Sezer Küçükkurt

ATATÜRK'Ü MİNNETLE ANIYORUZ – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt

10 Kasım 2016 Perşembe 13:48:58
 

Büyük önder, büyük lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü vefatının 78. yıldönümü olan bugün, bir kez daha rahmet ve minnetle anıyoruz.
Türk Milleti’nin yetiştirdiği, Devlete, Millete ve dine büyük hizmetleri bulunan tarihi bir şahsiyetin günümüzde bazılarınca tartışma konusu yapılmaya çalışıldığı, eserlerinden, başarılarından daha çok, eksiklerinin, kusurlarının göze batırılmaya çalışıldığını üzülerek izleyenlerdeniz.
Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu olan liderdir. Osmanlı İmparatorluğu’ndan geriye elimizde kalanlarla, bu milletin bir çok asil evladıyla birlikte Millî Mücadele’yi organize etmiş, geliştirmiş ve kazanmış, yeni Türk Devleti’ni kurmuştur. Mustafa Kemal’in askerleri, kendi değerlerine düşman, yabancı oyuncağı hainler değil; göğsüne Kur’ân-ı Kerim’i bastırarak şehadet şerbetini içen kahramanlardır. Oğuz Kağan, Bilge Kağan, Sultan Alparslan, Osman Gazi, Fatih, Kanuni, Yavuz gibi tarih yazan, ‘devlet kurucusu’ bir liderdir Atatürk.
Atatürk’ü her şeyden önce bir millî lider ve kahraman olarak sevmek, saygı duymak gerekir. Peşin hükümlerle, ideolojik dayatmalarla ne külliyen kötüleyebiliriz, ne de haşa bir ilah gibi kabul edebiliriz.
Hatalar, kusurlar insana dairdir. Doğrular ve yanlışlar tarihsel süreç içinde ayırt edilebilir. Ne olursa olsun büyük adamları her insanda bulunabilen kusurları asla küçültmez. Atatürk de böyle büyük bir insandır.
ABD’li tarih hocası olan Harold Lamp şöyle dermiş: “Kanuni öyle büyük bir padişah ki hatalarını bir, iki, üç diye sayabiliyor fakat hizmet ve faziletlerini sayamıyorsunuz.” Atatürk de öyle değil mi?
Bugünün Türkiye’si Mustafa Kemal Atatürk’ün deha çapındaki eğitim, kültür, sosyal ve ekonomi politikalarının ürünüdür. Büyük Taarruz öncesi Ulukışla’da süngü imal eden bir tek usta vardır. Ne yazık ki Ulukışla’daki bu tablo yurdun bütün köşelerinde geçerlidir. Sanayi namına elimizde bir şey kalmamış, eğitimli nüfusumuz cephelerde tükenmiş, yıllarca süren savaşlar, göçler Türkiye’yi yormuş, bitirmiştir. Nüfus, eğitim, üretim hepsi en dibe vurmuş vaziyettedir. Ordular dağılmış, işgaller kan kusturmuş, ümitler tükenmiştir. Nereden nereye? Bakın, bugün savunma silahlarını kendisi yapabilen, dünyanın kabadayılarına kafa tutabilen bir Türkiye’deyiz. Dünyaya ihracat yapan, 75 milyon vatandaşını besleyebilen bir Türkiye var. Yok olma raddesinden bugünlere gelebildiysek katkısı olanlara hakkını teslim etmeliyiz. Kendimizi ve yakın tarihimizi dürbünün tersiyle seyretmekten vazgeçmeliyiz. Millî kahramanlara layık oldukları saygıyı göstermeliyiz. Vatan büyük evlatlarının omuzlarında yükselir. Orta Doğu’nun her türlü ihanete rağmen tek ışığı Türkiye’dir. Bunu en çok Atatürk’e borçluyuz.
***
Atatürk’ten bir anı ile bitirip, bir kez daha rahmetle analım o büyük insanı. Muzaffer Kılıç anlatıyor: Erzurum’dan kongre için Sivas’a geldiğimizde, Mustafa Kemal’in karargahı olarak, Sivas lisesini hazırlamışlardı. Paşa, kendisine hazırlanan odaları dolaşırken, yatak odasında, karyolanın arkasında bulunan sarı satırlı atlas yastık gözüne ilişti. Yastığın üzerinde, koyu renk bir ibrişimle işlenmiş şu beyit vardı: Cihanın cahına mağrur olup incitme insanı. Süleyman-ı zaman olsan bırakırsın bu eyvanı (Dünyanın şaşasıyla gururlanıp incitme insanları. Zamanın Süleymanı da olsan bırakırsın bu dünyayı)
Atatürk, yazıyı okuduktan sonra durdu. Mazhar Müfit Bey’i çağırttı. Beyti ona okuttu. Mazhar Müfit: ”Paşa’m, bu sizin için yazılmış değil.” deyince, Atatürk: ”Bu uyarı hepimiz için ve her şey için bir prensip olmalıdır.” cevabını verdi.

Yazarın Diğer Yazıları