Agah Bıyıkoğlu

23 Nisan-1920

Agah Bıyıkoğlu

19 Mayıs 1919’da M. Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkmasıyla başlayan Milli Mücadele Dönemi, Amasya Genelgesi, Erzurum Kongresi ve Sivas Kongreleri ile örgütlenmiş; Amasya Görüşmeleri ile Misak-ı Milli’nin ardından 23 Nisan 1920’de Ankara’da TBMM’nin açılmasıyla yeni Türk Devletinin temelleri atılmıştır. 

Elini kolunu sallayarak gelmedi Mustafa Kemal Paşa İstanbul’dan Samsun’a oradan da Ankara’ya… Daha ilk adımda İngilizler, Karadeniz'e çıkmadan önce” İhbar var silah arayacağız” diye gemiyi durdurdular; bir şey bulamadılar. Mustafa Kemal Paşa: “Ahmaklar silah arıyorlar biz oraya beynimizi götürüyoruz yani bu bir niyet mücadelesidir, inanç mücadelesidir" dedi yanındakilere...

Türk Ulusu için takvimden koparılan bir yaprak, rastgele bir gün değildir 23 Nisan... Bu güne engellerle, tuzaklarla, ihanetlerle dolu bir süreçten geçerek gelinmiştir… 

Bu tarihi günün mimarı ve önderi Mustafa Kemal paşa, 16 Mayıs 1919 Cuma günü Galata Rıhtımından Demir alan ve Karadeniz’in dalgaları arasında boğuşan Bandırma Vapuru’nun güvertesinden bakarken sırtındaki Trablus Savaşı, Çanakkale- Conkbayırı, Anarfartalar muharebeleri, Irak ve Suriye’deki askeri dehâsını da taşıdı Samsun ufkuna; 38 yaşındaki bu gözüpek generalin yanında, kendisi gibi vatan sevgisiyle gözünü karartmış silah arkadaşları da vardı. Umutlu kararlı, cesur, liyakatli vatan sevgisiyle dolu “Çılgın Türkler”…

Kurtuluş destanının ilk satırları, bağımsızlık mücadelesinin de başlangıcıydı bu yolculuk; Mustafa Kemal Paşa ve kurmaylarının Samsun'a yolculuğu, bir ulusun kaderini değiştirdi.

 “Eğer hızlı gitmek istiyorsan yola yalnız çık; ama uzağa gitmek istiyorsan birlikte”…sözü Atatürk’ün yolculuğunu anlatır sanki; O, kâh hızlı gitmiş yalnız yürümüş; kâh daha uzağa gitmek istemiş birlikte yürümüş..

Mustafa Kemal Ankara’ya gelince şehirden oldukça uzak Ziraat Mektebine yerleşir. Evet yerleşir de “Ta Sivas’tan nasıl geldi Ankara’ya diye soran pek olmaz…” M.Kemal Paşa ve arkadaşlarını taşıyan üç külüstür otomobilden ikisinin lastikleri paçavralarla doldurulmuştur. Paşanın bindiği otomobilin benzin ve lastiği borç parayla alınmıştır. Sivas Ankara yolu böyle şerefli ve cesur yolcular görmekten çok memnundur; çünkü bu yolcular “MANDA VE HİMÂYE KABUL EDİLEMEZ” demişlerdir birkaç gün önce kongrenin tahta ve kırık sıralarında; tüm vatansever, millici örgütler, ANADOLU VE MÜDAFAfa-i HUKUK CEMİYETİ” adıyla tek çatı altında birleşmişlerdir bu tahta sıralar üstünde ayağa kalkarak… 

Yola çıkarken ceplerindeki parayla yirmi yumurta, bir okka peynir ve on ekmek alabilmişlerdir..

15 Haziran 1915 tarihinde, Çanakkale’deki 43…  Alay 1. Piyade taburu 1. Bölüğünün iâşe listesinde şunlar vardır:

Sabah üzüm hoşafı Öğle: Yok Akşam: Yağlı buğday Çorbası

Tarih 26 Haziran. Sabah Yok. Öğle Yok. Akşam: Üzüm Hoşafı

Tarih 18 Temmuz Sabah; Üzüm Hoşafı Öğle: Yok Akşam yok…

O günkü şartlar pek değişmemiştir aslında 1920 yılı başlarında… Akşamları ürkütücü bir sessizliğe ve karanlığa bürünen Keçiörendeki bu vadide yaşayanlar, güneşin doğmasını beklerler sabırsızlıkla...

Mustafa Kemal Ankara’da dır. Yılmaz bir asker, fikir ve aksiyon adamı, nizam adamı ve Milli Mücadele lideri… ”Ne ordusu ne askeri vardır. Dünyanın yedi düveli, karşısında cephe almıştır. Padişah onu âsi ilân etmiştir. Kellesini getirene ödül vardır… Anzavurlar, Gavur İmamlar, yerli yabancı casuslar seferberdirler. Her taşın altında bir yılan kaynar. Yunan ordusu batıdan ilerler. Fransız’ı İngiliz’İ, Ermeni Çeteleri güneyden yürürler. Karşı çeteler düşmanla el eledir… Hilafet ordusunun beyanâmelerini isyan bölgesine İngiliz konsolosları, Ermeni doktorları, Rum komitacıları dağıtırlar…. Ankara Ziraat mektebine doğru dört taraftan bir kin ve garaz dalgaları yürür; telgraf telleri her taraftan kötü haberler getirir…

İstanbul’da İse 80.000 kişilik bir işgal kuvveti ve dünyanın en güçlü donanmaları vardır...”

23 Nisan 1920... Güneşli bir gün vardır Ankara’da… Hacı Bayram Camii’nde kılınan Cuma namazından sonra önde Mustafa Kemal Paşa, ulema şeyhler, sarıklı, kalpaklı, fesli vekiller, ileri gelen yöneticiler tekbir ve tehlil seslerinin dalgaları arasında TBMM’ye doğru yürüdüler… Ateş çemberi içinde ve işgal altındaki ülkeyi kurtarmak için, Türk ulusunu esarete mahkum etmek isteyen düşmanlara isyan ve karşı koymak için, ”milli sınırlar içinde vatan bölünmez, parçalanmaz bir bütündür” “ulusal irâdeyi hakim kılmak esastır.” İlkelerini gerçekleştirmek için yürüdüler...

 “ÖNCE MECLİS, SONRA ORDU!” “ Her şeyden önce Meclis her şeyden önce meşruluk” dedi Mustafa Kemal Paşa…

23 NİSAN 1920, ’de kurulan TBMM, milli mücadeleyi kazanan “Gâzi” bir meclis olmuştur Bu meclis, Mustafa KEMAL Paşa’nın lider ve önderliğinde 30 Ağustos 1922’de “Milli mücadele’yi” kazanarak 29 Ekim 1923’te “mesut, muvaffak, muzaffer Türkiye Cumhuriyeti’ni” kurmuştur...

Milli Meclis, Milli Ordu, Milli Ekonomi dönemi başlamıştır…

Yazarın Diğer Yazıları