Sezer Küçükkurt

Ayrı cumhuriyetler – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt

30 Ekim 2012 Salı 02:00:00
  Cumhuriyet’in kuruluşunun 89. yıldönümünüydü dün. Gündelik yaşamda, genelin, çoğunluğun aksine, başına buyruk, kendi bildiğine davrananlara “ayrı cumhuriyet” yakıştırması yapılır ya. Ne yazık ki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı da hepimiz ayrı bir cumhuriyet olarak kutladık.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle dün Atatürk Stadyumu’nda genel bir tören düzenlendi. Bu törene katılım yok denecek kadar azdı. Polis Meslek Yüksek Okulu öğrencileri de olmasa 100-200 kişiyle tören kutlanacaktı. Bu mevcudun yarısını da zaten görevliler oluşturacaktı.
Gazeteniz Kocatepe’nin “Geçmiş Zaman olur ki” serlevhalı köşesinde 1931 yılında kutlanan Cumhuriyet Bayramı fotoğraflarını görüyorsunuz birkaç gündür. Dünkü törene katılımın 1931’dekinden çok daha az olduğunu söylesek yanılmış olmayız herhalde.
Oysa o zamanki Afyonkarahisar ile bu zamanki Afyonkarahisar arasındaki farklar herkesin malumu. Belki o günkü il nüfusu kadar bugün öğrenci mevcudumuz var. Ama ne yazık ki tören alanları bomboş, tören alanları mahzun…
Tören alanları mahzun da çarşı-pazar pek mi şen? Ne yazık hayır. Bayram nedeniyle bayrak asan işyeri ve konut sayısı genel mevcudun ancak onda biri kadar.
Okul bahçelerinde düzenlenen törenleri değerlendirecek olursak ne yazık ki oradaki tablo da diğerlerinden farklı değil.
Öğrenci velileri saat tutmuşlar. “Bizim okuldaki tören tamı tamına 12 dakika sürdü. Bir iki marş ve bir iki şiirle program sona erdi. Eğer öğrencileri serbest bıraksalar ve cumhuriyeti anlatmalarını isteseler inanın daha güzel bir program ortaya çıkardı. Güzel bir metin hazırlamış olan öğretmen ‘acaba başıma bir şey gelir mi’ diye cılız bir sesle alel-acele metni okuyup yerine geçti. O da haklı. Ne olacağını kim bilebilir ki?” diyen öğrenci velisi “Bu işte bir yanlışlık var. Yanlışlığın ne olduğunu da herkes biliyor ama kimsenin sesi çıkmıyor” diye sözlerini tamamladı.
Siyasi camiada yaşanan “kutlama” kargaşasına şimdilik girmeyelim isterseniz. O konu zaten başlı başına bir curcuna.
Evet, Cumhuriyet Bayramı ve diğer bayramlarımızın kutlanmasında yanlışlıklarımız var. Öyle görülüyor ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi amacıyla yapılan yeni düzenlemeler, yanlışlıkları azaltmak, coşkuyu artırmak yerine tam tersi bir işe yaramış.
Milletin tanımı yapılırken “tasada, kıvançta bir olan” denilir her zaman. “Tasa”daki ayrılıklarımız biliniyordu. Artık giderek “kıvanç”taki ayrılıklarımız da belirginleşiyor. Milli coşkumuz, duyarlılığımız azalıyor. Bu durumu önlemek için yapıldığı belirtilen girişimler tam ters bir işlev görüyor.
“Ayrı cumhuriyet”ler şeklinde yapılan kutlama törenleri eskisinden çok daha kötü, sönük, verimsiz geçti. Önümüzdeki yıllarda tek bir Cumhuriyet ve onun bayramı etrafında yeniden buluşabilmek dileğiyle….

Yazarın Diğer Yazıları