Kamu Yönetimi Uzmanı ve Kamu Muhasebe Yetkilisi Süleyman GÜNEŞ Kur'an-ı Kerim'de Yüce ALLAH Teâlâ Nasıl Tanıtılır” ilgili bir yazı kaleme aldı.
Güneş yazısında, “Kur'an-ı Kerim'de Yüce ALLAH Teâlâ Nasıl Tanıtılır” geçer dedi.
Süleyman Güneş’in ilgili yazısı: Bazen insan, hiç ummadığı bir anda gönlüne dokunan bir bilgiyle karşılaşır. Bu sabah da kitap okurken böyle güzel ve anlamlı bir çalışmaya rastladım. Konuyu daha iyi anlayabilmek için Kur'an-ı Kerim'i, güvenilir İslami kaynakları ve farklı değerlendirmeleri inceleme fırsatı buldum. Okudukça, bu bilgilerin yalnızca öğrenilmesi değil, paylaşılması gerektiğine inandım.
Bu Hayat: Yüce ALLAH’ TAN Başkasına Kulluk Etmeme İnananların Hayat Düsturudur.
Bu nedenle, herhangi bir iddia ortaya koymak veya tartışma oluşturmak amacıyla değil; yalnızca hayra vesile olmak, birlikte düşünmek ve istifade etmek niyetiyle bu çalışmayı siz değerli dostlarımla ve kıymetli takipçilerimle paylaşmak istedim. Faydalı olması temennisiyle...
İnsanlık tarihi boyunca en çok sorulan sorulardan biri şüphesiz "Allah kimdir?" ve "Yaratıcımızı en doğru şekilde nasıl tanıyabiliriz?" sorusu olmuştur. Bu soruya farklı dönemlerde ve farklı kültürlerde çeşitli cevaplar verilmiş olsa da Müslümanlar için en güvenilir ve en doğru kaynak hiç şüphesiz Kur'an-ı Kerim'dir. Çünkü Kur'an, Allah Teâlâ'nın insanlığa gönderdiği son ilahi vahiydir ve O'nu yine en doğru şekilde tanıtan ilahi kelamdır.
Kur'an-ı Kerim, Allah Teâlâ'yı yalnızca kudret sahibi bir yaratıcı olarak değil; aynı zamanda sonsuz ilim, rahmet, adalet ve hikmet sahibi, kullarına şah damarından daha yakın olan yüce Rab olarak tanıtır. Bu ilahi tanıtım, insanın hem Rabbini doğru tanımasını hem de hayatını Tevhid inancı doğrultusunda anlamlandırmasını sağlar.
Bu çalışmada, Kur'an-ı Kerim'in Allah Teâlâ'yı nasıl tanıttığı, Tevhid inancının insan hayatındaki yeri ve İslam'ın insanlığa sunduğu ahlak, adalet ve merhamet anlayışı ana hatlarıyla ele alınmaktadır.
Kur'an-ı Kerim, Allah Teâlâ’yı insan zihninin kavrayabileceği en yüce, en berrak ve en kuşatıcı üslupla; O'nun zâtını, sıfatlarını ve benzersizliğini doğrudan beyan ederek anlatır. Kur'an'ın bu konudaki özlü anlatımı temel olarak şu sacayakları üzerine kuruludur:
1. İhlas Suresi: Zâtının ve Tekliğinin En Özlü İfadesi: Kur'an, Allah’ı en kestirme ve en net şekilde İhlas Suresi'nde tanıtır. Bu sure, Tevhid inancının da kelimelere dökülmüş en özlü özetidir: O birdir (Ehad'dir), hiçbir şeye muhtaç değildir aksine her şey O'na muhtaçtır (Samed'dir), doğurmamış ve doğurulmamıştır. O'nun hiçbir dengi veya benzeri yoktur. Kur'an bu sureyle Allah'ı insani özelliklerden, eksikliklerden ve ortaklardan tamamen tenzih eder.
