Agah Bıyıkoğlu

Futbolcular-Yöneticiler 2024

Agah Bıyıkoğlu

“Bence edebiyat bütün çeşitleriyle masalla başlar, masalla biter… Şiire yakındır masal… Ritmiyle, tekrarlarıyla, ikonikliğiyle, (Belirli bir tarzı olan ‘davranış biçimi-kendine özgü anlatım biçimi’ - ve bu tarzlar için  de kendini bir sembol  haline getirmiş kişiler için ikonik –simgesel denir) hasretiyle, dramıyla trajedisiyle, canlı cansız her varlığı  ve insanı işleyişiyle  doğada ve toplumda eşine rastlanmayan, ama umutlarımızı, korkularımızı, sevinçlerimizi  bütün derinlikleri, bütün genişlikleriyle taşıyan yeni canlı cansız varlıklar yaratışıyla masal elbette ki masala yakındır”(Nazım HİKMET)
Yukarıdaki paragrafta kullanılan edebiyat ve masal kelimelerinin yerine “futbol ve futbolcu “ kelimelerini koyarsak “Futbol, futbolcuyla başlar, futbolcuyla biter”

“Ahlaka dair ne biliyorsam bunu futbola borçluyum. Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi.” diyen eski kaleci, “Varoluşçu“ , ünlü yazar Albert Camus, futboldan yeni hayat dersleri çıkarmıştı kendine..

Futbol, (amatör –profesyonel) bütün dünyada olduğu gibi (hatta daha fazla)  ülkemizde de  çok sevilen milyonların ilgi duyduğu, oynadığı, bu sektörden (malzeme-antrenör-araç gereç ulaşım, beslenme, barınma..) geçim sağladığı, özellikle profesyonel düzeydeki futbol için ülke imkan ve koşullarına göre orantısız harcamalar yapılan spor dalıdır..

Elli yılı aşkın bir süredir içindeyim futbolun, istenilen, hedeflenen sonuçlara varamadık bir türlü..’ 2024 yılı içinde yaşadığımız futbol dünyası, bu durumun kısa vadede değişeceği işaretlerini vermemektedir maalesef… Çünkü bir takımın başarısı için iki yönteme başvuruluyor yıllardır: 1- transfer 2-Prim vadetmek…

Kulübü yönetmeye tâlip olanlar önce “Alt yapı“ der, “Gençlere önem vereceğiz“ der, kısa –orta uzun  vadeli planlar programlar yapacağız“ der; ancak işbaşına geçtikten sonra basının, taraftarın ve de siyasetin baskılarıyla, kısa vadede başarılı olma hevesiyle unutulur bütün bunlar… Hava alanlarında yaşı kırka yakın futbolcular karşılanır, Yurt  dışında  kamplar, oralardaki amatör takımlarla maçlar, “Hocaların şampiyonluk vaatleri”, başkanların yöneticilerin gazete ve TV’lerdeki umut vadeden sözleri, poz poz  fooğraflar.. “Eski hamam eski tas” sürer gider bu işler.

Günümüzün ekonomik, toplumsal, kültürel şartlarına uygun, beklenmedik durumlara karşı da çözümler üretebilecek planlar, programlar yapan, yol haritası çizen ve bu yolda azim ve kararlılıkla cesaretle yürümekten yorulmayan yöneticiler eninde sonunda erişirler “menzi-i maksuda”…

“Ya bir yol bulurlar ya da bir yol yaparlar“ sebatla ve azimle yürüyenler..

Genç Futbolcular!

Profesyonel futbolcu olmak çok zor. Yedi sekiz yaşlarında başladığınız futbola sekiz on bin saatlik antrenmanlar sürecini yaşayıp 17- 18 yaşına geldiğinizde; şansınız varsa (sakatlık –hastalık ve başka olumsuzluklar yaşamazsanız) eli yüzü düzgün bir profesyonel takımda forma giyebilirsiniz.

Öğrenme ve gelişmenin en etkili yolu deneyimdir.. Başarılar kadar başarısızlıklar da vardır bu yol üstünde.. Herkes kendi yanlışlıklarından ders alarak hayatı öğrenmeye çalışır; oysa insan ömrü, bütün yanlışlıkları yapacak kadar uzun değildir; bu nedenle başkalarının doğrularını ve yanlışlıklarını öğrenmek de yarar vardır; eğitim görmelidir insan bir başka deyişle.. Ailede başlayan okullarda devam eden eğitim, sürer bir ömür boyu..

Kulüplerin alt yapıları da birer eğitim merkezi olmalıdır kanaatimce; Barcelona’nın alt yapısı “La Masia”da genç bir futbolcu yaklaşık on yıl süren eğitim-öğretim döneminden sonra yükselir birinci takıma.. Kaliteden ödün verilmez, acele edilmez burada. Gün içindeki teknik-taktik çalışma sürelerinin saatler fazlası, “zihinleri eğitmeye” ayrılır; sorumluluk, disiplin, renk aşkı, alçak gönüllülük gibi evrensel tutum ve  ilkeler empoze edilir genç futbolculara..

İleride öyle anlar gelir ki verdiğiniz mücadeleler, yaşadığınız zor günler, takım olarak tek yürek olmanın kapılarını açar size…

Yazarın Diğer Yazıları