'Ev İçi Emek Hukuken Görünür Hale Getirilmeli'
AKÜ Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Hasibe Sena Akkışla, ev içi emeğin hukukta görünür hale getirilmesinin çok büyük öneme sahip olduğunu belirtti.
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Hukuk Fakültesinde, kadınların hukuki hakları, ev içi emeğin mal rejimindeki karşılığı, mülteci statüsü ve yapay zekadaki algoritmik ayrımcılık konularının değerlendirildiği “8 Mart Dünya Kadınlar Günü Paneli” düzenlendi.
AKÜ Hukuk Fakültesi Ombudsmanlık Kulübü tarafından Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “8 Mart Dünya Kadınlar Günü Paneli”nin moderatörlüğünü Dr. Öğretim Üyesi Mürşide Şimşek üstlendi.
Panelin açılışında konuşan Şimşek, 2026 yılı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün önemine değinerek, 8 Mart’ın kadınların sorunlarını paylaşabildiği bir zemin oluşturduğunu belirtti. Şimşek, toplumsal farkındalığın artırılmasıyla kadınların sesinin daha gür duyulması gerektiğini kaydetti.
“ÜCRETLİ İŞLER EVLİLİK BİRLİĞİNDE KARŞILIKSIZ YAPILIYOR”
“Görünmeyen Emek, Görünür Paylaşım: Ev İçi Emeğin Mal Rejimindeki Hukuki Karşılığı” başlıklı bir sunum yapan Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Hasibe Sena Akkışla, Türk Medeni Kanunu’ndaki mal rejimleri hakkında bilgi verdi. Akkışla, 2002 yılından bu yana uygulanan “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi”nin evlilik içinde gerçekleştirilen temizlik, yemek ve çocuk bakımı gibi faaliyetler normal şartlarda ücret karşılığı yapılan işler olmasına rağmen, evlilik birliğinde karşılıksız yerine getirildiğini belirtti. Akkışla “Mevcut rejim, ev içinde çalışan ve ücretli bir işi olmayan eşi koruyucu niteliktedir. Bu yaklaşım, ev içi emeğin hukukta görünür hale getirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır” dedi.
“MÜLTECİ TALEBİNDE DEVLETİN KORUMA MEKANİZMASI BELİRLEYİCİ”
AKÜ Hukuk Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Seher Çakan, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet mağduru kadınların mülteci statüsü taleplerini Avrupa Birliği Adalet Divanı kararları ışığında değerlendirdi. 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Statüsüne Dair Sözleşme’de kadına yönelik şiddetin doğrudan bir kategori olarak yer almadığını anımsatan Çakan, bir kişinin mülteci sayılabilmesi için zulme uğrama korkusu taşıması gerektiğini belirtti. Çakan, kadınların eşitlik ve özgürlük değerlerinden vazgeçmeye zorlanamayacağını ve mülteci taleplerinde ülkenin sosyal yapısı ile devletin koruma mekanizmalarının belirleyici olduğunu söyledi.
“ALGORİTMİK AYRIMCILIK RİSKİ VAR”
AKÜ Hukuk Fakültesi Araştırma Görevlisi Zehra Nur Erim, yapay zekanın hukuk sistemindeki yeri ve beraberinde getirdiği toplumsal cinsiyet önyargılarına dikkati çekti. ABD’de kullanılan COMPAS sistemi üzerinden örnekler veren Erim, geçmişteki hatalı veya ayrımcı verilerin sistem tarafından tekrar üretilmesinin “algoritmik ayrımcılık” riskini doğurduğunu anlattı. Erim, dijital ortamlardaki cinsiyetçi içeriklerin toplumsal hayattaki şiddeti normalleştirebileceğine işaret ederek, teknoloji sektöründe kadınların daha fazla yer alması ve veri girişlerinin titizlikle yapılması gerektiğini belirtti
Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