2. Ayetü'l-Kürsi: Mutlak Egemenliği, İlmi ve Hayatın Kaynağı Oluşu: Bakara Suresi'nin 255. ayeti olan Ayetü'l-Kürsi, Allah’ın evrendeki mutlak otoritesini ve sıfatlarını muazzam bir ihtişamla özetler: O "Hayy"dır (ebedi hayat sahibidir), "Kayyûm"dur (her şeyi ayakta tutandır). O'nu ne bir uyuklama tutar ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İlmi her şeyi kuşatmıştır; O'nun izni olmadan hiç kimse O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayamaz. Kürsüsü (hükümranlığı) gökleri ve yeri kaplamıştır ve onları koruyup gözetmek O'na ağır gelmez.
3. Haşr Suresi'nin Son Ayetleri (Hüvallahüllezi): Esmâü'l-Hüsnâ'nın Özeti: Haşr Suresi'nin son üç ayeti (22-24), Allah'ın güzel isimlerini ve sıfatlarını bir arada sunan eşsiz bir hülasadır: O, kendisinden başka hiçbir ilah olmayan, gaybı (görünmeyeni) da görüneni de bilendir. O Rahman'dır (dünyada her yaratılana merhamet eden), Rahim'dir (ahirette müminlere şefkat gösteren). O Melik'dir (mülkün gerçek sahibi), Kuddûs'tür (her türlü eksiklikten uzak), Selâm'dır (esenlik veren), Mü'min'dir (güven veren), Müheymin'dirdir (görüp gözeten), Azîz'dir (izzet sahibi), Cebbâr'dır (dilediğini zorunlu kılan), Mütekebbir'dir (büyüklükte eşi olmayan). O, yaratan (Hâlık), var eden (Bâri), şekil veren (Musavvir) Allah'tır. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nu tesbih eder.
Özetle; Kur'an Allah'ı anlatırken O'nun insana şah damarından daha yakın (Kaf, 16) olan sonsuz merhametini vurgularken, aynı zamanda "O’nun benzeri hiçbir şey yoktur" (Şûrâ, 11) ilkesiyle O'nun ulaşılamaz azametini ve aşkınlığını dengede tutar. Kur'an'ın anlattığı Allah; hem kâinatı milyarlarca galaksisiyle yöneten mutlak güç, hem de yalnız kalmış bir kulun kalbindeki fısıltıyı işiten ve ona merhametle yönelen şefkatli yaratıcıdır.
TEVHİT: Tevhid akidesi, İslam’ın kalbi ve bütün varoluşun üzerine kurulduğu en temel esastır. En yalın tanımıyla; gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri var eden Allah’ın zâtında, sıfatlarında ve fiillerinde tek, eşsiz ve benzersiz olduğuna inanmaktır. O, hiçbir şeye muhtaç değildir; aksine her şey varlığını ve devamlılığını O’na borçludur.
Bu inancın insana dokunan en derin yönü ise zihni ve ruhu özgürleştirmesidir. Tevhid; insanın fani güçlere, makamlara veya maddi unsurlara kul olmasını engeller. Evrendeki tek mutlak gücün yaratıcı olduğunu kabul eden birey, sahte korkulardan ve prangalardan kurtularak gerçek onurunu ve iç huzurunu bulur. Kısacası Tevhid, sadece bir inanç esası değil; insanı aslına döndüren, hayatı ve evreni tek bir merkezden okumamızı sağlayan evrensel bir denge nizamıdır.
