Süleyman Güneş

Kimsenin Senden Alamayacağı Servet.

Süleyman Güneş

Kamu Yönetimi Uzmanı ve Kamu Muhasebe Yetkilisi Süleyman GÜNEŞ 
"Kimsenin Senden Alamayacağı Servet" başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Güneş yazısında, "Kimsenin Senden Alamayacağı Servet nedir"  sorusuna cevap aradı.
Süleyman Güneş’in ilgili yazısı: Hayat, insana bazen çok şey verir; bazen de hiç beklemediği anda elindekileri alır. Makamlar değişir, servet erir, dost sandıkların uzaklaşır, alkışlar susar. Bugün sahip olduğumuz birçok şey, yarın sadece bir hatıra olabilir. İşte tam da bu yüzden insanın en büyük zenginliği, sahip olduğu değil; kimsenin elinden alamayacağı değerlerdir.

İnsan bazen bir fotoğrafta şunları görmek ister ama görmek için bazı cümleleri okurken bile o cümleleri okudum der.
İşte o güzelim cümle:
“Kimsenin senden alamayacağı şeylere odaklan: Bilgin, karakterin, çalışma ahlakın, zihniyetin, tutkun, yeteneklerin ve sağlığın.”

Aslında bu birkaç satır, hayatın en güçlü öğütlerinden biridir.

Bilgi, insana verilen en kıymetli sermayedir. Çünkü bilgi çalınmaz, eskimez; paylaşıldıkça çoğalır. Bir insanın makamı elinden alınabilir ama öğrendikleri, tecrübeleri ve birikimi onunla yaşamaya devam eder. Bugün dünyanın en başarılı insanlarına baktığımızda ortak özelliklerinin servetleri değil, öğrenmeye hiç ara vermemeleri olduğunu görürüz.

Karakter ise insanın gerçek kimliğidir. İnsanlar sizi unvanınızla tanıyabilir; ancak sizi hatırlayacakları şey karakteriniz olacaktır. Dürüstlük, adalet, merhamet ve güvenilirlik… Bunlar parayla satın alınamaz, makamla kazanılamaz. Yıllar içinde emekle inşa edilir; bir anlık çıkar uğruna kaybedildiğinde ise geri kazanılması çok zordur.

Çalışma ahlakı, başarı ile başarısızlık arasındaki görünmeyen köprüdür. Aynı imkânlara sahip iki kişiden biri zirveye çıkarken diğeri yerinde sayıyorsa, çoğu zaman farkı oluşturan yetenek değil; disiplin ve çalışma alışkanlığıdır. Çünkü yetenek sizi bir yere kadar taşır, çalışma ahlakı ise hedefe ulaştırır.

Zihniyet de en az bilgi kadar önemlidir. Hayata sürekli engeller penceresinden bakan biri, fırsatları göremez. Oysa çözüm odaklı düşünen insanlar, en zor şartlarda bile yeni yollar bulabilir. Sorunlara takılı kalmak yerine çözüm üretmek, bireyleri olduğu kadar kurumları ve toplumları da ileri taşır.

Tutku, insanın içindeki ateştir. Sevmeden yapılan iş yük olur; inanarak yapılan iş ise iz bırakır. Tarihe adını yazdıran insanlar, sadece çalışanlar değil; yaptıkları işe gönlünü koyanlardır.

Yetenekler ise doğuştan gelen bir armağan olabilir; fakat işlenmediğinde körelir. Bir tohum nasıl su ve emek isterse, yetenek de eğitim ve sürekli gelişim ister. Kendini geliştirmeyen kişi, sahip olduğu en büyük potansiyeli bile zamanla kaybedebilir.

Ve belki de bütün bunların temelinde sağlık vardır. Sağlık olmadan ne bilgi üretilebilir ne emek verilebilir ne de hayaller gerçekleştirilebilir. İnsan çoğu zaman sağlığının değerini ancak onu kaybetmeye başladığında anlıyor. Oysa en büyük yatırım, bedenimize ve ruhumuza yaptığımız yatırımdır.

Bugün yaşadığımız çağ, insanları çoğu zaman sahip olduklarıyla değerlendiriyor. Daha büyük ev, daha lüks araba, daha yüksek makam… Oysa bunların hiçbiri kalıcı değildir. Kalıcı olan; geride bıraktığınız eserler, yetiştirdiğiniz insanlar, dokunduğunuz hayatlar ve ardınızdan söylenen güzel sözlerdir.

Unutmayalım ki insanın gerçek serveti banka hesaplarında değil, karakterinde; tapu kayıtlarında değil, bilgisinde; makam odalarında değil, çalışma ahlakındadır.

Bir gün her şey değişebilir. Görevler sona erebilir, maddi imkânlar azalabilir, alkışlar kesilebilir. Ama kendinize kattığınız bilgi, dürüstlük, üretkenlik, tecrübe ve erdem sizinle birlikte yaşamaya devam eder. İşte bunlar, ne ekonomik krizlerin ne zamanın ne de insanların elinizden alabileceği değerlerdir.

Son Sözüm şu olsun ki:

Hayatta kaybetmekten korkmamız gereken şeyler; para, makam veya şöhret değil, bizi biz yapan değerlerdir. Çünkü gerçek zenginlik cebimizde taşıdıklarımız değil, karakterimizde ve zihnimizde taşıdıklarımızdır.

İnsan, elindekilerle değil; kendisine kattıklarıyla büyür. Ve en değerli miras, kimsenin senden alamayacağı değerlere sahip bir hayat yaşayabilmektir.

Ama değerlerini makam mevki için satmışsan herkes senden ufakta olsa azda olsa sizden  alacak birşeyler bulacaklardır. Çünkü sen bir yere gelmek için tüm değerlerini satmışsın.
Ortada bir şey kalmamıştır.
Tüm değerlerimize sahip çıkmak dileğiyle.

Sevgiyle kalın.

Yazarın Diğer Yazıları