İki insan düşünün, birisi hep “ben” der, bir türlü benlik duygusunu aşamaz. Her iyi şeyin kendisinin yaptığını söyler. Yaptığı küçük bir şeyi çok büyük marifet yapmış gibi yansıtır. Sürekli ucuz kahramanlıklar peşindedir. Birçok arkadaşı ile birlikte başarılan bir işi sanki tek başına, kendi başarmıştır. İşin kötüsü bu zavallılar bunun böyle olduğuna kendileri de bazen inanırlar.
Her şeyi onlar bilir, “Biz” olgusu onlarda hiç yoktur. Kolektif düşünce ve uygulamaların zaruret halini aldığı çağımızda bu insanların yüzünden toplumlar ve milletler büyük zarar görmektedir.
Çünkü bunlar, bozgunculuğa ve nifaka sebep olurlar. Ortağı oldukları şirket, üyesi oldukları yönetim hep sıkıntılı çalışır, sonunda dağılır veya verimsiz olur.
İlk görüşmede sizin gibi birçok kişiye güven verirler. Ama biraz daha yakından tanıdığınızda ne kadar boş insan olduklarını anlarsınız. Hele bunlara bir beylik verirseniz, işte o zaman hemen gerçek yüzlerini gösterirler. Ellerinde fırsat yokken Salih görünürler. Ellerine fırsat geçince de Nemrut kesilirler. Bütün yetkileri kendilerinde toplarlar, sonra da ağızlarına yüzlerine bulaştırırlar. Hiç kimseye güvenmezler. Eleştirilmeyi hiç sevmezler. Eleştirirseniz size karşı husumet duyarlar. Hatta düşman olarak ilan edebilirler. Menfaatleri olmadığı yerde bulunmazlar. Yol arkadaşı hiç olamazlar. Hemen satabilirler.
Bir diğer insan tipi ise yukarıda anlattığımızın tam tersi olandır. Tam anlamıyla birlikten kuvveti doğuran insandır. Paylaşmayı dostlarıyla, dava arkadaşları ve iş arkadaşları ile gerçekleştirmeyi zaruret olarak gören bu yiğit insanlar sayesinde toplum çok şey kazanmaktadır. Çünkü bunlar genellikle çalışkan, girişimci, küçük hesaplar içine düşmeyen insanlar olduklarından kolektif düşüncenin sonucu birlikte çalıştığı ekip arkadaşlarıyla sürekli uyumu sağlayabilirler. İnsani ilişkilerin önüne hiçbir ilişkiyi geçirmezler. Bu nedenle de ticari ve siyasi hayatta yükselişi birlikte, birilerini de sürükleyerek ve kazandırarak gerçekleştirirler. Bu gerçek kahramanların dostları da güven verici ve kalıcıdır.
Toplumumuzda bu son anlattığımız “Ben bilirimle” hareket etmeyen insanların çoğalması temennilerimle…