Agah Bıyıkoğlu

İzmir'in Kurtuluşu

Agah Bıyıkoğlu

26 Ağustos 1922 gece sabaha karşı topçu atışları eşliğinde tepelerine tırmandığımız, tertemiz havasını soluduğumuz eteklerindeki çeşmelerden sularını içtiğimiz, her gidişimizde mili duygu ve heyecanımızın doruk noktalarına ulaştığımız KOCATEPE’den başlayan “Büyük Taarruz”, 9 Eylül 1922 günü İzmir’de Yunan ordularının ve onun işbirlikçilerinin denize dökülmesiyle bitmişti.

O gün İzmir’e giren ve şanlı Türk bayrağını İzmir’in çeşitli yörelerinde göndere çeken Türk süvarilerinin öyküsünü, Yaşar AKSOY adında bir yazarın kaleminden aktarmak istedim değerli okuyucularımıza.

“9 Eylül’ün şanlı süvarileri” - Yaşar AKSOY

Şafak söker sökmez, Türk ordusunun İzmir yönüne atılan rüzgârlaşmış birliklerinin en önünde “Fahrettin Altay Paşa” komutasında 5. Süvari Kolordusu bulunuyordu.

Bu kolordunun üç tane öncü süvari tümeni, yalın kılıç İzmir’e doğru doludizgin aktılar. İzmir’i yeniden Türk bayrağına kavuşturacak olan, benim “Şanlı Tümenler” dediğim bu birlikleri şu kahraman komutanlar yönetmekteydi:

1- Birinci Süvari Tümeni: Kurmay Albay Mürsel Bakü (daha sonra orgeneral) komutasındaki bu tümenin öncü kuvvetlerinin bir kısmı, hızla İzmir’e girecek ve Binbaşı Ali Reşat komutasında Kadifekale’ye Türk bayrağının çekilmesinde ana vurucu gücü oluşturacaklardır. Kadifekale’yi ele geçiren süvari birlikleri üç ayrı grubun ortak akışı ile bu işi başardılar (Hiç şüphesiz aralarında yarış halindeydiler).

İZMİR FATİHİ

Bayrak çekme olayında yan yana gelen üç subayın kimlikleri buna işaret etmektedir. 2. Süvari Tümeni 4. Alay Komutanı Binbaşı Ali Reşat Bey, Kafkas Tümeni Süvari Bölüğü’nden Teğmen Besim Kurter Bey, 1. Süvari Tümeni 4. Bölük Teğmeni Celil Bey birlikte Türk bayrağını Kadifekale burçlarında dalgalandırdılar.

Birinci Süvari Tümeni’nin bir kısmı ise yine yarış halinde (2. Süvari Tümeni ile yarış halindeler) Konak’a çok erken vardılar. Bu tümeni bağlı 14. Alay, 3. Bölük Kumandanı Yüzbaşı Zeki Doğan, yine aynı tümene bağlı 14. Alay, 2. Bölük Kumandanı Yüzbaşı Fikret Yüzatlı, Akıncı Süvari Müfreze Kumandanı Milis Yüzbaşısı Abdurrahman Özgen birlikte Sarı Kışla’ya bayrak çekmişlerdir. Paket Postanesi’ne bayrak çeken Süvari Muhabere Üsteğmeni Selahattin Selışık da (daha sonra orgeneral) 1. Tümen’e bağlı idi.

2- İkinci Süvari Tümeni: Kurmay Yarbay Zeki Soydemir (sonradan korgeneral) komutasındaki bu tümen, Bornova-Mersinli-Halkapınar-Alsancak-Kordonboyu-Konak yönünden kente girdi. Tümenin Binbaşı Ali Reşat komutasındaki 4. Alay’ı, İzmir’i ilk gören askeri birliktir. Ancak Ali Reşat Bey, Konak yönüne değil, Kadifekale yönüne doğru doludizgin akmıştır.

4. Alay Komutan Muavini Yüzbaşı Şerafettin yönetimindeki iki bölük atlarının nalları Frenk Mahallesi’ni döve döve Kordonboyu’na atılan en öndeki askeri birliktir. Yüzbaşı Şerafettin Bey bir bomba ile yaralanınca Konak Meydanı’na varmaktan geri kaldı.

