İrfan Ünver Nasrattınoğlu

15 Aralık Türk Dili Ailesi Günü

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Türkçe; dünyanın en eski, köklü ve en zengin dilidir. Dil bilimcilere göre; kelime türetme yeteneği bakımından da dünyanın en güçlü dilidir. Her konuya ve duruma göre karşılık vermeye en müsait dil yine Türkçe'dir. Ayrıca Türkçe, yazıldığı gibi okunması özelliğiyle de gıpta edilen bir dildir. 

Toplumları millet haline getiren en önemli unsur dildir. Dil, duygu ve düşünceyi insana aktaran bir vasıta olduğu gibi, insan topluluklarının bir yığın ve kitle olmaktan kurtaran, aralarında “duygu ve düşünce birliği” olan bir cemiyet yani ‘millet’ haline getiren en önemli kültürel değerdir. Ayrıca dil, kültürün temeli olduğu gibi taşıyıcısıdır da… 

Dili yok ettiğiniz takdirde milli ruh ve kültür diye bir şey kalmaz. Bu sebeple dili korumak, koruyucu tedbirler almak önemlidir. Bizler Türk’üz ve dilimiz Türkçe’dir. Türk dilinin bu güzelliğini ve gücünü bilen, Türk dili konusunda önemli çalışmalara imza atan en önemli kişi, hiç şüphe yoktur ki, Büyük Önder Atatürk’tür. 

Atatürk, Türk dili konusunda; 

“Türk milletinin dili Türkçe’dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır. Bir de Türk dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği nihayetsiz felaketler içinde ahlakının, geleneklerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, kısacası bugün kendi milliyetini yapan her şeyin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor. Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir.”

Diyerek hem Türk diline verdiği önemi, duyduğu sevgiyi belirtmiş, hem de, Türk dilinin büyüklüğünü ve Türk milleti için önemini ortaya koymuştur. 

Atatürk, bir dil bilimci değildi. Ancak, dile sadece bir devlet adamı ya da siyasetçi gözüyle de bakmıyordu. O, dilin bir milleti meydana getiren unsurları bir arada tutan en önemli etken olduğunu biliyordu. 1931 yılında söylediği sözle bunu açıkça beyan etmişti. 

Milletin çok açık niteliklerinden biri de dildir. Türk milletindenim diyen insan her şeyden önce ve kesinlikle Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan Türk kültürüne, Türk toplumuna bağlı olduğunu söyleyemez.

Özbekistan’ın Semerkant şehrinde gerçekleştirilen UNESCO 43. Genel Konferansının 03 Kasım 2025 tarihli toplantısında 15 Aralık “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” ilan edildi.
Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan tarafından sunulan ve 26 ülkenin eş sunucu olduğu bu kararla Türk dilinin korunması, gelecek kuşaklara aktarılması ve uluslararası düzeyde görünürlüğünün güçlendirilmesi yönünde önemli bir adım atıldı.

15 Aralık; Türk dilinin köklü geçmişi, kadim tarihi ve en eski metinlerinin çözülüp okunması açısından da evrensel ve sembolik bir anlam taşımaktadır. Bilindiği üzere Danimarkalı bilim insanı Vilhelm Thomsen’in Orhun Yazıtları’nı çözdüğü bu tarih, Türk dilinin 1300 yıllık yazılı geçmişine atıfta bulunmaktadır.

Karar, 2017 yılı itibarıyla Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve bağlı uluslararası kuruluşlar, üye ülkelerinin UNESCO Millî Komisyonları ve diğer ilgili ulusal kurumlarının ortak çabaları, sürdürülen uzun soluklu iş birliği ve istişareleri sonunda alındı. Sürecin başarıyla sonuçlanmasında T.C. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın TDT Devlet Başkanlarına yaptığı çağrı ve Devlet Başkanları Zirvelerinde atılan adımlar etkili oldu.

Diller; kültürel çeşitlilik, uluslararası alanlarda çok dillilik ve kültürlerin yakınlaşmasına olduğu kadar kaliteli eğitim ve sürdürebilir kalkınmada da büyük bir rol oynamaktadır. Bu bakış açısıyla UNESCO’da “Dünya Türk Dili Ailesi Günü ilan edilmesi Türk Dünyasının günümüzdeki ve gelecekteki ortaklıklarının ve iş birliklerinin artmasına ve her alanda güçlendirilmesine katkı sağlamasını ümit ediyoruz.

Bundan böyle, Türkiye’de ve Türk dili konuşan ülkelerde, Türk dili duyarlılığının ve farkındalığının daha da güçlenmesi; iletişim, sanat, kültür, bilim, eğitim gibi alanlarda bu duyarlılığın ve farkındalığın olumlu yansımalarının görülmesi ve böylece ortak çalışma alanlarının artarak sürmesi beklenmelidir.

Atatürk’ün arzu ve direktifiyle kurulmuş olan Türk Dil Kurumu UNESCO’nun aldığı karar üzerine şu bildiriyi yayımlamıştır:

“Türk Dili Kurumu olarak bu anlamlı günün mimarı olan başta UNESCO Türkiye Millî Komisyonu olmak üzere, tüm paydaşlarımıza şükranlarımızı sunuyor; Türk dillerinin zenginliğiyle büyüyen tüm Türk dünyasının ve güzel Türkçeyi konuşan, öğrenen tüm gönül dostlarımızın “Dünya Türk Dili Ailesi Günü”nü şimdiden en içten duygularımızla kutluyoruz.”

Elbette biz ve Milletimiz, dilimiz var oldukça varız!

Bugün başta Türkiye Cumhuriyeti olmak üzere Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Kıbrıs, Türkmenistan, Doğu Türkistan, Kırgızistan, Tataristan, Başkurdistan, Tacikistan, Yakutistan, Gagauzya, Moğolistan, İran, Irak, Suriye, Afganistan, Bulgariistan, Romanya, Kosova, Makedonya gibi Ülkelerde, Avrupa’nın, Afrika ve Arap Dünyasının her yerinde, Türk dilini bilen milyonlarca insan vardır. Benim şahsi tahminime göre yeryüzünde, Türk dilini bilen ve konuşan insanların sayıları 400 Milyon civarındadır… 

Dünyanın neresinde insan yaşıyorsa orada, Türk ve Türkçe konuşan insanlar vardır.

Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nün Türk Dünyası ile Türkçe bilen ve öğrenen Türk dostlarına kutlu olmasını diliyor, Fethiyeli şair Yusuf Tuna’nın şiiriyle yazımı noktalıyorum…

 

                        TÜRK MİLLETİNİN ANA DİLİ

 

Doğunca severek konuştuğumuz,
Türkçe,Türk Milletinin ana dili.
Lisan Oğuzda yükselen tuğumuz,
Türkçe,Türk Milletinin ana dili.

 

Orta Asya’dan beri bildiğimiz,
Ural-Altay içinde bulduğumuz.
Masallar söyleyerek güldüğümüz,
Türkçe,Türk Milletinin ana dili.

 

Maniler okuyup söylediğimiz,
Şenlik şölen yapıp toyladığımız.
Kendimize destan eylediğimiz,
Türkçe,Türk Milletinin ana dili.

 

Ozanlar ile koşuk düzdüğümüz,
Tonyukukla sütuna dizdiğimiz.
Orhun Anıtlarına yazdığımız,
Türkçe,Türk Milletinin ana dili.

 

Türkçe dağarcık gönülde bohçamız,
Yusuf olmalı bilinen lehçemiz.
Anadoluda yaşayan Türkçemiz,
Türkçe,Türk Milletinin ana dili.

Yazarın Diğer Yazıları