Agah Bıyıkoğlu

Yetenek Mi Çalışmak Mı?

Agah Bıyıkoğlu

Bireysel sporlarda olsun, takım sporlarında olsun “yetenekli bu sporcu” dendiğinde akan sular durur...

Nasıl durmasın? Çünkü şampiyonluklar, kupalar kazandırmışlardır takımlarına veya zor durumdan kurtarmışlardır takımlarını bu yetenekler…

İngilizce “Scuot”, yani, “yetenek avcısı” demek olan kelime pek bilinmezdi ülkemizde, özellikle Anadolu’da… 1960 ve öncesi doğumlu futbolcuların çoğu eski futbolcular veya kulüp yöneticilerince; mahalle, sokak aralarından, arsalardan, okul bahçelerinde top oynayan gençler arasından keşfedilmiş ve tanınmış birer futbolcu olmuşlardır..

Hemen her bölgede vardı üç beş tanınmış “âbi”,”genel kaptan veya “hoca”…

Hiç beklenmeyen bir mesafeden, hiç beklenmeyen bir vuruş yaparak gol atan bir futbolcuyu ayakta alkışladığımız olmuştur zaman zaman.

"Yetenekli olmak," Türkçede, bir kişinin belirli bir konuda doğal bir beceri veya kabiliyeti olduğunu ifade eder. Bu terim, genellikle bireylerin belirli bir alanda başarılı olma potansiyelini tanımlamak için kullanılır. Yetenekli olmak, hem kişisel gelişim hem de kariyer açısından önemli bir özelliktir. Ayrıca, "yetenekli" kelimesinin eş anlamlıları arasında "becerikli", "kabiliyetli" ve "maharetli" gibi ifadeler yer alır.

Başarı, sadece yetenekle değil, aynı zamanda çabayla da sağlanabilir. Yetenek, doğuştan gelen potansiyel bir beceri veya kabiliyettir, ancak başarı elde etmek için bu yetenekleri geliştirmek ve sürekli çalışmak önemlidir. Yetenek, başlangıçta bir avantaj sağlar, ancak başarı, bu yeteneklerin üzerine inşa edilen sürekli çabalarla ve kararlılıkla elde edilir. Unutmayın; azimle çalışanlar, yetenekli olanlardan daha ileri gideceklerdir 

Ünlü besteci Mozart, üç yaşından itibaren müzik dersleri almıştı; ancak ilk dikkat çekici eserini 21 yaşında besteledi...

 Başarı tesadüf değildir. Başarı, çok çalışmanın, azmin, öğrenmenin, araştırmanın, fedakarlığın ve her şeyden önemlisi, yaptığınız işe veya yapmayı öğrenmek istediğiniz şeye duyduğunuz sevginin sonucudur. Sürekli fiziksel ve zihinsel antrenman yapmak özgüven kazandırır. Bir bilgenin dediği gibi,” Daha fazla çalış, daha az kork” 

“Kariyerim boyunca 9000’den fazla başarısız atış yaptım, 300’den fazla oyun kaybettim, 26 kez oyun kazandıracak atışı ıskaladım. Çabaladıkça başarısız oldum, başarısız oldukça çabaladım. İşte başarımın sırrı…” –diyor ünlü basketçi Michael Jordan.

Çalışma, yeteneğin sınırlarını aşmak için gereklidir; herkesin yeteneklerini geliştirmek için çaba göstermesi gerekir.

Yetenek bir yere kadar iyidir ama kişinin kararlı bir yapısı yoksa karşısına çıkacak ilk zorlukta engeli aşmak yerine yaptığı işi bırakır.

Yetenek ve çaba, birbirini tamamlayarak başarıyı oluşturur; bu iki faktörün bir araya gelmesi, başarılı olmanın temel taşlarıdır. 

Uzmanlara göre sadece sporda değil hemen her konuda 10.000 saat çalışmak gerekiyor… Yani günde 3 saat olmak üzere en az 10 yıl…

Yalnız burada dikkat etmek gereken ayrıntı şu: Her gün 3 saat boyunca futbol antrenmanı yapmak değil işin sırrı… “sürantrenmana” yol açıyor zaten bu olumsuz çalışmalar… Örneğin, belli bir plan program dahilinde, yeterli sayıda futbol topunu ayak ve kafa vuruşlarıyla önceden belirlenen bir “kalenin” köşelerine gönderecek şekilde çalışmak; yetmez, her vuruş sonrası hataları düzeltmek de bu işin bir parçası… Futbolun öteki bileşenlerini de bu anlayış içinde çalışmak işin püf noktası…

Bilgi emek ve zamanla yoğrulmamış bir yetenek kalıcı eserler veremez. 

“Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır”.

“Başarılı insanlar, yorulmak, yılmak bilmeden çaba gösteren ve ara vermeden mücadele edenlerdir”

Yetenek kapıyı açar, ancak kimin kalacağına “Disiplin” karar verir.

Sporda ve hayatta kalanlar her zaman en yetenekli değil en istikrarlı olanlardır işte gerçek farkın oluştuğu yer…

Yazarın Diğer Yazıları