Hasan Tahsin Günek

Karahisar-I Sahip'te Modern Tıbbın Öncüsü: Afyonkarahisar Gureba Hastanesi

Hasan Tahsin Günek

Karahisar-ı Sahip Gureba Hastanesi burada kurulan modern anlamdaki ilk hastanedir. Hastanenin inşasına Hamidiye mahallesinde 1903 yılında başlanmıştır. 1 Mart 1906 tarihinde faaliyetine başlayan hastanenin inşa edilmesi fikri ilk olarak başhekimliğini de yapmış olan Doktor Galip Bey’e aittir. 

Afyonkarahisar Gureba Hastanesinin kuruluşuna ilişkin düşünceler 1901 yılı civarında başlamış ve 1902 yılı itibariyle bu düşünceler uygulamaya konularak hız kazanmıştır. Bu kapsamda ilk olarak hastanenin inşaat masrafının temini için kaynak arayışına girişilmiştir. Bu amaçla inşaat masrafının iane yani toplanacak yardımlar suretiyle mahallinden karşılanması ve hastanenin faaliyete geçtikten sonraki işletme masraflarının da gaz, ispirto ve zebhiye (hayvan kesim) vergilerine ilaveler yapılarak temin edilmesine dair Dâhiliye Mektubi Kaleminden gönderilen 29 Nisan 1902 tarihli bir yazı ile çalışmaların bir şekle bürünmeye başladığını görmekteyiz.1 

İnşaat için kaynak temin çabaları 1902 yılı boyunca sürmüştür. Buna göre inşa edilecek hastanenin 20 yataklı olması planlanmaktadır.2 

Yapılan yazışmalardan hastane inşasına 1903 senesinde ancak başlanabildiği sonucuna varmaktayız. Tabi bu gecikmede 1902 senesi Ağustos ayında yaşanan ve şehrin neredeyse yarıya yakın bir kısmını yakıp yok eden Büyük Afyonkarahisar Yangınında tesiri olduğunun göz önünde bulundurulması lazım gelir.

Karahisar-ı Sahip Gureba Hastanenin Hizmete Giriş Tarihi, Mimarisi,  İdari Komitesi ve İlk Başhekimi

İstanbul’da Fransızca olarak yayınlanan Stamboul gazetesinin Afyonkarahisar özel muhabirinin 5 Mayıs 1906 tarihinde gönderdiği ve 9 Mayıs tarihinde gazetede yayınlanan haberde hastanenin hizmete giriş tarihi, mimarisi,  idari komitesi ve hastane başhekimine dair şu bilgileri tam olarak öğrenmekteyiz:

“Afyonkarahisar Gureba Hastanesinin inşası tamamlanarak 1 Mart 1906 tarihinde resmi açılışı yapılmıştır. Hastane biri kadınlara, diğeri erkeklere ait iki kanatlı güzel bir yapıdır. Oldukça geniş bir bahçe ile çevrili olan binanın her tarafı havadardır. Binanın iç düzeni ise şöyledir:

Bodrum katında çeşitli depolar, mutfak, hastaların geldiklerinde temizlendikleri ve eski kıyafetlerini temiz hastane çamaşırlarıyla değiştirdikleri bir banyosu vardır.

Birinci katta bekleme odası, kabul odası, eczane ve iki hasta odası bulunmaktadır. İkinci katta ameliyathane, başhekimlik ve sakinlere ait odalar bulunmaktadır.

Yoksul insanlar için hâlihazırda 25 yatak mevcuttur. Yer ve yardım sıkıntısı olmadığı için bu yatakların sayısı ihtiyaç halinde elliye kadar çıkarılabilecek vaziyettedir.

Hastanenin İdari komitesi Ak Osmanzade Hacı Hüseyin (Başkan), Galip bey (Başkan Yardımcısı) ve yine şehrin ileri gelenleri arasından seçilen 5 üyeden oluşmaktadır.

Tıbbi hizmet, hastaneyi yapma fikrini ilk ortaya atan başkan yardımcısı ve başhekim Dr. Galip Bey ve belediye doktoru Talip Efendi tarafından sağlanmaktadır.

Dr. Galip Bey'in Fransa'dan getirtmeye çalıştığı cerrahi aletler geldiğinde hastane hiçbir şekilde büyükşehirlerdeki hastanelerden geri kalmayacaktır.

Hastanenin görünen tek bir sorunu vardır. O da sürekli akan bir içme suyunun olmayışıdır. Zira içme suyu taşınmak zorundadır. Bunun içinde yetkili makamlar tarafından söz konusu binanın yakınına bir çeşme yaptırılarak bu eksikliğinde giderileceğinin umulduğu yine bu gazete haberinde belirtilmektedir.”3

Karahisar-ı sahip’te bulunan Gureba hastanesinin idaresinin devamını temin için İstanbul ve İzmir demiryolları vasıtasıyla Karahisar’a gelen eşyadan önceden olduğu gibi bir vergi alınması 1907 senesinde İstanbul’dan gönderilen bir yazıyla uygun bulunmuştur.4 

