Agah Bıyıkoğlu

Harry Kane'i İzlerken

Agah Bıyıkoğlu

Harry Kane hakkında bir sübjektif görüşlerimi içeren bir yazı yazmış ve gazeteye göndermek üzere bekliyordum: ancak bu yazıyı göndermeden önce iki maç izledim ki maç da maç ha…

 

Bu maçları da yazmadan edemedim ve “Harry Kane’i İzlerken” başlıklı yazımın önüne koydum.

Pazar günü saat 23.00’da Brezilya-Noveç, Pazartesi sabah saat 04.00’da da Meksika-İngiltere milli takımlarının Dünya Kupası 2026 maçlarını izleme şansını yakaladım: çünkü gece geç saatlerde ve sabahın köründe maç izlemek zor oluyor özelikle sabah işe gidenler için…

 

Norveç Brezilya’yı 2-1,İngiltere de Meksika’yı 3-2 yendiler. Bu maçları izlemenin hazzını yaşıyorum hâlâ… Norveç, Brezilya gibi oynadı… Yüksek teknik perfeksiyon, hızlı geçişler, havadan ve yerden topa hakimiyet ve de sıkı press… Topu kaybettikleri anda rakiple aralarındaki uzaklığı azaltarak hızlıca press yaptılar ve topları kazandılar tekrar…

 

İtiraf edeyim ki Brezilya’nın bu kadar döküleceğini, Meksika’nın da bu kadar iyi bir futbol oynayacağını beklemiyordum… Norveç Milli takımında oynayan Erling Haaland resital verdi adeta dün gece… Premier League ekiplerinden Manchester City forması giyen Haaland kupanın yıldız futbolcuları arasında yerini aldı çoktan.

 

Ben Meksika karşısında İngiltere Milli takımının kaptanı Harry Kane’den çok şey beklerken Jude Bellingam baş roldeydi bu kez… 36. ve 38. dakikalarda Meksika’ya 2 gol atan Jude Victor William Bellingham, La Liga kulübü Real Madrid’te oynuyor hâlen…

 

Harry Kane de önceki maç kadar olmasa da, özellikle 10 kişi kaldıktan sonra lider futbolculuk rolünü en iyi bir şekilde ifâ etti ve de kazandıkları penaltı atışını gole çevidi… 90. dakikada oyundan çıktı ki daha diniç, iri yarı bir futbolcuya bıraktı yerini...

 

Gelelim esas yazımıza… Ülkemizdeki amatör, profesyonel futbol maçlarını izleme tiryakiliğinin yanı sıra Avrupa takımlarını da izlerim sık sık… Almanya Bundesliga takımlarından Bayern Münih, benim yıllardan beri hayranlıkla izlediğim bir takımdır ki birkaç yıl önce Harry Kane adını burada görünce şaşırmadım desem yanlış olur… Çünkü Harry Kane’i İngiliz takımlarından Tottenham Hotspur ve birkaç İngiliz takımında görmüştüm; İngiliz Milli takımında da oynuyordu ve kaptandı Kane… Bende düz ve sıradan bir futbolcu intibaı uyandıran bu futbolcunun Bayern gibi bir takımda oynamasını garipsemiştim önceleri… Daha sonraları, özellikle Demokratik Kongo izlediğim Kane ise usta bir santrafor olmanın yanı sıra bitmez tükenmez bir enerjisiyle takımının yükünü sırtlayan inatçı bir golcü olduğunu göstermişti herkese…

 

Demokratik Kongo takımı maçın başlarında bir gol atarak öne geçti… Öteki takımlarda da görülen zafiyet İngiltere’de de var: Kapalı savunmaları açmada zorlanıyorlar… İngiltere çok yetenekli oyunculara sahip bir takım; topu ileri taşıyorlar kanatlardan akıyorlar ortalar atıyorlar, Harry Kane bu hengamede kendi hazırladığı bir şut pozisyonunu gole çevirdi… Rakip savunmacılardan sıyrıldı ve topa öyle bir vurdu ki mermi bile bu kadar hızlı gidemez…

 

İkinci gol ise Harry Kane’in fiziksel olduğu kadar zihinsel gücünün de bitmediği bir süreç olsa gerek… Teknik ustalık ve oyunda kalma ısrarı, takımını öne geçirme hırsı ve azmi Kane’i maçın kahramanı yaptı;üslendiği sorumluluk takımını uçurumun kenarından çekti, İngiltere milli takımını çeyrek finale taşıdı; çünkü Meksika’yı da yendiler Brezilya'yı eleyen Norveç ve ev sahibi Meksika'yı yenen İngiltere çeyrek finale çıkan takımlar oldu İngiltere ve Norveç çeyrek finalde eşleşti ve yarı final için mücadele edecekler.

 

İngiltere Norveç maçını galibini tahmin etmek mümkün mü?

Fas-Fransa maçını da heyecanla bekliyor futbol severler…

Yazarın Diğer Yazıları