Nevzat Algan

İznik'in Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 105. Yılı Papa Ve Patrik Tarafından Coşkuyla Kutlandı

Nevzat Algan

Papa tüm Katolik Hristiyan dünyasının resmi lideri olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda Vatikan’ın devlet başkanı. Patrik ise bizim İstanbul’daki Fener Rum Patrikhanesi’nin baş din adamı; kendisini ekümenik olarak tanımlasa da  Türkiye’nin tapu senedi Lozan Antlaşması ve yürürlükte olan kanunlarımıza göre Fener Rum Patrikhanesi’nin papazı.

Patrik olmadan önce adı Dimitrios Arhondonis. Hristiyan adetleri gereği Papa 14. Leo gibi o da kendisine bir isim seçmiş ve I. Bartelemeus adını almış. Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul’u fethedip Doğu Roma’yı yıkmadan önce Patrik’in selefleri dünyadaki bütün Ortodoksların resmi lideriydi. İstanbul’un fethi ile Doğu Roma yıkıldığı gibi Patrikhanenin Ortodoks Hristiyanlar üzerindeki resmi hakimiyeti de o gün itibariyle ortadan kalktı. Fakat Patrikhane eski günlerine dönme hayalinden hiç vazgeçmedi. Papazın fikri neyse zikri o dur hesabı, hem Patrik hem Papa İstanbul'umuzdan Konstantinopolis olarak bahsediyor halâ. Aşağıda ekranı Türkçe’ye çevrilmiş resmi Watikan haber ajansı şahit buna. Aklınıza gelmez ama hatırlatayım yine de. İstanbul özel isim aynen yazılır. İngilizcesini yazmışlardır diye düşünmeyin.

Bartelemeus’ta her fırsatta kendini Ortodoksların ekümeniği yani dünyadaki bütün Ortodoks Hristiyanların resmi lideri olarak ilan etmekten geri durmadı. Üstelik, kendisini dini lider/ekümenik olarak ilan etmesi resmen suç sayılıyormuş. Türkiye Cumhuriyeti Devleti resmi makamları bu ekümeniklik iddiasına zaman zaman tepki göstermiş, yalanlamış. İstanbul Valiliği Fatih Kaymakamlığı’nın resmi web sitesinde ilgili basın açıklaması halen mevcut. 
Bin yedi yüz sene sonra yapılan ayinin adresine gelince; Hz. İsa’nın doğumundan sonra 325 yılında büyük papazların toplandığı ve Hristiyanlığın baba, oğul ve kutsal ruh inancına karar verildiği iddia edilen İznik Gölü suları altındaki bazilika, 2014 Ocak ayında sular altında keşfedildi. Kısa bir zaman geçti, Papa Francis 28–30 Kasım 2014 tarihlerinde Türkiye’yi ziyaret etti. 2025 yılında İznik’i ziyaret etmek istediğini de gündeme getirdi.

Ne hikmetse; Francis’in 2014’te yaptığı ziyaretten sonra İznik Gölü’nün suları çekilmeye başladı. Hatta bölge halkı o vakitten bu yana konutlarda, tarımda göl suyu kullanmaya mecbur edildiğinden şikayetçi oluyor sosyal medyalarda. Özel çalışma yapıldıysa sonuç alınmış  olacak, göl suyu bazilikayı ortaya çıkaracak kadar azalmış.

Bahsettiğim 2014 ziyaretinde, Suriye’de 2011’de başlayan iç savaş nedeniyle bir kısmı da Türkiye’ye göç eden Hristiyanlardan dem vurmuş olmalı ki  “Hristiyanların olmadığı bir Ortadoğu düşünülemez” diyen Papa Francis öldükten hemen sonra Amerikalı 14. Leo 8 Mayıs’ta papalığa seçildi. Tahta çıktıktan 4 gün sonra 12 Mayıs’ta kendisinden önceki Papa’nın yapamadığı ziyareti yapacağını açıkladı.

Geçtiğimiz Ekim ayında da Vatikan Basın Sözcüsü Matteo Bruni, Papa’nın Türkiye’den davet aldığını ve 27–30 Kasım’da Türkiye’ye geleceklerini, İznik’i ziyaret edeceklerini söyledi. 

