Geçen hafta içinde amatör futbol filiz ve vize lisanslarına, transfer ücretlerine ve katılım paylarına yapılan zamlar, yaş sınırlamalarına dair TFF tarafından bildirilen kararlar ülkemizdeki amatör futbol takımlarınca büyük tepki toplamış, bu tepkilere ASKF’ler de destek verince TFF’nin tavrı beklenmeye başlanmıştı.
Bu tepkiler genellikle aşağıdaki sözlerle ifade edilmiştir...
“Amatör futbol yük değil, Türk futbolunun temelidir!
Geliri olmayan, gençlerimizi sahaya kazandırmak için fedakarlıkla mücadele eden amatör takımlarımızın önünü açmak yerine her geçen gün yeni mali yüklerle karşı karşıya bırakılmasını kabul etmiyoruz.
Biz ayrıcalık değil, amatör futbol için destek istiyoruz. Çünkü amatör yaşarsa, Türk futbolu yaşar…
500 TL vize, lisans ücreti olmaz geçen sezon bu ücretler 150 TL idi amatör futbol zaten zorluklarla ayakta duruyor.
Bu ücretler, alt yapıdaki çocuklar ve amatör kulüpler için ciddi bir yüktür. Geleceğin futbolcularını yetiştiren kulüplere destek olun. Amatör futbol destek bekler, köstek değil…
Amatör spor kulüplerinin Türk futbolunun temel taşıdır. Amatör spor kulüplerimiz büyük fedakârlıklarla ayakta durmaktadır. Artan maliyetler karşısında kulüplerimizin üzerindeki ekonomik yük her geçen gün ağırlaşmaktadır. Bu şartlarda yeni mali yüklerin getirilmesi, özellikle altyapıya ve gençlerimize hizmet veren kulüplerimizi ciddi anlamda zor durumda bırakacaktır.
Yıllardır kendi imkânlarıyla ayakta durmaya çalışan yöneticiler artık yoruldu. Antrenörler, futbolcular ve kulüp çalışanları büyük fedakârlıklarla mücadele ediyor. Buna rağmen destek yok denecek kadar a
TFF'nin ve yerel yönetimlerin amatör kulüplerin yaşadığı sorunlara daha fazla kayıtsız kalmaması gerekiyor.
Çünkü amatör kulüp demek sadece hafta sonu oynanan bir futbol maçı demek değildir.
Amatör kulüp çocuğun sokağın kötü alışkanlıklarından uzaklaşmasıdır.
Amatör kulüp bir gencin hayal kurmasıdır. Amatör kulüp mahalledir, ilçedir, dayanışmadır.
Ve en önemlisi amatör futbol, profesyonel futbolun kaynağıdır. Bugün profesyonel liglerde forma giyen birçok futbolcunun ilk adımı amatör sahalarda atıldı. Ama bugün o sahalarda kulüpler yok oluyor.
Bir kulüp kapandığında sadece bir takım kapanmaz. Bir forma askıya kaldırılmaz sadece. Bir gencin hayali yarım kalır, bir mahallenin futbol kültürü yok olur, yıllarca verilen emek çöpe gider.
Sonra çıkıp Türk futbolunun neden gelişmediğini soruyoruz. Nasıl gelişsin? Gençleri yetiştiren kulüplere destek vermezseniz, altyapıya yatırım yapmazsanız, amatör kulüplerin ekonomik yükünü hafifletmezseniz geleceğin futbolcusunu nerede yetiştireceksiniz?
Amatör futbolun yöneticileri yıllardır kendi ceplerinden para harcıyor. Ulaşım, malzeme, lisans, saha, sağlık giderleri ve daha birçok masrafın altında eziliyorlar.
Buna rağmen mücadele ediyorlar. Çünkü onlar bu işi para için değil, futbol ve gençler için yapıyor.
Artık bu insanların sesini duyun. TFF'ye, belediyelere, yerel yöneticilere ve futbolda söz sahibi olan herkese çağrımızdır: Kulüpler kapanmadan harekete geçin. Amatör futbola gerçek anlamda destek verin. Kulüplerin ekonomik yükünü azaltın. Saha ve tesis sorunlarını çözün. Gençlerin spora ulaşmasını kolaylaştırın. Amatör kulüpleri yalnız bırakmayın. Çünkü yarın çok geç olabilir.
Bugün amatör futbolu ayakta tutan insanlara sahip çıkmazsanız, yarın Türk futbolunun geleceğinden bahsetmenin hiçbir anlamı kalmayacak.”
Yukarıda “Amatör Futbol Edebiyatı” diye niteleyebileceğimiz isyan feryat ve çığlık satırlarına kimsenin bir itirazı olamaz herhalde…
Cumartesi günü bunların bir bölümü duyulmuş TFF tarafından olmalı ki filiz, vize lisans ve katılım ücretlerinde yüzde elli kadar indirime gidilmiş; ancak bu indirimler amatör kulüplerin bir sezonda harcamak zorunda kaldıkları toplam maliyetlerin yanında devede kulak…
Hani bir yangın ihbarı üzerine yıldırım hızıyla olay yerine ulaşan itfaiye personeli, arazözler hortumlar baltalar, çekiçler alevler dumanlar arasında yangına müdahale etmişler; ama kısa zamanda yanan ev kül olmuş… Her yani yer yer toz duman yanık içinde kalan itfaiye çavuşu bir üstü itfaiye kumandanına: “Ev yandı kül oldu ama komutanım arsayı kurtardık” der…
Evi kurtarırsak arsayı da kurtarmış oluruz…