Agah Bıyıkoğlu

İbrahim Meydanoğlu Her Ölüm Erkendir

Agah Bıyıkoğlu

“Biz dünyadan gider olduk/ Kalanlara selâm olsun
Bizim için hayır dua /Kılanlara selam olsun”
(Yunus EMRE)
“Yarına çıkacağına dair elinde senedi yoktur kimsenin.” “Bir varmış bir yokmuş; işte hayat dediğimiz süreç…”
Salı sabahı mutadım üzere erken kalkıp kahvaltıya oturuyordum ki eşim, “İbrahim Bey vefat etmiş” dedi… “Nereden duydun?” diye soracak oldum; Muhtar Erdal Balıbey paylaşmış“ dedi…
Pazar günü sabah saatlerinde Demirspor Kulübü önünden antrenman sahamıza doğru yürürken yanımdan başın kask takmış bisikletle geçen Prof. Dr. Ersel Onrat Bey, “Günaydın Hocam” diyerek selamladı beni… “Hemen fırsat bu fırsat” diye ayak üstü birkaç soru sırasında İbrahim Meydanoğlu’nu ciddi bir hastalık nedeniyle yoğun bakımda olduğunu öğrendim ondan… Şaşırmıştım; Daha on beş gün önce yolda karşılaşıp ayak üstü konuşmuştuk; ancak zaten zayıf bir fiziksel yapıya sahip olan İbrahim Meydanoğlu çok zayıflamıştı…
Ta çocukluk günlerimizdeki “Mısırı Mahallesi”nden tanırım onu; başta Abdurrahman Öksüz olmak üzere orta okul ve lise arkadaşlarım, birlikte futbol oynadığımız İsmail Döngel, Alaaddin Elmas, Hamdi Çoğulu (Kel Hamdi) Bizden yaşça büyük olan Yılmaz Döngel, Hikmet ve Bekir Donyağı, Bekir Çoğulu (Kel Bekir) hep o mahallenin çocuklarıydılar; Ve çoğu “Kırmızı-Siyah formalı Merkez Gençlik Spor Takımında oynarlardı. İbrahim Meydanoğlu’nun top oynadığını görmedim hiç; gelip giderken görürdüm oralarda…
1970’li yılların başında Emirdağ Lisesi’nde Edebiyat öğretmeni olarak başladığım öğretmenlik hayatıma Rahmetli Rahmi Köken Bey’in müdürlük ettiği Afyon Endüstri Meslek Lisesi’ne atanıncaya kadar pek görmemiştim İbrahim Bey’i… Aynı Okulda Almanca öğretmeni ve Müdür Yardımcısı çok değerli okul ve takım arkadaşım Mehmet Dörtgöz’ü sık sık görüyordum.
İbrahim Bey “METAL”ciydi… ve müdür yardımcısıydı… Mehmet Dörtgöz ve İbrahim Meydanoğlu okulu çekip çeviren “iki” idareciydiler. Bir süre sonra ben de müdür yardımcısı oldum.
İbrahim Bey, güzel giyimiyle, METAL atölyesindeki dersleri sırasında giydiği önlüklerle daima şık görünürdü… Güleç yüzlü, nazik ve işini hatasız yapan başarılı bir idareciydi…
1977-1980 yılları arasında yani bizim EML’de idarecilik yaptığımız yıllar ülkenin en gergin dönemleriydi. Öğretmenler, polis, sağlıkçılar, sendikalar ve de öğrenciler arasında “sağcı solcu” “devrimci-faşist” “laik-anti laik” bölünmeler had safhaya varmıştı. Ülkede, bilim adamı, gazeteci, sanatçı, öğretmen, sendikacı hatta iş adamı günde sekiz on kişi vuruluyordu… Başta okul müdürü Rahmi Bey, ondan sonraki müdür Mehmet Bey, Müdür Baş Yardımcısı Remzi Bey, İbrahim Meydanoğlu ve Mehmet Dörtgöz okuldaki eğitim ve öğretimin aksamaması, öğrenciler arasında kavga döğüş çıkmaması için çok gayret gösterdiler. Ben daha yeni sayılırdım meslekte; ancak o güne kadar çeşitli amatör takımlarda ve Afyonspor’da antrenörlük deneyimlerim vardı, çevrem genişti öğrenciler arasında da çalıştırdığım takımın futbolcuları vardı…
12 Eylül Cuma sabahı Ordunun yönetime el koyduğunu öğrendik; terör ve anarşi bir anda bitmişti…
Bir yıl sonra ben, Afyon Meslek Yüksek Okulu’na atandım. Okul müdürü Tuncay Aksaraylı Afyon Lisesi’nden ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü’nden arkadaşımdı… Orada sürdürdüm meslek hayatımı, oradan emekli oldum…
İbrahim Meydanoğlu ile dostluk ve arkadaşlığımız hep sürdü… Eşlerimiz aynı okulda öğretmendiler zaten…
Özelikle teknik eğitim üzerine önemli deneyimler kazanmıştı İbrahim Meydanoğlu… Yaşamı boyunca eğilmeden bükülmeden yaşadı, dik durdu ve öğrencilerine de örnek oldu… Çarşamba günkü cenaze töreninde uğurlayanlar arasında birçok öğrencisi vardı…
Afyon Belediyesi Meclis Üyeliğine seçilince çok sevindik haliyle… Deneyimleri ve bilgiyle çok yararlı olacaktı Afyonumuza…
“Hayata beraber başladığımız,/Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir /Gittikçe artıyor yalnızlığımız.”
Allah rahmet eylesin sevgili Meydanoğlu, mekânın cennet olsun…

Yazarın Diğer Yazıları