Vatikan’ın resmi haber ajansı Watican News’te 07 Ekim 2025'te yayınlanan açıklamada Papa’nın kilise ve devlet başkanları tarafından davet edildiğine yer verilmiş. 

Papa 27 Kasım’da  davete icabet ediyor. Ancak ziyaret sonrası yapılan  açıklamada ise  Papa 14. Leo’nun  Türkiye’ye Patrik I. Bartelemeus tarafından davet edildiğini yazıyor ve Patrik’e ileri görüşlü olduğu için teşekkür ediliyor.  Bu zamana kadar davet eden resmi makama  teşekkür edildiği bilgisine ulaşamadım. 

Teşekkür etmese de ev sahipliğinde kusur etmek olmaz. Sonuçta biz davet etmiştik. Sadece bir dini lider değil, aynı zamanda Vatikan ülkesinin devlet başkanıydı. Devlet töreni ile karşılandı haliyle. Törende rahibe kıyafetleri giyen koro tarafından Bedru Aleyna ilahisi ile ağırlandı.

Organizasyonda söylenecek ilahileri kim seçtiyse, herhalde kendini evinde hissettirerek hoş geldin demek için olacak; Bedru Aleyna ilahisi söylendi yüzüne karşı. İlahi demişken, okunan ilahinin bir bölümünün Türkçesi şöyle: “Ey bizden seçilen elçi, yüce bir davetle geldin, sen bu şehre şeref verdin, ey sevgili hoş geldin.”

Neyse Allah kabul etsin.

Ziyaretin ikinci günü Papa–Patrik hep birlikte İznik’e, bazilika kalıntılarına gidildi. 1700 yıl sonra tekrar ayin yaptılar. Ecdatlarını yad ettiler.
Fener Rum Patriği Papa’nın yanında eşit hizada durdu. Papa Leo Patrik Bartelemeus’u tüm dünyaya ekümenik olarak ilan etti adeta. Yabancı basın patrikten ekümenik olarak bahsetti. Papa ziyaretinde yapılan ayine ve açıklamalara her kesimden vatandaşımız tepki gösterdi.

Ayinden sonra İstanbul'daki  Ortodoks kilisesinde hristiyan aleminde ne kadar temsilci varsa hepsi toplandı , kapalı kapılar arkasında görüşmeler yapıldı. 

Hristiyan deyip geçmemek lazım, Türk Ortodoks Patrikhanesi bile Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyaretinde “ekümenik” unvanını kullanmasına tepki göstererek bunun Anayasa ve Lozan’da yer almayan bir tanım olduğunu ve devletin bütünlüğüne saygısızlık teşkil ettiğini duyurdu. 

Maksat siyaset yapmak değil; vatanseverlik gereği;

Yapılan tören Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedi Lozan Antlaşması’nı ve kanunlarımızı ihlal etti mi? 

Amerikalı Papa, Amerika’nın düşmanı Ortodoks Rusya ile Suriye ve Ortadoğu’daki Ortodoks Hristiyanlara dini liderlerini mi işaret etti? İsrail’in ayin yapılan günün ilk saatlerinde Suriye’ye saldırması tesadüf mü?
Aynı günün gecesi Rusya’ya füze yakıtı götürdüğü iddia edilen iki geminin bizim karasularımızda patlamasının İznik ayini ile alakası var mı?
Bu ziyaret bir başlangıç mı? Yoksa ülkemizde ve bölgemizde yaşanan olayların bir sonucu mu?

Düşünmek gerekiyor. Diyelim ki bilmiyoruz ve/veya bilmiyorum…

Ancak Türk vatandaşı her an uyanık ve teyakkuzda olmalıdır. Çünkü;
Yunan’ın, Megalo İdeali, 

Rusların sıcak denize inme rüyası, 

İsrail’in vaat edilmiş topraklarda Büyük İsrail’i kurma hedefi, 

Vatikan’ın Ortadoğu ve Afrika’yı Hristiyanlaştırma misyonu var.

Sizce imana gelip bu emellerinden vazgeçerler mi? 

Bu sefer cevabı biliyoruz: Hayır vazgeçmediler, gecmezler.

Son söz:

İznik’in düşman işgalinden kurtuluşunun (28. Kasım) 105. Yılını kutluyor; başta Fatih Sultan Mehmet Han ile Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatan uğruna can veren şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle yad ediyorum. 

Yazarın Diğer Yazıları