Agah Bıyıkoğlu

28 Ağustos 1922.Büyük Taarruz'un 3.Günü Yunan Askerleri Kaçıyorlar

Agah Bıyıkoğlu

“BU VATAN KİMİN?
Bu vatan toprağın kara bağrında/Sıradağlar gibi duranlarındır,
Bir tarih boyunca onun uğrunda/Kendini tarihe verenlerindir.
Tutuşup kül olan ocaklarından,/Şahlanıp köpüren ırmaklarından,
Hudutlarda gaza bayraklarından/Alnına ışıklar vuranlarındır.
Ardına bakmadan yollara düşen,/Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan,
Huduttan hududa yol bulup koşan,/Cepheden cepheyi soranlarındır.
İleri atılıp sellercesine/Göğsünden vurulup tam ercesine,
Bir gül bahçesine girercesine/Şu kara toprağa girenlerindir.
Tarihin dilinden düşmez bu destan,/Nehirler gazidir, dağlar kahraman,
Her taşı yakut olan bu vatan/Can verme sırrına erenlerindir.
Gökyay'ım ne yazsan ziyade değil,/Bu sevgi bir kuru ifade değil,
Sencileyin hasmı rüyada değil,/Topun namlusundan görenlerindir.”(Orhan Şâik GÖKYAY)
27 Ağustos 1922 günü ordularımız Afyonkarahisarı düşman çizmelerinden temizledi.Yunan askeri birlikleri hızla geri çekilmeye baişladılar.Ordumuzun taktiğine göre ,Eskişehir ve Döğer civarındaki Yunan askerlerinin  Dumlupınar ovasında birleşerek  yeni bir savunma hattı kurmaları engellenecekti .. “Durmak yok düşmanı yok et “ emri gereği süvarilerimiz 28 Ağustos 1922 günü de inmiyorlar atlarından sokmuyorlar kılınçlarını kınlarına..;hem çekilen Yunan birliklerine hem de kuzeyden saldıran yedek düşman kuvvetlerine karşı kahramanca savaşıyorlar..Bu sırada Eğret’in (Anıtkaya) batısındaki Olucak köyü tekrar Yunanlıların eline geçiyor.Buradaki faciayı Fahrettin Paşa şöyle rapor ediyor  “Düşman bir eve köyün kadın ve çocuklarını toplayarak kâmilen yakmıştır.Bu vahşetin ve sorumluluğun tamamen Yunanlılara ait olduğunu bütün cihana ilan etmenizi önemle arz ederim.”
İzmir yolunu kesmek için hızla ilerleyen süvarilerimiz Dumlıpınar müstahkem mevkilerinin en sağlam noktalarından biri olan  Toklusivrisi’ni ve 28 Ağustos 1922 akşamı süngüleriyle ele geçirdiler..Bu çarpışma sonrasında kuvvetlerimiz Yunanlıların  mühimmat dolu kamyonlarını ve stoklarını   teslim aldılar
Büyük Taaruzla birlikte düşmana esaslı bir tokat vurulmuştu ama savaş,Bursa- Eskişehir-Kütahya -Uşak  -Afyon hattını kapsayan geniş bir alanda cereyan ediyordu; nitekim bugün Anıtkaya adını alan Eğret  bölgesindeki Yunan kuvvetlerinin  gerisini kesmek  amacıla buraya gelen gelen 2. Süvari Tümeni’nin  iki kolundan birisi  çekilmekte olan Yunan birliğiyle karşılaştı. Süvari kolumuz ,Üst düzey Yunan komutanlarının bulunduğu Yunanlılara  baskın yaptı;ancak kuvvet yetersizliğive Yunan birliğinin sert direnişi ile yoğun çarpışmalar yaşandı. Zayiat verdi her iki taraf..13. Süvari Alay Komutanı Binbaşı Galip Bey şehit düştü..13. Alay şehitlerimizin anısına yapılan Anıtkaya Şehitliği yıllar önce Kütahya yolu üzerindeydi ,sonradan yapılan asfalt yollar nedeniyle şehitlik daha içeride kalmıştır..Ruhları şâd olsun..
Ordumuz artık hedefe odaklanmıştı.Yaralıı askerlerimiz bile savaşı bırakmak , arkadaşlarında ayrılmak istemiyorlardı,Mehmetçiklerimiz kaçan Yunan kuvvetlerinden ele geçirdikleri bot,çizme ceket paltoları giyiyorlar her türlü yokluk ve zorluk içinde milli ruh ve bilinç içinde mücadele ediyorlardı..
Birlik komutanları ilk günden beri hep en önde ileri atılıyor askere liderlik ediyorlardı.Yunanlılar hem kaçıyorlar hem de tarlaları köyleri yakıyor ahaliye eziyet ve işkence ile ırz ve namusa tecavüz ediyorlar ,hayvanları götürüyorlardı ,Bütün bunlar ordumuzu daha da motive ediyor bir an önce  vatan toprağını alçak düşman çizmelerinden temizlemek için var güçleriyle,insan üstü fedakârlık ve cesaretle ilerliyorlardı zafere ve hürriyete doğru..
Esas plan ve amaç düşmanı Dumlupınar çukurunda kuşatmak ve orada imha etmekti..Dünya savaş tarihinde o güne kadar görülmemiş bir dehâ eseri olan bu plan yer yer aksamasına rağmen tıkır tıkır işledi..
Kader ağlarını örüyor Türk’ün halâs güneşi bütün ihtişamıyla ufuktan doğmak üzeredir…

Yazarın Diğer Yazıları