (Devamı Yarın)