• Haberler
  • Genel
  • İşin Uzmanları, TV3'te Anlattı: Arı Varsa Hayat Var

İşin Uzmanları, TV3'te Anlattı: Arı Varsa Hayat Var

Arıcılık ve Arı Ürünleri Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Küçükkurt, bazı ilaçların kullanımının arıcılık için büyük tehlike arz ettiğini belirterek, 'Arı varsa hayat var' dedi.

TV3 Televizyonunda yayınlanan Gülsüm Kızılyokuş’un hazırlayıp sunduğu “Birlikte Konuşalım” programına konuk olan Arıcılık ve Arı Ürünleri Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Küçükkurt ile Afyonkarahisar Arı Yetiştiriciliği Birliği Danışmanı Hasan Hüseyin Yakşi, ‘Dünya Arı Günü’ sebebiyle arı ve arıcılık konularında izleyenleri bilgilendirdiler.

Programda konuşan Arıcılık ve Arı Ürünleri Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Küçükkurt, Dünya arı popülasyonunda bir azalma olduğunu belirterek, arıların da düşmanları olduğunu ifade etti.

İşin Uzmanları, TV3'te Anlattı: Arı Varsa Hayat Var

Küçükkurt, “Dünya popülasyonunda gerçekten bir azalma var. Yani özellikle iklim değişikliği ve insan faaliyetleri, orman yangınları, yani çok çeşitli sebeplerle dünyada arı popülasyonunu etkileyen birçok faktör var. Özellikle tarımsal alanda kullanılan pestisit adı verilen ilaçların kullanımı arıcılık için büyük tehlikelerden biri. Bunun dışında arıların doğal olarak hastalıkları mevcut. Tabii yetiştiriciler bu konuda daha bilgili. Birçok hastalığı var. Bu hastalıklarla mücadele ön planda. Bir de arının düşmanları var. Yani arı düşmanları dediğimiz, mesela bugünlerde tahmin ediyorum arı kuşları mesela herhalde gündemde. Onun dışında kirpi, hiç beklemediğiniz canlılar arıların baş düşmanı. Daha geçenlerde Bursa'da bir ayı saldırısıyla yaklaşık 200'e yakın kovan parçalanmış ve milyonlarca arı telef oldu. Mesela eşek arıları, arıların çeşitli düşmanları var. Hem bunlarla mücadele ediyorlar hem kendi hastalıklarıyla mücadele ediyorlar. Bir de dünyanın değişen bu iklim değişiklikleri arı popülasyonunu etkileyen en önemli faktörler arasında yer alıyor” dedi.

İşin Uzmanları, TV3'te Anlattı: Arı Varsa Hayat Var

ÇAM BALI ÜRETİMİNDE TÜRKİYE ÖNDE

Türkiye arıcıları olarak Dünya’daki çam balının üretiminin yüzde 90’ının Türkiye’deki aracılar tarafından sağlandığına dikkat çeken Afyonkarahisar Arı Yetiştiriciliği Birliği Danışmanı Hasan Hüseyin Yakşi, yanan ormanlar nedeniyle arıcıların da zor günler geçirdiğini söyledi.
Yakşi; “Bizim arıcımızın yüzde 95'i gezginci arıcılık faaliyeti gerçekleştirmekte. Yani bunlar Muğla, Aydın, İzmir bölgesine gitmektedirler. Yüzde 5'lik dilimi Emirdağ bölgesinde sabit arıcımız var. Diğer bölgelerin ilçeler, il dahil olmak üzere. Muğla bölgesine giden yaklaşık yüzde 80 gezginci arıcımız vardı ama Muğla bölgesinde yaşamış olduğumuz üzücü olarak belirteyim orman yangınları oradaki çam balığı oluşumunu engellemiş oldu. Çam balı da şöyle belirteyim dünyanın yüzde 90 çam balığını Türkiye'de üretilmektedir. Yüzde 10'luk kısmı da Yunanistan'da üretilmektedir. Yani kıyı şeridimizde olan bir bal. Dolayısıyla oradaki yangınlar ister istemez bizim üreticimizi olumsuz etkiledi” dedi.

