2023 yılı Ağustos ayının son haftasını yaşıyoruz. Futbol maçları, voleybol, basketbol ve diğer spor dallarındaki etkinlikler sürüyor; binlerce sporsever de yakından izliyor bu etkinlikleri.. Ancak 101 yıl önce ülkemiz düşman işgali altındayken oynanan bir futbol maçını, bu maçın nerede, nasıl ve ne amaçla yapıldığını özellikle gençlerimiz arasında bilen pek az sanırım…
101 yıl önce aynı günlerde yurdumuzun düşman işgalinden kurtarılması çalışmaları ,”Büyük Taarruz” hazırlıkları hızla sürüyordu. Askeri birliklerimiz büyük bir gizlilik ve disiplin içinde Polatlı, Sivrihisar, Eskişehir, Emirdağ, Bolvadin, Konya, Ilgın, Akşehir yönlerinden gündüzleri ağaç altlarında dere yataklarında kamufle olarak, atların nalları, arabaların tekerleri samanlarla, keçelerle, çullarla kaplanarak Yunan ordularının tahkim ettiği Kocatepe sırtlarına kadar gelmişti.. Yüz bin kadar her rütbeden asker, özel görevli siviller, binlerce at, merkep, öküz manda ve kağnı, araba…
Hemen belirtelim ki 101 önce de tarihler ve günler bugünkü gibiydi, yani 23 Ağustos Çarşamba 26 Ağustos Cumartesi, 27 Ağustos Afyonumuzun kurtuluş günü de Pazar günüydü..
Türk İstiklâl Savaşı’nın şeref sayfalarından biri olan Sakarya Zaferi’nden sonra düşmana son darbeyi vurma planları yapan Başkomutan Mustafa Kemal Paşa yorgun düşen ve büyük kayıplar veren orduyu hayret verici çabalarla derleyip toparladı; zira 22 gün 22 gece gündüz süren bu amansız savaşta subay kayıplarımızı telafi etmek çok zordu.. Silah cephane ve savaşta gerekecek türlü araç gereci, ekonomik gücü sağlandı; gece gündüz demeden subaylarımız eğitim verdiler askere..
Türk Ordusu’na karşı savunmayı planlayan Yunan Ordusu; Gemlik Körfezi’nden Bilecik, Eskişehir ve Afyonkarahisar ilinin doğusu ile Büyük Menderes Nehri’ni takiben Ege Denizi’ne dayanan savunma hattını bir yıla yakın bir süre ile tahkim etti. Özellikle Eskişehir ve Afyon bölgeleri gerek tahkimat gerekse birlik miktarı bakımından daha kuvvetli tutulmuş, hatta Afyonkarahisar ilinin güneybatısındaki bölge birbiri gerisinde beş savunma hattı şeklinde tertiplenmişti…
İşte binlerce asker, top tüfek araç gereç bakımından bizden güçlü bir savunma hattını yarmak için verilecek taarruz kararının düşmandan habersiz yapılması hayati bir önem taşıyordu.
Taarruz planı, Afyon Kocatepe sırtlarında mevzilenen Yunan birliklerine saldırıp bu güçlü cepheyi yararak batıya doğru kaçan düşmanı takiple kısa sürede imha temeline dayanıyordu. Taarruz baskın şeklinde yapılacaktı.
Büyük taarruz planı çok gizli tutulmalıydı; en ufak bir sızıntı her şeyi bozabilirdi..
Cepheyi denetlemek ve taarruz hazırlıklarını yerinde görmek ve taarruz planını komutanlarla görüşmek amacıyla Mustafa Kemal Paşa 28 Temmuz 1922 Cuma günü Akşehir’deki ordu karargahına gitti. Planın son şeklini ve ayrıntılarını anlatacaktı onlara M. Kemal Paşa.. Bu toplantının asıl amacını ve İngiliz İstihbarat servisi ve casusluk örgütü Black Jumbo’dan (Kara Jumbo) gizlemek için Kolordu subayları ile batı cephesi subayları arasında bir futbol maçı yapılacağı duyuruldu.
Ordu ve Kolordu komutanları yakın birlikler bu güzel maçı izlemeye çağrıdılar. Çevredeki bir düz alan futbol sahası olarak düzenlendi, iki sıralık tahta türibün yapıldı. 28 Temmuz Cuma günü öğleden sonra maç başladı Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa, Fevzi Paşa ve diğer komutanlar, erler, subaylar izlediler maçı.. Saha topraktı ve kalelerde file yoktu.. İzleyenler arsında meraklı Akşehirliler de vardı.
Hakemler ve futbolcuların şortları diz altına geliyordu. Takımın biri kırmızı, öteki beyaz formalıydı..
“Seremoni” yapıldı; seyircileri selamladılar takımlar ve hakemler.. Çekişmeli ve neş’eli bir maç oldu; sonuç 2-2 eşitlik…
Akşam saat 21.00’da başladı toplantı. Mustafa Kemal Paşa ve Fevzi Paşalar harita başında Büyük Taarruz harekatını ayrıntılı olarak anlattılar. Başkomutan, toplantıdaki General Asım Gündüz’e döndü: “25 Ağustos akşamı her türlü haberleşmeye son verilecek, Limanlara giriş çıkış durdurulacak. İstanbul ile İzmit arsındaki kara ve demiryolu ulaşımı kesilecek. Yani biz işi bitirinceye kadar dünyanın Anadolu’dan haberi olmayacak“ dedi ve İsmet Paşa’ya: “Siz de ordulara yazılı emrinizi veriniz 26 Ağustos 1922 Cumartesi sabahı düşmana taarruz edeceğiz”
O zamanki Osmanlı takvimine e göre cuma zaten tatildi; cumartesi ve Pazar ise Avrupa’da tatil günleriydi. Paris ve Londra basını, generaller, siyasiler 28 Ağustos ve ondan sonraki günlerdeki hareket aşamalarını duyduklarında şaşkına döndüler.. Taarruz tarihinin enine boyuna bir hesap kitap sonucu belirlendiği de takdire şayandır..
Üç yüz yıldır verilmemiş bir karar ve emirdi bu.. Türk’ün kaderini değiştirecek kutsal savaş emri..
Ayağa kalktı. Y. Şevki Paşa ve öteki paşaların hepsi ayağa kalkıp esas duruşa geçtiler. Nurettin ve Fahrettin Paşaların gözleri dolmuştu.
“Paşalar gazanız mübarek olsun!” sözleri herkeste derin bir heyecan ve coşku yaratmıştı..
24 Ağustos Perşembe günü M. Kemal Paşa ve arkadaşları Akşehir’den ayrıldılar Şuhut’a gitmek üzere.. Aynı günün akşamı Yunan subayları Afyon’daki ordu evinde balo düzenlemişlerdi. Subaylar ve eşleri, sevgilileri neşe içinde yiyip içiyorlardı.. General Trikopis bazı kıpırtılar nedeniyle huylanmışsa da Türklerin taarruzunu tahmin edemedi.. O da baloda iştahla yedi içti ve yattı..
26 Ağustos Cumartesi sabahı uyandığında Kocatepe ateşler içinde ve cehennem gibiydi..