Gureba’dan Hamidiye’ye

Padişah II. Abdülhamit’e izafeten Karahisar-ı Sahip Gureba Hastanesine 1907 yılında Hamidiye Hastanesi ismi verilir.5,6

Hastaneye Açılan Yeni Bölüm

Karahisar-ı sahip Gureba hastanesine 1908 yılında sadece yaralılara yönelik özel bir bölüm yapılması kararı alınır. Bu bölüm 15 yataklı olacaktır.7

Hamidiye’den Ferah’a

Afyonkarahisar'ın en temiz ve nezih yerinde, İzmir-Kasaba Hattı ve Uzantısı demiryolu hattı istasyonunun (İzmir İstasyonu) yakınında bulunan şehrin tek hastanesi 1911 yılına gelindiğinde bu sefer “Ferah Hastanesi” adını almış olup, aynı zamanda seçkin bir idareci de olan Doktor Emin Bey’in yönetiminde hizmet vermektedir. Bu hastaneyi büyütmek için birçok fedakârlık yapan bu genç ve güler yüzlü doktor gerçekten övgüye değer görülmektedir. Onun döneminde hastanenin temizliği takdire şayandır. Emin bey şevkle çalışmış ve bu hastanenin bakımı için çok çaba harcamıştır.8 

Hastane Başhekimi Dr. Emin Bey Osmanlı Bankası Afyonkarahisar Şube Müdürü Roboly’i Ameliyat Ederek Sağlığına Kavuşturuyor

Osmanlı Bankasının 1911 yılında Afyonkarahisar şube müdürü olarak görev yapan Raoul Roboly özellikle geceleri sürekli ve dayanılmaz acılar çekmektedir. Yakınları kolera hastalığından şüphelenerek Doktor Emin Beyi ararlar. Roboly’i muayene eden Emin Bey, banka müdürünün kolera değil, apandisit olduğunu teşhis eder. Şehirdeki diğer dört hekimle daha görüşerek teşhisini onlara da doğrulatır. Yarım saat süren bir ameliyatı gayet soğukkanlılıkla ve başarıyla yapar. Zaten Emin Bey daha önce Gülhane hastanesindeyken de günde ortalama ondan fazla ameliyata girmiştir.

Ameliyatın üçüncü gününde müdür Roboly’in durumu ciddiyetini korumaktadır. Diğer doktorlar pek ümitli değillerdir. Bu durumda dahi Doktor Emin Bey cesaretini ve ümidini hiç kaybetmez ve günde birkaç kez müdür Roboly'i tedavi etmeye gider. Sonunda Roboly iyileşerek sağlığına kavuşur.9

Hastane 1. Dünya savaşı yıllarında tekrar Gureba hastanesi olarak anılmaktadır. Gerek savaş sırasında ve gerekse mütareke yıllarında zorluklar içerisinde de olsa varlığını sürdürmeye devam eder. Afyonkarahisar’ın Yunanlılar tarafından işgal edilmesiyle birlikte işgalci Yunan ordusu tarafından bir müddet askeri hastane olarakta kullanılır.

Hastane, Cumhuriyetle birlikte Memleket Hastanesi adını alır. 1946 yılında bugünkü Cirit Kayası yakınlarında inşa edilen eski devlet hastanesi hizmete girene kadar hastalara hizmet vermeye devam eder. Sonraki zamanlarda Hamidiye mahallesindeki eski binası yıktırılarak ortadan kaldırılır.

Dip Notlar:

1Karahisar-ı Sahib kasabasında inşa edilecek olan gureba hastahanesinin inşaat masrafının iane suretiyle mahallinden temin edilmesi ve hastahanenin daimi masraflarının ise gaz, ispirto, zebhiye rüsumlarına ilaveler yapılarak temin edilmesi.(DH. MKT 491/48 H-20-01-1320)

2Karahisar-ı Sahib kasabasında yapılacak olan yirmi yataklı Gureba Hastanesi’nin inşaat masraflarına dair. (Dâhiliye)(BEO 2022/151582 H-18-12-1320)

3Stamboul Gazetesi, 9 Mai 1906, Mercredi, s.2

4Zeytinburnu farikasında küçük çaplı mavzer fabrikasının ıslahı masarıfı. (Harbiye)/Karahisar-ı Sahib kasabasında vaki Hamidiye Gureba Hastanesi'nin idaresinin devamının temini için Dersaadet ve İzmir demiryolları vasıtasıyla gelen eşyadan eskisi gibi resm alınmasının uygun olacağı. (Hüdavendigar; 235197) (BEO 3024/226734 H-23-02-1325)

5Karahisar-ı Sahib Gureba Hastahanesi'ne Padişah'ın adının verilmesi. (Dâhiliye) (BEO 3082/231104 H-09-05-1325)

6İnşaatı tamamlanarak küşad edilmiş olan Karahisar-ı Sahib Gureba Hastahanesi'nin adının padişaha izafeten konulduğu.(DH. MKT. 1178/41 H-14-05-1325)

7Stamboul, 27 Fevrier 1908, Jeudi, s.2

8Stamboul, 21 Janvier 1911, Samedi, s.3

9Stamboul, 28 Septembre 1911, Jeudi, s.3

Yazarın Diğer Yazıları