Sezer Küçükkurt

Facianın ardından eleştiriler ve insaf

Sezer Küçükkurt

10 Eylül 2012 Pazartesi 03:00:00
  25 şehidimizin ardından hepimiz, yıkıldık, hepimiz paramparça olduk. Hepimiz üzüldük.
Öfkemizi, sitemimizi, sıkıntımızı hep birlikte değişik usullerde dile getirmeye çalıştık. Bu öfkeden, tepkiden en büyük payı doğal olarak yönetici kesimi aldı.
Olayın ardından yapılan taze açıklamalar eleştiri bombalarının fitilini ateşleyen unsurlar oldu. Belediye Başkanı Burhanettin Çoban’ın ilk etapta “Sadece 4 yaralımız var” diyerek olayın infialini azaltmaya yönelik sözleri, “Olayı küçümsemek” olarak algılandı. Bakan Veysel Eroğlu’nun “Bu tür olaylar Hindistan’da, Pakistan’da da oluyor” sözleri tepki gören başlıca beyanatlar arasında yer aldı. Vali İrfan Balkanlıoğlu eleştiri bombardımanında en ağır yarayı alanlardan oldu. Genelkurmay Başkanı ile olan hediyeleşme, şehit cenazelerinden geriye kalanların gönderilmesiyle ilgili “Son partiyi de gönderdik” sözleri, ve ardından hediyeleşmeyle ilgili yapılan savunmada “ilimizin tanıtımını hedefledik” ifadeleri ne yazık ki tepkiyle karşılandı.
Bize göre yaşanan facianın ardından kamuoyuna doyurucu bir açıklama yapılmaması, olayın büyüklüğünün ortaya konulmasından kaçınılması, şehit sayımızın saatler sonra ortaya konması tüm süreç boyunca yaşanan en büyük handikaptı.
Tüm bunların üzerine eklenen Makedonya-Kosova gezisi haberleri her şeyin üzerine tuz, biber ekti. Çevre Hizmetleri Birliği tarafından Vali, Belediye Başkanı, il Genel Meclisi Başkanı, Belediye Meclis üyeleri ve İl Genel Meclis üyelerinin katılımı ile 2 ay önceden programlanan Makedonya-Kosova gezisinin bu facia ile üst üste gelmesi, gezinin iptali ile ilgili detaylı bilgilendirme yapılmamış olması yeni bir kriz yaşattı. Vali, Belediye Başkanı ve İl Genel Meclisi başkanının geziye katılmayacaklarını açıklaması ile krizin etkisi yumuşasa da açtığı yara epey can yaktı.
Peki ya biz ne yaptık?
Eleştirilerin pek çoğuna biz de hak veriyoruz. Yanlışlıklar ortada.
Hep birlikte Vali’yi, Bakan’ı, Başkanları eleştirdik. Hediyeleşmeler nedeniyle, gezi programı nedeniyle, söyledikleri nedeniyle… Peki, toplum olarak biz ne yapıyorduk yaşanan büyük facianın ve 25 şehidimizin ardından?
Ne yazık ki Afyonkarahisar’ın bir çok sokağında, caddesinde, salonlarında düğün-dernek vardı bu eleştiriler yapılırken. Oynuyor, gülüyor, eğleniyorduk. Gazinolar, kafeler çalışıyordu ve müşterilerinde bir eksilme yoktu. Millet maç seyrediyor, facebookta klip paylaşıyor, halı sahalarda maç yapıyordu.
Haber sitelerinde magazin haberleri de vardı. Yerel gazetelerde, ulusal gazetelerde her çeşit habere rastlamak mümkündü.
Şehit acısı bir yanda, diğer günlük yaşam ise diğer yanda idi.
Toplum bu halde iken, yöneticileri bu kadar kıyasıya eleştirmek biraz haksızlık oldu sanki. Örneğin bir Vali’yi yaptığı onca iyi işi bir kenara bırakarak, Genelkurmay Başkanı’na hediye vermesinden dolayı linç etmek, merhum Ali Çetinkaya’yı, yaptığı onca kahramanlığı görmezden gelip, aldığı birkaç karardan dolayı “hain” diye yaftalamakla aynı minvalde idi bize göre.
Elbette hatalar yapılır. Elbette hatalar eleştirilir. Eleştirilmelidir de. Ama insaf ve izan sınırında kalmak gerekir. Tek bir hata ile infaz, linç yapılırsa başka maksatlar aramak gerekir.
Her ne kadar eleştiri konusu olan şeyler bazı kesimler tarafından hata olarak kabul edilmiyorsa da kahir ekseriyet dikkate alınmalıdır. Belki bir özür, belki güzel jestler açılan yaraları kapatabilir. Mesela Çevre Hizmetleri Birliği Avrupa gezisi için ayırdığı kaynağı şehit ailelerine aktarsa güzel bir jest olmaz mı? Hatalar kabul edilse, toplumda yanlış anlamaya neden olduğu için özür dilense bu kişileri, makamları küçültür mü?
Tanıtım için “mıh” gibi bir cümle
İlimizin tanıtımıyla ilgili konuya gelince… Bu konuda yapılan bir tespit hafızalara mıh gibi kazınacak cinstendir. Nerede okuduğumuzu hatırlayamadığımız için kaynak belirtemiyoruz ama şöyle diyor bir vatandaş: Afyonkarahisar’ın meşhur mermeri 25 şehidimizin mezar taşında ilelebet ilimizin tanıtım kaynağı olarak kalacaktır.
Bu “tanıtım”ın eşi menendi bulunmaz…

Yazarın Diğer Yazıları