2023-2024 futbol sezonu hazırlıkları sürüyor bütün hızıyla… Amatör takımlardan tutun da “Profesyonel Süper Lig” takımlarına kadar bütün takımlar daldılar futbolun içine yine…
Futbol… Büyülüyor sanki, cezp ediyor milyonlarca insanı… Dünyada yaklaşık yüz elli yıldır futbol oynanıyor. Profesyonel futbolcular, profesyonel yöneticiler, antrenörler, menajerler, masörler geçimlerini futboldan sağlıyorlar. Özellikle son otuz kırk yıldır yapılan ya tırımlar, tesisler, bilimsel araştırmalar, organizasyonlar, örgütlenmeler, beş altı yıldızlı oteller ve milyonlarca personel var işin içinde… Ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal bir sportif bileşimdir futbol, hem ulusal hem de uluslar arası bir örgütlenme…
Bu ilginç dünyadaki her takım başarılı olmak ister. Bir takımın yaşamını ve câzibesini sürdürebilmesi için çok önemli olan başarı, kendiliğinden gelmez… Çünkü futbol oyunu hareketli ve çok yönlüdür; basit değil komplektir; onun yüksek bir düzeyde başarıyla uygulanması için fiziksel, fizyolojik ve mental kapasitelere ihtiyaç vardır. Yönetim, teknik kadro, futbolcuların kalitesine, finansal faktörlere ve de bunların uyum içinde çalışmalarına bağlıdır bu da
Ülkemizde takımlar her yıl yeniden kurulur; geçmişteki yanlışlar, hatalar hemen unutulur; aynı işleri yaparak farklı sonuçlar alınmak istenir; ama aynı sonuçlar hep aynı sonuçlar…
Bir yandan “transferler”, bir yandan da “kamplar”, “hazırlık maçları” yaparlarken bir yandan da ekonomik ve finansal sorunlarla uğraşıyorlar… Bütün “hay huy” ve “harale gürele” içinde yol alırlarken “geleceğe yatırım yapan” takımların üçü, beşi geçmediğini gazetelerden TV’lerden öğreniyoruz…
Taraftarları en çok transfer konusu heyecanlandırıyor. Bunun muhabbeti bile, barındırdığı umut ve beklentilerle birlikte başlı başına mutluluk kaynağı. Büyük paralarla transfer edilen yabancı oyuncuların bireysel oyunlarına çok güveniyor fanatik taraftarlar; hatta takımda hangi mevkiye hangi oyuncunun oyuncu alınması gerektiği konusunda ahkam kesebiliyorlar… Hakim oldukları ayrıntılar ve oyuncular hakkında sahip oldukları bilgilerle kulüplerine menajerlik hizmeti verebilecek kadar donanımlılar…
Takımında birkaç birinci sınıf futbolcu varsa kendini çok şanslı addeden teknik direktörler vardır her zaman… Takımın oyun gücüne güvenen, transfere büyük paralar harcamadan da futbol oynanabileceğine inanan teknik adamlar azalıyor gittikçe; dolayısıyla transfer, takımdaki eksiklikleri gidermenin ve oyun seviyesini yükseltmenin tek yolu olarak kabul ediliyor. Yapılan her yeni transferin aynı zamanda mali külfet anlamına geldiği, ayrıca takım içinde uyum süreci gerektirdiği ve bununla bağlantılı olarak ciddi sorunlara yol açabileceği gerçeği ise hiç umursanmıyor bile. Nitekim, büyük umutlar ve büyük paralarla transfer edilen pek çok yabancı oyuncudan geriye büyük hayal kırıklıkları ve büyük borçlar kaldığı halde, asla farklı yollar aranmıyor, denenmiyor.
Altyapıdan oyuncu yetiştirmek ya da kadrodaki mevcut genç oyuncuları geliştirmek gibi hedeflere itibar edilmiyor. Sonuçları en erken ancak birkaç sene içinde alınabilecek bu tür hamleler camialara cazip gelmiyor. Herkes mümkün olan en kısa süre içinde başarı bekliyor zira. Başarıdan kastedilen ise elbette şampiyonluk. Ligi ikinci sırada bitirmenin bile başarısızlık sayıldığı, enteresan bir futbol algısına sahibiz. Bu nedenle de, oyun seviyesiyle ilgilenen, bunu dert edinen ve oyunu geliştirebilmenin teorik ve pratik çalışmalarını hayata geçiren pek kimse yok. “Önemli olan galip gelmekti” denilip geçiliyor.
Başarılar, şampiyonluklar gelmez kısa sürede… “Apalamadan yürünmez” denir halk arasında… Bir şeyler kazanmak için bir dizi adım atmak gerekir… Bir tek büyük adım atarak başarılara ulaşmaya şampiyonluk kupalarını kaldırmaya yetmez… Deneyimli antrenörler, yöneticiler her şeyi sindirilebilir parçalara bölmeye dikkat ederler. Bir dağcılık ekibini Everest’in eteklerine götürüp “Hadi, arkadaşlar tırmanın zirveye!” diyen kılavuzun arkasına düşmez kimse… “Ocakta köttü var her şeyin vakti var” deyimi vardır Afyon yöresinde…
Büyük hedeflere giden yolun çok para harcamaktan, yıldız futbolcular transfer etmekten değil; planlı programlı, uzun vadeli çalışmalar yapmaktan, ,futbol kültürüyle donanımlı, deneyimli teknik adamlarla ve yöneticilerden geçtiğini ve bunların sonucunda takım oyununu geliştirmekle mümkün olduğunu hiç unutmayalım.