AFYONKARAHİSAR POLEN MERKEZİ

Türkiye geneline bakıldığı zaman Afyonkarahisar’da arıcılık faaliyetlerinde oldukça geride kalındığına işaret eden Arıcılık ve Arı Ürünleri Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Küçükkurt, yolların kesiştiği Afyonkarahisar’ın polen bakımından da büyük bir öneme sahip olduğunun altını çizdi.

İşin Uzmanları, TV3'te Anlattı: Arı Varsa Hayat Var

Afyonkarahisar’da arıcılık faaliyetlerinin artırılmasından yana olduğunu dile getiren Küçükkurt, “Öncelikle arıcılık faaliyetlerinin arttırılması lazım. Afyon lansmanını güzel yapamıyor. Afyon tanıtımını, videosunu, reklamını, buranın turistik halini çok fazla kullanamıyor. Gerçekten Afyon halkının da buna değer verip mesela arıyla hakkında bu kadar bilgi sahibi olan yoktur diye düşünüyorum. Bunun duyulabilmesi için önce bir reklamının olması gerekiyor. İnsanların önüne düşmesi lazım ki ya gerçekten bunlar da varmış demeliyiz. Oysa ki ne kadar arıları basit görüyoruz. Sessiz kahramanlar derken bu yüzden üstüne basa basa söylüyorum. Çok büyük de şeyler yapılıyor. Bunların yapılabilmesi için Afyon halkının önce buna kıymet ve değer vermesi lazım. Yoksa o yerde hiçbir şey büyümez ki onu önce bir değerlendirmemiz lazım. Bir taşıyabilmemiz lazım ki Afyon’da bunu kazansın. Bunu yapabilmemiz için de önce bence reklam tanıtımı çok önemli. İnsanlara duyurabilmek önemli. Afyonkarahisar için hani yolların kesiştiği yer diyoruz. İklimin kesiştiği yer diyoruz. Polen merkezidir aslında Afyonkarahisar. Birçok kişi bilmez” diye konuştu.

AFYON’A ÖZGÜ POLENİMİZ VAR

Arıcılar için Afyonkarahisar’a özgü polenlerin bulunduğunu dile getiren Afyonkarahisar Arı Yetiştiriciliği Birliği Danışmanı Hasan Hüseyin Yakşi, bunların başında haşhaş poleni olduğunu ifade etti.

Afyonkarahisar’da üretilen balların prolin değerinin en iyi balların prolin değerinin kat kat üzerine çıktığına işaret eden Yakşi, “Afyon'un ismini Haşhaş'tan aldığımız Haşhaş polenimiz var, yani bölgelerimize özgü bir durum. Buna ilk olarak şöyle belirteyim, bizim balımızın prolin değeri çok tanınmış ballardan daha yukarıda. Yani besleyici değeri bugün diğer ballarda en iyi balların 1200-1500 çıkarken Afyon'daki balımızın prolin değeri 1500-1800-2000'lerde çıkmakta. Bugün Afyon, Şuhut, Balçıkhisar'a gittiğiniz zaman Frigler zamanından kalma Melisa çiftliği var. Bugün Melisa, bal ve çiçek demek. Yani ta o günden bugüne kadar bu ismimiz bal ve çiçek olarak devam etmekte. Burada tanıtım yapmak, reklamımızı yapmak çok önemli. Yani Haşhaş poleni üzerine bir coğrafi işareti alırsak hiç yoktan üreticilerimizin yüzde 90'ı, 95'i gezginci arıcı demiştik. Yani gezginci arıcılık faaliyetimiz olmaz hiç yoktan balı odaklı değil de polen odaklı çalışırız. Polen odaklı olduğu zaman da gezginci arıcılık maliyetlerimizi düşürmüş oluruz” diye konuştu.

Kocatepe Gazetesi - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme