Geçenlerde “ekoafyon” başlıklı bir yazımızda ilimiz ekonomisinden biraz bahsetmiş ve hemşerilerimizden çok olumlu tepkiler almıştık. Bu yazımızda yine esnaf ve işadamlarımızın durumundan bahsetmeyi uygun bulduk.
Afyon Türkiye’nin en kavşak noktasında bulunan önemli bir ilidir. Lokomotif sektörlerde adını duyurmuştur. Mermer, şekerleme, turizm ve gıda gibi önemli sektörlerde söz sahibidir. İnsanında müteşebbis anlayış gelişmiştir.
Ancak; Canlılık beklediğimiz şu günlerde görmekteyiz ki, bahsedilen sektörler başta olmak üzere genelde ciddi bir daralma söz konusudur. Sürekli esnaf ziyaretleri yapmaktayım. Görmekteyim ki; esnafın durumu her geçen gün ağırlaşmakta, hasılatları ve kar marjları düşmekte, giderleri yükselmekte ve sonuç olarak reel gelirleri küçülmektedir. Her aya yeni bir ümitle giren esnaf ve sanatkârımız geride kalan ayları aramaktadır. Mesleğimden de bilmekteyim ki, Vergi ve sosyal güvenlik gibi devlete olan yükümlülüklerini yerine getiremez haldedir. Dolayısıyla evine ekmek götürmekte zorlanmaktadır. Hangi esnafla konuşursanız piyasanın kötü olduğundan şikâyet etmektedir.
Bütün bu olumsuzluklara ilaveten ilimizdeki dedikodular esnaf ve işadamlarımızı zora sokmaktadır. Vatandaşın hiç esnaflığı olmamış, başkaları hakkında ticari durumu ile ilgili kamusal alanlarda ulu orta yorum yapmaktan çekinmiyor. Sanki birkaç firma batarsa eline ne geçecekse? Bu dedikoduları yapanlara elbirliği ile fırsat vermemeliyiz. Çünkü dedikodu, ticari itibarını zora sokarak ve batmayacak olan ticaret erbabını da batırır duruma getirmektedir. Lütfen herkes işine baksın. Tabi varsa!
Aziz Okuyucum; Bu konularda ilimiz idarecilerine, sivil toplum kuruluşlarına ve kanaat önderlerine büyük görev düşmektedir. Sektör bazında iyileştirmeler konusunda olumlu bir hava oluşturabilecek önlemler alınmalı ve bu konularda projeler üretilmelidir. Girişimcilerimize destek olunmalıdır.
Bereketli ve dedikodudan arınmış günler diliyorum.