Meydana ilk varan Teğmen Ali Rıza Akıncı, bir kadının verdiği elle yapılmış bayrağı aldı, hükümet konağına girdi, gönderdeki Yunan bayrağını indirdi, sonra tek başına İzmir Hükümet Konağı’na halkın yaptığı Türk bayrağını çekti.

Çok az bir süre sonra konağın balkonuna gelen Yüzbaşı Şerafettin Bey, 2. Süvari Bölüğü Takım Kumandanı Teğmen Ali Rıza Akıncı ve Teğmen Hamdi Yurteri, birlikte Türk bayrağını (alay sancağını) yeniden göndere çektiler. Bu son karede yine bayrağı eliyle Teğmen Ali Rıza Akıncı göndere çekmiştir (Tüm resmi askeri protokol fotoğrafları bunu ispatlamaktadır). Göndere bayrağı çeken birliğin komutanı olduğu için Yüzbaşı Şerafettin, haklı olarak “İzmir Fatihi” olarak resmen ilan edildi.

3- 14. Süvari Tümeni: Kurmay Yarbay Suphi Kula (sonradan tümgeneral) komutasındaki bu tümen, İzmir’e kuzeyden sarkarak Menemen ve Karşıyaka’yı düşmandan temizlemiştir. Üsteğmen Zekai Kaur, Üsteğmen Zühtü Işıl, Bombacı Ali Çavuş gibi bu bölgenin kurtarılmasında ön planda olan kahramanlar, 14. Süvari Tümeni’nin en önünde savaşarak Menemen ve Karşıyaka’ya girip bayrak çektiler. Kadın savaşçı Kara Fatma da bu tümenin öncü birliklerinin en önünde at üstünde rüzgârlaşarak akıp geçmiştir.

ÜNLÜ SÜVARİ FİKRET YÜZATLI KİMDİR?

Türk süvari tarihinin en önde gelen isimlerinden Fikret Yüzatlı, 1896’da İstanbul’da doğdu. Babası Mehmet Rifat, annesi ise Fatma Memnune Hanım idi. İtibarlı bir meslek olduğundan asker, atlara olan coşkun sevgisinden dolayı süvari olmak istedi. Kuleli Askeri Lisesi’ni yaz ve kış aralıksız okuyarak bir buçuk senede bitirdi. 1915 yılında orduya katıldı ve hemen Filistin Cephesi’ne gönderildi. Daha sonra yaverliğini yapacağı İsmet İnönü ile bu cephede tanıştı.

Kurtuluş Savaşı’na katılarak 1. Süvari Tümeni, 14. Alay, 2. Bölük Komutanlığı’nda teğmen ve üsteğmen rütbelerinde, Anzavur isyanı ve takibatı, Lefke katliamı, Çerkez Ethem’in geri püskürtülmesinde özel görevlerle parladı.

Birinci İnönü, İkinci İnönü, Sakarya ve Büyük Taarruz ile Başkomutanlık Meydan Savaşı’nda üstün yararlılıklarda bulundu ve dört kez yaralandı. İkinci İnönü Savaşı’nda çok ağır yaralandı, subay arkadaşlarının “Yazık şu Fikret çok kahramandı, ama sabaha çıkmaz” dediklerini yaralı yatağında duydu…

Daha iyileşmeden birliğinin başına geçmesi ile takdir topladı.

Daha sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Hava Kuvvetleri Komutanı olacak, aynı alayın 3. Bölük Komutanı Süvari Yüzbaşı Zekin Doğan ile birlikte İzmir’e ilk giren öncü birliklerin en önünde yer aldı. İzmir Konak Meydanı’nda bulunan Sarı Kışla’da dalgalanan Yunan bayrağını indirip yerine birlikte Türk bayrağını çektiler. Askerlikte ve sivil hayatında daima Türk süvariliğinin ve biniciliğin gelişimi için uğraş verdi.

Başta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarının, yukarıda adları geçen  bütün kahramanlarımızın ruhları şâd olsun…

 

Yazarın Diğer Yazıları