Agah Bıyıkoğlu

92 YIL SONRA LOZAN – Kocatepe Gazetesi

Agah Bıyıkoğlu

23 Temmuz 2015 Perşembe 03:00:00
  Yarın 24 Temmuz 2015… Lozan Barış Antlaşması’nın 92. yılı… 20 Kasım 1922’de başlayan barış görüşmeleri, 4 Şubat 1923’te anlaşmazlık yüzünden kesilmiş, 23 Nisan 1923’te yeniden başlamıştır. Çok tartışmalı ve gergin geçen bu görüşmeler sonunda imzalanmıştır Lozan Barış Antlaşması…
Antlaşmayı imzalayan delegasyon başkanı ve dışişleri bakanımız İsmet (İnönü) Paşa, İstiklâl Savaşı’mızın muzaffer Başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk’ün yakın silah arkadaşı ve Garp Cephesi Komutanıydı. “26 Ağustos 1922 gece sabaha karşı, topların çelik ağzı çaldı bir hücum marşı”yla başlamıştı “Büyük Taarruz; tarihin çok önemli olaylarının tanığı Afyonumuzun Kocatepe kayalıklarında… Ve 30 Ağustos 1922 günü güneş batarken piyadelerimizin çelik süngüleriyle Dumlupınar Zaferini” kazanılmıştı… İşte Türk ulusunun kaderini belirleyen bu tarihsel sürecin ikinci adamıydı İsmet Paşa…
“Bir insan ömrüne sığmayacak hayret verici değişmeleri” der anılarında İsmet Paşa… Merhum Paşa özellikle son yirmi otuz yıldaki olayları görseydi ne derdi acaba? Geçen birkaç yıldan beri başımıza belâ olan terör ve intihar eylemleri ülkemizin huzur ve sükununu son derece bozdu… Bir kargaşa ve karamsarlık içine doğru gidiyoruz (belki de itiliyoruz) hızla… İşte Lozan’a bu açıdan bir kez daha bakmamız gerekir…
Lozan nedir, neredir pek bilen de yok ya… Üniversiteyi bitirenler arasında dahi bu işin cahili pek çok kişiyi gördüm… İşin acınacak bir yönü de bu… Ancak bizim görevimiz yazmak defalarca, defalarca…
Şerefli bir tarihtir Lozan… Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu, bölünmez bütünlüğümüzün kayıtsız şartsız egemenliğimizin bir belgesidir Lozan… Ulusal bir Kurtuluş Savaşı’nın ardından imzalanmış bir barış antlaşmasıdır.
İnsanlığın ilerlemesini engelleyen kötülük zinciri olan savaşa dur demektir barış, insana yaşama hakkı sağlayan, toplumsal adaletsizliklere ve şiddete geçit vermeyen bir kurumdur barış… “İnsan, savaş gibi inanmadığı bir şey için acı çekeceğine, barış gibi inandığı bir dava uğruna ölse daha iyi değil mi?… Savaş içn verdiğimiz kurbanları barış için de vermeye hazır olmalıyız” diyor Lev Tolstoy…
Lozan barışı için kurbanlar vermedik çok şükür, haklı ve kutsal davamızı savunduk, başardık…
Lozan barışıyla Türkiye ile Batı arasında siyasal, hukuksal, toplumsal ve ekonomik ilişkiler yeniden düzenlenmiştir. Suriye ve Irak sınırları da bu antlaşmayla pekiştirilmiştir…
Türk İstiklâl Savaşı’nın sağladığı, Türk Ulusu’nun yaşamsal haklarını ve emellerini gerçekleştirdiği anıtsal bir eserdir Lozan…
Sağlığa benzer barış anlaşmaları, kıymetlerini kaybedince anlarız…

Yazarın Diğer Yazıları