Ülkemizin gündemi yeni Anayasa ve idam konularına bağlandı kaldı. Artık bu iki meselenin aşılması gerek. Meselelerin karara bağlanıp, önümüzü görmemiz gerek.
AK Parti ve MHP özellikle 15 Temmuz’da yaşanan hain darbe girişiminden sonra bazı konularda birlikte hareket etmeye başladılar. Pek çok konuda görüş birliği ve hareket birlikteliği hakim iki parti arasında. Şöyle bir hafızanızı yoklayın; hani 7 Haziran 2015 tarihinde yapılan ve sonrasında MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “seçim” çıkışıyla Kasım’da yenilenen seçimlerin sonuçları belli olduğunda koalisyon formülleri ortaya konmaya başlanmıştı. Bir yanda AK Parti-MHP koalisyonu ihtimali, diğer yanda AK Parti’yi iktidardan uzaklaştırmak için CHP-MHP-HDP koalisyonları dillendiriliyordu. Bu formüller arasında AK Parti-MHP koalisyonu en fazla kabul gören formül olmuştu.
Bugünlere bakın, sanki o koalisyon kurulmuş, memleketin ve milletin selameti için iki parti beraber hareket ediyor gibi bir manzara hakim değil mi? Haziran seçimleri sonrasında kurulması halinde paralel yapı etkisi altında kalması muhtemel bir koalisyon bu günlerde o tehlikeden de uzak bir halde…
Lüzumsuz alınganlığa, gereksiz tepkilere ne hacet? Millete hizmet vaadiyle oy isteyen iki partinin, memleketin ve milletin selameti için görüş birliğine varmasından, işbirliği aramasından daha doğal ne olabilir ki?
***
Siyaset gündeminde ülkemiz anayasa tartışmaları ve idam meselesi ile meşgul. Kim bilir kaç yıldır bu iki konu etrafında dönüp durmaktayız milletçe. “Yeni Anayasa yapalım” ve “İdamı geri getirelim” tartışmaları içerisinde aylar, yıllar geçirdik. Halen de geçirmekteyiz.
Neden?
AK Parti ve MHP’nin yöneticileri iki konuda, büyük oranda görüş birlikteliği içerisinde. CHP’nin de kendi görüşleri çerçevesinde bu konulara artı ya da eksi katkı sağlayacağı malum. Eee, beklenen ne?
Sonuca bağlayın artık şu iki mevzuyu da, başka meselelerimize sıra gelsin.
Haksız mıyız?
Gelecekti, geliyordu… Olacaktı, oluyordu… Yetiversin gari.
***
Şaka değil, savaştayız. İçerisinde bulunduğmuuz birden çok savaşın daha da büyüme ihtimali mevcut. Güney komşularımız Suriye ve Irak patladı, şarapnelleri ülkemize düşüyor. Tüm dünya bu bölgeye çöreklenmiş, bir parça peşinde. Her gün birden çok şehidimizi toprağa veriyoruz. Sınırlarımız hareketli, askerimiz teyakkuzda. Büyük ülkelerle kıldan ince, kılıçtan keskin bir yolda dans ediyoruz. FETÖ ile gelen darbenin yaraları taptaze. Ekonomi kıldan teraziye bağlı.
Allah korusun, önümüzdeki mevcut bu tablodan daha ciddi bir tablo hayal etsek, sınırlarımız içerisine düşman askerlerinin girmiş olmasını düşünmeliyiz herhalde.
Vaziyet böyle iken, senelerin kısır çekişmeleri ile vakit kaybetmenin alemi var mı Allah aşkına?
Yeni Anayasamızı hep birlikte yapalım, idamı getirelim. Sonuçsuz tartışmaları aşalım. Milletçe önümüze bakalım…
Yazarın Diğer Yazıları
Doğu Hastanesi Projesinden Vazgeçilmedi
27 Temmuz 2026 15:40'Doğu Hastanesi' Diye Başladık, 'Semt Polikliniği'ne Razı Olduk
27 Temmuz 2026 00:32Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci’ye Minnettarız
22 Temmuz 2026 00:32Afyon’un Fuar Meselesi… Taş Nerede Ağırdır?
25 Haziran 2026 01:08Yeni Hastane Yeri İçin Fikir Çok
12 Haziran 2026 01:16