Sezer Küçükkurt

Daha ne yapsın? – Kocatepe Gazetesi

Sezer Küçükkurt

10 Kasım 2012 Cumartesi 02:00:00
  Bugün 10 Kasım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete intikalinin 74. yıldönümünde rahmet ve minnetle anıyoruz bir kez daha.
Aradan geçen 74 yılda milletin çok büyük bir bölümünde Atatürk’e karşı şükran ve sevgi duygusu gelişerek var olmayı sürdürürken, küçük bir kısımda ise Atatürk karşıtlığı, hatta düşmanlığı devam etmekte.
Bu küçük grubun sesleri son zamanda oldukça fazla çıkıyor. Milleti Atatürk karşıtlığında örgütlemeye çalışıyorlar. Hatta zaman zaman İstanbul’u işgal eden İngilizler’den daha fazla çaba gösteriyorlar bu yolda. Ama boşa uğraşıyorlar.
***
Atatürk ve onun nesli 1774’den itibaren başlayan Osmanlı İmparatorluğu’nun geri çekilme döneminin evlatlarıdır.
Batı denen zulüm mekanizmasıyla ilk mücadelesini 1911’de Trablusgarp’ta veren Mustafa Kemal Atatürk Afrika’daki bu vatan toprağını savunmaya gönüllü gittiğinde 30 yaşındadır. Osmanlı ordusundaki gönüllü subaylar Trablusgarp’a gidip İtalyanlarla savaşmaktadır. Afrika’daki bu ülkeyi vatan bilen birkaç gönüllünün arasında Enver Paşa gibi, Mustafa Kemal gibi, Afyonlu Ali Çetinkaya gibi vatanperverler bulunmaktadır. Hemşehrimiz Ali Çetinkaya ile burada silah arkadaşlığı yapan Gazi Atatürk ilk kez burada gözünden yaralanmıştır.
Bugün Atatürk’e, Ali Çetinkaya’ya küfreden sözde vatanperverlerin 30 yaşındayken ne yaptıklarına bir bakıverin hele. Kaçında Trablusgarp’a gönüllü giden Mustafa Kemal ve arkadaşlarının vatanseverliği, yüreği vardır?
Libya’dan sonra o Gazi nesli, Mustafa Kemal ve onun gibileri Çanakkale’de görüyoruz. Dünyanın o güne kadar gördüğü en gelişmiş iki ordusu olan İngiliz ve Fransız ordularına karşı savaşan Mehmetçiklerin başında o komutanlar vardır. Çanakkale sonrasında Doğu Cephesine bakınız. Muş-Bingöl hattında Rus ordularını geri çekilmeye zorlayan Mehmetçiklerinin komutanının ismi Mustafa Kemal’dir.
Mehmetçik’e “ölmeyi emreden”, göğsüne şarapnel yiyen, dünyanın en büyük iki ordusuna karşı destan yazan, üçüncü büyük ordusuna “dur” diyen Mustafa Kemal nerede, bugün ona sövenler, kulp takmaya çalışanlar nerede?
Sonrasında Mustafa Kemal Filistin cephesinde İngilizler’in karşısındadır. Bu cephedeki durumu tespit ettikten sonra artık savaşın kaybedildiğini söyleyen Mustafa Kemal, eldeki imkanların korunup, Türk nüfusun yoğun bulunduğu hatta kadar geri çekilinmesi gerektiğini tespit eder. Hatta o dönemde Tuğgeneral olan Mustafa Kemal Paşa Türk Milleti’nin topyekün bir savaşa hazırlıklı olması gerektiğini anlatmaktadır. 1918’de ateşkes imzalandığında bu öngörüler gerçekleşmeye başlar. Türk ordusu Musul-Halep hattına çekilmek zorunda kalmıştır. Ama ne yazık ki eldeki imkanların bir çoğu kaybedilmiştir.
***
Mütareke sırasında Osmanlı Ordusu’nun 10 bin subayı vardır. İstiklal Harbi’ne 5 bin subay katılır. Subayları bıkkın bir milletin kendisi de savaşlardan, ölümlerden, felaketlerden bıkkındır, yılgındır. Savaştan bahsedene bile düşman gözüyle bakılmaktadır. Yaklaşık 150 yıldır geri çekilen ve yenik olan bir milletin yeniden ordu kurup, yeniden savaşmaya ikna edilmesi gerekmektedir. Böyle bir “varlık” içinde zafer hedeflenmektedir. İşte böylesi bir coğrafyada, böylesi bir millet ile, dünyanın tüm büyük milletleri üzerine çullanmışken, bitkin, yorgun, umutsuz, kızgın olan bir milleti örgütleyen, umutlandıran, zafere götüren insan büyük değil de nedir?
***
Tüm bunların ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu başlı başına övülmeyi hak eden bir icraattır. Atatürk’ün Cumhuriyeti ilan ettiği dönemde Almanya’da Hitler, Rusya’da Stalin, İtalya’da Mussolini başta bulunmaktaydı. İngiltere ise dünyanın hemen her yerinde sömürgelerine hükmediyordu.
Atatürk Peygamber değildi. Tüm bu süreçte yanlışlıklar yapılmıştır elbet. Atatürk bazı icraatlarından kendisi vazgeçmiştir. Bazılarını ise bir süre uygulayıp sonra durdurmuştur. Ama genel itibariyle hayatı, yaptıkları değerlendirildiğinde Atatürk’ün bir kahraman olduğu, büyük bir önder olduğu, bir kurtarıcı olduğundan başka bir şey söylenemez. Aksini söyleyenlerin dilinin altında başka bir bakla olduğundan şüphe etmemek gerekir.
Allah O’na ve bugünleri borçlu olduğumuz tüm kahramanlarımıza rahmet eylesin.

Yazarın Diğer Yazıları