Çok şükür ki Aziz Türk milletinin mensubuyuz. Damarlarımızda Türk kanı dolaşıyor, bununla da onur duyuyoruz.
Türkçülük konusunda utanılacak, sıkılacak, saklanacak hiçbir şeyimiz yoktur.
İnsanlık âleminin milletlerden oluştuğunu, bu milletler arasında, İnançlı, imanlı ve yiğit Türk milletinin tarihte şanlı ve şerefli bir yere sahip olduğunu biliyoruz. Türkler olmasaydı tarih yazılmazdı ve İslamiyet Arabistan’la sınırlı kalabilirdi inancı ile İslam’a bayraktar olmuş milletiz.
Türk Milliyetçileri, fikir ve dava adamı olup; mensubiyetin şuuruna sahip, manevi ve kültürel değerleri özümsemiş, ilkeli, tutarlı, sevgi ve hoşgörüye sahiptir. Şartlar ne olursa olsun; ülkemizin birliği, dirliği ve refahı için daima dün olduğu gibi bugün de mevcut problemlerin çözümü için de çalışmak zorundayız.
Eğilip bükülmeden Aziz Türk milletinin yanında olan vatan evlatlarının birbirlerine destek olmaları gerekir.
3 Mayıs 1944 ün kahramanları, Nihal Atsız’dan Alparslan Türkeş’e, Zeki Velidi Togan’dan Reha Oğuz Türkkan’a, Fethi Tevetoğlu’ndan Orhan Şaik Gökyay’a, Osman Yüksel Serdengeçti’den Nejdet Sançar’a bütün Türkçü büyüklerimize ve bu uğurda çile çekmiş, can vermiş bütün şehitlerimize rahmet diliyoruz.
Atatürk’ün “Taş kırılır tunç erir ama Türklük ebedidir” şuuru ile “Yüce dileğe doğru” asil yürüyüşümüzün bayraktarı Hüseyin Nihâl Atsız Bey’in ifadesiyle “Bir bayram değil; milli şuurun ayaklanması” ve “Türk ruhu ebediyen yaşayacak” ifadelerinden hareketle bütün vatanseverler bu inançla çalışmalıdır.
Türk milliyetçileri, geçmişten aldıkları güç ve vazgeçilmeyecek ilkeleriyle, milletimizin rızası olmadan yapılacak her türlü gayri meşru müdahaleye dün olduğu gibi bugünde, yarında cesaretle karşı durmaya devam edecektir. Vatan, millet ve devletten taviz vermeyecektir.
Bu vesile ile içlerindeki milli şuur ve iman ateşi bir an olsun sönmeyen bütün herkesin 3 Mayıs Türkçülük Gününü kutluyorum.
“NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE”