Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruluyor: “Tâlût askerleriyle birlikte ayrılıp sefere çıkınca, “Allah muhakkak sizi bir nehirle imtihan edecek; kim ondan içerse benden değildir, -eliyle bir avuç alan müstesna- ondan tatmayan da bendendir” dedi. İçlerinden pek azı dışındakiler ondan içtiler. Kendisi ve onunla beraber inananlar nehri geçince “Bugün Câlût’a ve askerlerine karşı bizim gücümüz yok” dediler. Allah’a kavuşacaklarını umanlar ise, “Nice az birlik vardır ki, Allah’ın izniyle sayıca çok birliği yenmişlerdir, Allah sabredenlerle beraberdir” dediler.”
Evet, nice az birlik vardır ki, Allah’ın izniyle sayıca çok birliği yenmişlerdir…
Tarih bunun birçok örneği ile dolu. Anadolu coğrafyası, üzerinde yaşadığımız Sahib-ül Karahisar; yani Afyonkarahisar… Bu durumun en şanlı örneklerinin yaşandığı mukaddes topraklardır. Nice azlar, nice çoklara galip gelmiştir. Allah’ın izni ve inayetiyle…
***
İslam’ın Endülüs fâtihi, zamanında bir köle olan, İslam ile şereflendikten sonra komutanlık görevine yükselen Târık bin Ziyâd’ın beş bin kişilik ordusu, doksan bin kişilik İspanya ordusunu perişan etmişti. Bu zafer ile Endülüs, Müslümanların 711’de ayak basıp 1492’ye kadar hâkim oldukları bir medeniyet parçası oldu. Bahsedilen Endülüs, Avrupa’nın batı ucu yani İber yarımadasının adıdır. Bugün o bölgede İspanya ve Portekiz ülkeleri bulunmaktadır.
Târık, kralın hazineleri üzerine ayağını koyarak kendi kendine şöyle demiş:
“Ey Târık! Dün boynu tasmalı bir köle idin. Gün geldi, Allah seni hürriyetine kavuşturdu. Sonra da bir kumandan oldun. Bugün, Endülüs’ü fethettin ve kralın sarayında bulunuyorsun. Şunu iyi bil ve hiçbir zaman unutma ki, yarın da Allâh’ın huzûrunda olacaksın!”
Bugün geldiğin yere güvenme, yarınların ne getireceğini kimse bilemez.
***
Filistin’de Hamas, varlığıyla, direnişiyle, umuduyla ve yiğitliğiyle, İsrail’den ziyade arkasındaki tüm güçleri tedirgin ediyor. Hamas’ın yenilmesini İsrail’den çok daha fazla arzu eden o kadar ülke var ki….
Birkaç gündür hep beraber şaşkınlıkla izliyoruz ki; ABD Başkanı Trump meseleyi çok farklı bir noktaya taşıdı: Önce Gazze’yi, sonra tüm Filistin’i tehcir etme fikrini ortaya attı. Bu, bölgedeki hiçbir ülkenin görmezden gelebileceği bir durum değil. Türkiye’nin de…
***
Aslında Trump bu teklifi ile başka ve daha zorlu bir cephe açıyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti tarihi misyonu ile bu cephedeki yerini tahkim ediyor.
Son gelişmeler Ortadoğu’da, ABD ve İsrail’in hesaplayamadığı bir uyanışa, dirilişe yol açabilir mi acaba? Trump musibeti, Müslümanlara nasihat olabilir, gözlerini açabilir mi?
Filistinli yazar Muna Havva, “Trump Gazzelileri sürgün edebilir mi?” başlıklı önemli bir yazı yayınlayarak durumun vahametine ve ardındaki sinsi fikirlere dikkat çekmiş, bakın ne diyor Filistinli yazar:
Trump’ın, sürgün planını dünya gündemine sokmasının biri kendisine, diğeri İsrail’e, diğeri de uzun vadede Filistinlilere temas eden üç amacı var Havva’ya göre. Kendisine temas eden yanı “ABD içerinde yediği haltları gözden kaçırma” amacı. Amerikalıların gözünden kaçırması gereken bir şeyler yapmaya başladı Trump. Bunları olabildiğince az tepkiyle geçiştirmenin yolu da gündemi bir bomba ile saptırmak. Gazze sürgünü planı tam da bu bomba işte.
Planın İsrail’e temas eden tarafı ise Dünya, İsrail’in Hamas karşısındaki büyük hezimetini, alçaltıcı mağlubiyetini konuşmak yerine Trump’un ortaya attığı sürgün planını konuşuyor.
Konunun bir de uzun vadeli amacı var. Hiç kimsenin aklında Gazzelileri yurtlarından sürgün etmek yokken Trump bu sürgünü konuşulur hale getirdi. Havva bu noktada diyor ki: “İsrail’in saldırıları durdurulmalı meselesini konuşmak yerine Filistinlilerin alternatifleri neler diye konuşmaya başlamamız isteniyor.”
Trump’ın Gazze planı, konuşulma biçimiyle “oldukça şeytani bir propaganda kampanyası”na dönüşmüş durumda.
TRAFİKTEKİ YENİ KARARLAR VE VATANDAŞLARIN TALEPLERİ
Gazeteniz Kocatepe 60 yıldır olduğu gibi günümüzde de Afyonkarahisarlı hemşehrilerimizin sorunlarını, taleplerini, dileklerini ilgili yerlere iletebilmek için kullandığı en güvenilir mecraların başında geliyor.
Eskiden okur mektupları vardı, sonrasında e-postalarla talepler dile getirilmeye başlandı. Bugün ise Whatsapp isimli uygulamadan her gün birçok talep ve öneri ulaştırılıyor bizlere ve arkadaşlarımıza.
Bizim tercihimiz her zaman eskilerin “ru-beru” dediği “yüzyüze” görüşmeler aslında bu tür durumlarda. Ama Whatsapp”dan gelenleri de imkanlarımız doğrultusunda aktarmaya çalışıyoruz gazetemizden, internet sitemizden ve sosyal medya hesaplarımızdan.
İşte onlardan biri:
Afyonkarahisar merkezde ikamet etmesine rağmen Sandıklı’da çalışan hemşehrilerimiz otobüslerin devlet hastanesine ve şehir içine girmemesinden dolayı mağdur olduklarını dile getiriyorlar.
İşinden dolayı her gün Sandıklı’ya gidip geldiğini belirten ve kendisiyle aynı durumda olan birçok kişinin olduğunu anlatan hemşehrimiz trafikle ilgili olarak son alınan kararlardan mağdur olduklarını belirtiyor.
Söylediklerine kulak verelim:
“Ben Afyon’da oturan Sandıklı’da çalışan ve her gün Sandıklı’ya gidip gelen bir vatandaşım. Son 2 gündür Sandıklı otobüsleri şehir içine girmemeye başladı. Bırakın şehir içini çevre yolundan devlet hastanesine bile dönmüyor. Vatandaş olarak bu soğuk kış günlerinde yollarda helak oluyoruz. Emsal şehirlere baktığınız zaman Çanakkale’de de aynı uygulama yapıldı ancak sabah mesai başlangıcında 2 saat, akşam mesai bitiminde 2 saat ilçe otobüsleri şehir içinde belirli duraklara uğruyordu. Vatandaşların mağdur olmaması adına Afyon’da da böyle bir uygulamaya geçilebilir. Bu soğuklarda bu insanlara yazıktır. Valiliğin ve belediyenin bu yanlış karardan bir an önce dönmelerini temenni ediyorum”
***
Bildiğimiz kadarıyla güzergahların belirlendiği kararların alınmasında Afyonkarahisar Valiliği’nin bir dahli yok. Elbette vatandaş bunu bilemeyebilir. “Yetkililer” deyince konuyla ilgili kim varsa onları kastediyor olabilir.
Ama işin aslının da bir şekilde bilinmesi gerekiyor. Toplu taşıma araçlarının güzergahları Belediye’nin Trafik Komisyonu tarafından belirleniyor ve uygulanıyor. Alınan kararların yanlış olup olmadığına, bu kararlardan dönülüp dönülmemesine Belediye Trafik komisyonu karar verecek.
Sonuç itibariyle şehir içi trafikte alınan son kararlarla ilgili vatandaşın aktardıkları bunlar. Biz de bu vesileyle konuyu gündeme getirip, ilgililerin dikkatini çekmiş olalım. Ola ki, çözüm üretirler…