İSLAM: İslam, kelime anlamı itibarıyla "barış", "huzur" ve "yüce yaratıcıya teslimiyet" ufuklarını bünyesinde barındıran; insanı hem kendisiyle hem de evrenle barıştırmayı hedefleyen köklü bir inanç ve yaşam nizamıdır. Temelini, her şeyi yoktan var eden, eşi ve benzeri olmayan tek bir yaratıcıya (Tevhid) ve O'nun insanlığa rehber olarak gönderdiği elçilere inanmak oluşturur. Bu inanç, insanı dünyada başıboş ve gayesiz bir varlık olmaktan çıkararak, her davranışına ebedi bir anlam ve sorumluluk kazandırır. İslam; kalbi adaletle, zihni hikmetle, ruhu ise ibadet ve ahlakın estetiğiyle ilmek ilmek işleyerek, bireyi maddiyatın esaretinden kurtarıp manevi bir özgürlüğe kavuşturur.
Bu ilahi öğretinin en önemli ve en kuşatıcı yönü ise, hiç şüphesiz "Güzel Ahlak" ve "Merhamet" ekseninde inşa edilmiş olmasıdır. Hz. Muhammed’in sav "Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" sözüyle taçlanan bu dinamik, yaşayan, nefes alan bir vicdan haline getirir. İslam’ın en büyük gayesi; yaratıcıya hürmet ve itaatle bağlı olan insanın, yaratılan her zerreye de şefkat, adalet ve sevgiyle yaklaşmasını sağlamaktır. Hakkı gözetmek, zayıfı korumak, kalpleri kırmamak ve yeryüzünde iyiliği çoğaltmak, bu inancın en parlak ve en hayati tezahürüdür.
Kur'an-ı Kerim'in ortaya koyduğu Allah tasavvuru; insan aklını, vicdanını ve kalbini aydınlatan, hayatın bütün alanlarına yön veren ilahi bir rehberdir. Allah Teâlâ'yı doğru tanımak, yalnızca bilgi sahibi olmak değil; aynı zamanda O'na iman etmek, O'na güvenmek, O'na teslim olmak ve O'nun rızasına uygun bir hayat yaşamaya gayret etmektir.
Tevhid inancı, insanı yalnızca Allah'a kul olmaya yönlendirirken; her türlü batıl inançtan, haksızlıktan ve sahte otoritelerden de özgürleştirir. İslam ise bu inancı adalet, merhamet, doğruluk, güzel ahlak ve sorumluluk bilinciyle hayata yansıtan ilahi bir yaşam nizamıdır.
Rabbimizi Kur'an'ın tanıttığı şekilde tanımaya çalışmak, O'nun emir ve yasaklarını hikmetiyle anlamaya gayret etmek ve bu bilinçle yaşamak hem dünya huzurunun hem de ahiret saadetinin en sağlam temelidir. Cenab-ı Allah bizleri, Kur'an'ı anlayan, onunla yaşayan, güzel ahlakı hayatına yansıtan ve Tevhid inancını samimiyetle muhafaza eden kullarından eylesin. Âmin.
Selam ve dua ile Yüce ALLAH’A emanet olunuz.
Kaynakça:
1. Temel İlahi Kaynak (Kur'an-ı Kerim ve Mealleri)
Kur'an-ı Kerim:
Bakara Suresi, 255. Ayet (Ayetü'l-Kürsi).
Haşr Suresi, 22, 23 ve 24. Ayetler.
İhlas Suresi, 1-4. Ayetler.
Kaf Suresi, 16. Ayet.
Şûrâ Suresi, 11. Ayet.
Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur'an-ı Kerim Meali ve Tefsiri (Kur'an Yolu), Ankara.
2. Hadis Kaynağı
İmam Mâlik, Muvatta, Hüsnü'l-Huluk, 8. (Metinde geçen "Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim" hadis-i şerifi için).
Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 381.
3. Temel İslami Ansiklopedi ve Yardımcı Kaynaklar (Tavsiye)
TDV İslâm Ansiklopedisi (Diyanet Vakfı):
"Allah" maddesi (Cilt 2, s. 471-485).
"Tevhid" maddesi (Cilt 41, s. 18-24).
"Esmâ-i Hüsnâ" maddesi (Cilt 11, s. 404-418).