Agah Bıyıkoğlu

Afyonspor 2025

Agah Bıyıkoğlu

1967’de ilk kez kurularak 2. Türkiye Ligi’nde oynayan  Mor Beyazlı Afyonpor’da ve daha sonra “Terfi liglerine katılarak tekrar 2.Türkiye Ligi’ne çıkan Y.Afyonspor’da genç takım antrenörlüğünden tutun da 2.Lig Profesyonel takım antrenörlüğü, alt yapıdan sorumlu yönetici, scout görevli antrenör olarak yirmi yıldan fazla çalışmış, iki dönem TÜFAD başkanı  olarak çalışmış yaklaşık yirmi yıl Süper Amatör e katılan  Afyon Demirspor Teknik Sorumlusu ve iki yıldır da Afyon Demirspor’da  Gençlik Geliştirme Teknik Sorumlusu bir futbol adamı olarak  Afyonspor konusunda onlarca yazı yazdım Kocatepe Gazetesi’ndeki bu köşemde…

Geçen sezon ikinci yarıda maçlara çıkmayarak 3.Lig’e düşen Afyonspor’un maçlara çıkıp  çıkmayacağı  derin bir merak konusu olurken birkaç gün içinde lisanslar düzenlenip takım oluşturuldu ve  Karşıyaka maçına çıktı Afyonspor; hiç hazırlık maçı yapmadan ciddi bir antrenman dönemi yaşamadan sahaya çıkan takımımız İzmirli rakibi karşısında hiç ezilmeden oynadı ve ikinci hafta  Afyon’da oynayacağı maç için umut verdi… Biz de bu umut içinde maçtan yaklaşık bir saat önce türibünde uygun bir yere oturduk; bulunduğum tribün ve karşı taraf oldukça boştu. Maçın başlama saatine yakın dakikalarda bölük bölük gelenlerle izleyici sayısı arttı;

Ben de bu arada hem etrafı gözlüyor hem de takımların ısınmalarını izliyordum. Takımımız Afyonspor futbolcuları oldukça genç görünüyorlardı; beşi profesyonel diğerleri amatörlerden bir kadro vardı sahada… Uşak takımının ısınma sırasındaki hareketleri, toplara vuruşları paslaşmaları, daha bir ustacaydı… 

Bu yılki 3. Lig statüsü , “Kulüpler, gençlere ağırlık versinler; ekonomik yönden de zorlanmasınlar.” felsefesiyle hazırlanmış olduğundan Afyonspor kısa sürede lige katılacak bir zaman bulabilmişti sanıyorum; aynı şeyleri öteki takımlar için de söylemek mümkün…

Ekonomik-mali- idari ve teknik kriz içinde bocalayan Afyonspor sahaya çıkabilmesi Afyonspor taraftarını çok sevindirmişti…

Maç başladı;  yanımda daha önceki yıllardan futbolcum antrenör İsmail Aladaş oturuyordu; biraz sonra da Kütahyaspor antrenörleri olduklarını öğrendiğim iki kişi geldi not tutmaya başladılar ..

Daha ilk dakikalarda anlaşıldı ki takımımız savunmaya yönelik bir anlayışla çıkmış sahaya. Ancak savunma demek önceden savunma çalışmaları yapmak demek, top rakibe geçince “alan daraltmak doğru pozisyon almak” demek… Baskı-kademe –denge demek Yoksa ceza sahasına yığılıp kuru kalabalık olmak değil… Topları kazanıp, kimlere nerelere paslar verileceğini bilmek demek işin ikinci aşaması…

Teknik taktik kondisyon çalışmalar yapmadan,  ekonomik ve idari yönden de  yeterli durumda olmayan bir takımın kısa sürede de uyum sağlaması, savunmada ve hücumda rakipleri zorlaması mümkün değildir. Nitekim Afyonspor daha maçın başlarında yaptıkları kişisel ve grup hatalarıyla 3-0 yenik duruma düştü ve rakip takıma karşı üstünlük kuramadı. 2. devre de rakip takımın hücum aksiyonları ile daha önde götürdüğü maç 4-0 bitti…

Maçın bayan hakemi çok başarılıydı… Yan hakemler de…

4-0’lık yenilgiye rağmen taraftarlar futbolcuları alkışladılar…

Görünen o ki Afyonspor’un kadrosu yetersizdir ve takımın daha iyi futbolcularla takviyesi gerekiyor… Yukarıda belirttiğimiz gibi bu yılki statü kulüplerin lehine hazırlanmış maddelerden oluşuyor. Statüyü iyi inceleyip değerlendiren kulüpler çok zorlanmadan asgari harcamalarla iyi takımlar yapabilirler..

Bu statünün amaçları dışına çıkacak takımlar da deneyimsiz genç futbolcuları “hayal kırıklığına uğratabilirler” 

Bazı insanlar bu sorunların dışına çıkıp bir çözüm bulmaya çalışırken; bazıları da sorunların içinde kaybolup gitmişlerdir…

Sabahları güneş doğmadan önce bir alaca karanlık olur ve ondan sonra doğar güneş. Her sorunun da mutlak çaresi vardır.

Yapılacak iş: Sorunlarımızın içinde kaybolup gitmek yerine bunlara çözüm getirecek yeni yollar aramaktır” 

Yazarın Diğer Yazıları