15 Şubat 2011 Salı 02:00:00
Üzülerek görüyoruz ki; günümüz insanları gün geçtikçe kavgacı ve hırçın bir tutum içerisine girmektedir.
Yüce dinimizde münakaşanın yeri yoktur. Müslüman yumuşak huylu olur ve dünyalık işler için sertlik göstermez. Peygamber efendimiz (S.A.V) dünya işleri için kızdığı görülmedi. Hadis-i Şerif’te, “Öfke, imanı bozar” buyrulmuştur.
Lüzum yokken karşımızdakinin kusurlarını bulup, kendisine göstermek yanlıştır. Hiç kimse eleştirilmekten hoşlanmaz. Hele o kişi hakkında her gittiğimiz yerde yalan yanlış şeyler söyleyerek, kişi veya olayın gerçek mahiyetini bilmeden dedikodu yapmak günahtır. Susmak ise, imanın kemalini gösterir.
Münakaşa, dostun dostluğunu azaltır, düşmanın düşmanlığını artırır. Salih insan, kibirli olmaz, vakar sahibidir. Dostlar arasında kin ateşini körükleyen münakaşadır. Münakaşa karşıdaki insanı cahil yerine koymak, sen bilmezsin ben bilirim demektir. Tartışmada ileri gidenler Allahütealâ’nın en çok buğzettiği kullardandır. İnsanın acizi dost edinemeyen, bundan da acizi dostlarını kaybedendir.
Kavganın galibi olmaz. Cahiller, ahmaklar, kızmaya, sağa sola bağırıp çağırmaya, erkeklik, izzeti nefis diyorlar. Oysaki insanlar medeni yol ve yöntemlerle konuşarak anlaşmalıdırlar.
İnsan, mütevazı olmalı. Başka insanlara yüksekten bakmamalı. Tabiri caiz ise, “burnu yükseklerde değil, alnı yükseklerde” olmalıdır. Özellikle, idarecilerimiz ve siyasetçilerimiz bu konuda samimi ve hoşgörülü olmalılar.
İyi insan, iyi geçinen ve sabredendir. Geçimsiz bir durum hâsıl olmuşsa bile, önce kusuru kendinde aramalıdır. Kesinlikle insanlar arasında fitne çıkarmamalıdır.
Yine, Hadis-i Şerif’te buyruluyor ki ; “Mallarınızla herkesi memnun edemezsiniz. Güler yüz ve tatlı dille, güzel ahlakla memnun etmeye çalışınız.”
İnsanımız; haddini bilir, seviyeli, ,ilkeli ve dürüst hareket etme alışkanlığını kazanır, karşısındakine kendisine yapılmasını istemediği şekilde muamele ederek, insan ilişkilerinin önemini kavramış halde, sorumluluk içerisinde hareket ederse, gereksiz kavga ve münakaşalar neden olsun ki? İşte toplumumuzun huzuru da bu anlayışın yerleşmesine bağlı.
Nice kavgasız ve tartışmasız günlere…
Kandiliniz Mübarek olsun.
Üzülerek görüyoruz ki; günümüz insanları gün geçtikçe kavgacı ve hırçın bir tutum içerisine girmektedir.
Yüce dinimizde münakaşanın yeri yoktur. Müslüman yumuşak huylu olur ve dünyalık işler için sertlik göstermez. Peygamber efendimiz (S.A.V) dünya işleri için kızdığı görülmedi. Hadis-i Şerif’te, “Öfke, imanı bozar” buyrulmuştur.
Lüzum yokken karşımızdakinin kusurlarını bulup, kendisine göstermek yanlıştır. Hiç kimse eleştirilmekten hoşlanmaz. Hele o kişi hakkında her gittiğimiz yerde yalan yanlış şeyler söyleyerek, kişi veya olayın gerçek mahiyetini bilmeden dedikodu yapmak günahtır. Susmak ise, imanın kemalini gösterir.
Münakaşa, dostun dostluğunu azaltır, düşmanın düşmanlığını artırır. Salih insan, kibirli olmaz, vakar sahibidir. Dostlar arasında kin ateşini körükleyen münakaşadır. Münakaşa karşıdaki insanı cahil yerine koymak, sen bilmezsin ben bilirim demektir. Tartışmada ileri gidenler Allahütealâ’nın en çok buğzettiği kullardandır. İnsanın acizi dost edinemeyen, bundan da acizi dostlarını kaybedendir.
Kavganın galibi olmaz. Cahiller, ahmaklar, kızmaya, sağa sola bağırıp çağırmaya, erkeklik, izzeti nefis diyorlar. Oysaki insanlar medeni yol ve yöntemlerle konuşarak anlaşmalıdırlar.
İnsan, mütevazı olmalı. Başka insanlara yüksekten bakmamalı. Tabiri caiz ise, “burnu yükseklerde değil, alnı yükseklerde” olmalıdır. Özellikle, idarecilerimiz ve siyasetçilerimiz bu konuda samimi ve hoşgörülü olmalılar.
İyi insan, iyi geçinen ve sabredendir. Geçimsiz bir durum hâsıl olmuşsa bile, önce kusuru kendinde aramalıdır. Kesinlikle insanlar arasında fitne çıkarmamalıdır.
Yine, Hadis-i Şerif’te buyruluyor ki ; “Mallarınızla herkesi memnun edemezsiniz. Güler yüz ve tatlı dille, güzel ahlakla memnun etmeye çalışınız.”
İnsanımız; haddini bilir, seviyeli, ,ilkeli ve dürüst hareket etme alışkanlığını kazanır, karşısındakine kendisine yapılmasını istemediği şekilde muamele ederek, insan ilişkilerinin önemini kavramış halde, sorumluluk içerisinde hareket ederse, gereksiz kavga ve münakaşalar neden olsun ki? İşte toplumumuzun huzuru da bu anlayışın yerleşmesine bağlı.
Nice kavgasız ve tartışmasız günlere…
Kandiliniz Mübarek olsun.